şükela:  tümü | bugün
  • balzac romanı
  • 1840-1841 yılları arasında yazılmış,la presse gazetesinde yayımlandıktan sonra 1842 yıllında basılmıştır bu roman.iki yakın arkadaşın birbirine yazdığı mektuplardan oluşan uzun tasvirleriyle zaman zaman yorabilen ancak bir o kadar da zevk veren balzac'ın muhteşem eseri.
  • honore de balzac ın bir romanı. konu ve olaylar itibariyle oldukça dramatik olan edebi bir melodram.
  • balzac'ın türkçe'ye iki yeni gelinin hatıraları ismiyle çevrilmiş güzel kitabı. ilk olarak 1841'de yayınlanmıştır.

    carmélites'daki eğitimlerini tamamlayan iki yakın arkadaş louise de chaulieu ve renée de maucombe artık evlenme çağında iki genç kızdır. farklı şehirlerdeki ailelerinin yanına dönen renée ve louise sürekli mektuplaşırlar, bu mektuplardan iki kızın karakterlerinin, yaşama bakış ve gelecekten beklentilerinin ne kadar farklı olduğunu görürürüz: renée hassas, ağırbaşlı ve anaç bir mizaca sahiptir, aslolanın yakıp kavurucu heyecanlar ve tinsel aşk değil, günden güne büyüyen sevgi olduğuna inanır, bu yüzden tutkulu bir aşk aramaz, kendisine talip olan count de l'estorade ile evlenir. l'estorade bir savaş gazisidir, yaşlı babası ile birlikte yaşamaktadır. renée ihtiyar adama çok iyi davranır, kocasına da zamanla derin bir sevgi duymaya başlar, adamın savaştan kalan ruhsal yaraları ve zayıf bünyesi evlilik sayesinde hızla iyileşir, karı-koca çok mutlu bir birlikteliğe sahiptirler, 3 çocukları olur. renée, kocası, kayınpederi ve çocuklar örnek ve mutlu bir hayat sürerler.

    louise renée'ninkine çok zıt bir karaktere sahiptir, arkadaşının savaş gazisi ve ona göre taşralı sayılan bir adamla evlenmesine adam çok zengin de olsa karşıdır. güzelliğe ve yüksek tabakaya çok önem veren louise renée'ye yazdığı mektuplarda kendini nasıl daha çekici hale getireceğinden ve gönlünü kırdığı erkeklerden bahsederek eğlenir. hayatı boyunca çok tutkulu bir aşkın hayalini kuran louise kökeni endülüs araplarına dayanan piyano hocası felipe henarez(eski soria dükü) ile ani bir evlilik yapar. felipe louise'i çok sever, ailesi de gelinlerine karşı çok iyi ve naziktir. evliliklerinin tek eksiği vardır; louise'nin çocuğu olmamaktadır. genç kadın arkadaşına yazdığı mektuplarında bu özlemini sıkça dile getirir, hatta renée'nin ilk çocuğunu ziyarete gittiğinde renée bebeği emzirirken çok özenir, mektubunda o'nun bebeği besleyen göğsünü yüce ve en güzel varlık olarak gördüğünü, kendi boş göğsünü ise artık hiç güzel bulmadığını dile getirir. louise'nin çocuksuz ama mutlu evliliği felipe'in hastalanarak aniden ölmesiyle son bulur. uzun bir yas ve bunalım döneminden sonra louise yeni tanıştığı, varlıklı ve soylu olmayan m. gaston ile evlenir. gaston louise'den birkaç yaş küçüktür ve louise bunu sorun eder, kocası onu çok sevmesine ve beğenmesine rağmen louise kendini kocası için yaşlı ve çirkin bulmaya başlar. gaston'un kenar mahallede oturan bir kadının evine sürekli gittiğini öğrenen louise kocasını takip etmeye başlar ve onu fakir ve bakımsız bir kadınla samimi şekilde konuşurken görür. aldatıldığına kanaat getiren louise'nin dünyası başına yıkılır ve ölmeye karar verir. geceler boyu bahçede ayazda oturup iyice üşüdükten sonra sıcak sobanın başına koşarak kısa sürede kendini verem eder. oysa gerçek düşündüğünden çok farklıdır, fakir kadın gaston'un metresi değil ölen abisinin eşidir. gaston louise'den gizli kadına yardım etmektedir. louise gerçeği öğrendiğinde artık çok geçtir, ciğerleri su toplamış hastalığı çok ilerlemiştir, gerçeği anladıktan sonra kadın ve çocuklarının gelip kendileriyle yaşamasını gönülden ister. gaston perişandır, renée'ye mektup yazarak louise'nin durumunu bildirir ve hemen gelmesini ister. renée gelmeye çoktan hazırdır, louise eşinin ve en yakın dostunun kollarında son nefesini verir, değer verdiği olguların geçiciliği ve bitmeyen kibri henüz genç yaşında hayatına mal olur.

    her zaman sağ duyusuyla hareket eden, affedici ve fedakar renée ise en yakın dostunun ölümü karşısında yine çocuklarıyla teselli bulur, çok sevdiği eşine şu notu yollar:

    "bana çocuklarımı getir, çocuklarımı bana teselli olarak getir"
  • muhteşem bir balzac klasiğidir. kafasının içinde savaşan düşünceleri bu kadar objektif bir şekilde tartışmaya sokabilmesi sanırım balzacı devleştiren en büyük etkenlerden. tartışmalarda kullandığı dil, en ağır sözleri bile kendince naifleştirmesi onun en büyük sanatı.

    --- spoiler ---

    biri aşka tutkun, diğeri mantık evliliği yapan iki yakın arkadaş üzerinden bu iki tercihi öyle ele almış ve karşı karşıya getirmiştir ki zaman zaman louise de chaulieuu, zaman zamansa renée de maucombei sonuna kadar haklı bulursunuz. bir adamın iki zıt durumu bu denli başarılı savunması, ancak balzacın içinde yaşayan farklı karakterlerin kabulü ile açıklanabilir.

    --- spoiler ---

    edit:imla
  • çevirmeni nurullah ataç'tır. türkçedeki ilk basımlarda adı "iki yeni gelinin hatıraları", sonraki basımlardaysa "iki yeni gelinin anıları" olan bu roman 1983 yılında can yayınlarınca "iki yeni gelin" adıyla basılmıştır. aynı yayınevi doksanlardan sonra yaptığı basımlarda bu kez "iki yeni gelinin anıları" adını kullanmıştır. bu basımlarda erdal öz, çevirideki eskimiş sözcükleri (ataç'ın kızının da onayıyla) yenileriyle değiştirmiştir. gelgelelim bay öz bu işi yaparken çeviriye çok sayıda "ve" ekleyerek haddini aşmış, ataç'ın dilini, deyişini bozmuştur. bu "ve"ler özgün metinde yoktur, çünkü ataç bu bağlacı kullanmaz. can yayınlarının yayıncısı benzer bir densizliği, gene nurullah ataç çevirileri olan "tehlikeli ilişkiler" ile "kızıl ile kara"da da yapmış, bu kitapları neredeyse okunulmaz kılmıştır. darısı kendisinin ikinci sınıf öykülerinin, anlatılarının başına...
  • erkek gözünden kadın derinliğine böylesine inebilmek için balzac olmak gerekli.