şükela:  tümü | bugün
  • can yayinlari tarafindan -umariz tez vakitte- benim huzunlu fahiselerim adiyla ulkemizde yayinlanacak olan; marquez'in 10 yıl aradan sonra yazdigi roman. romanin kahramani 90 yaşındaki profesör genç bir kıza aşık olur,bu arada geçmişte hayatına giren bütün kadınları da anımsar ve olaylar gelisir.
  • daha piyasaya verilmeden korsanı çıktığı için marquez tarafından son bölümü yeniden yazılan roman. ve fakat önceki sonun üzerinde yıllar yıllar harcanmışken yenisi ise sadece 1 haftalık uğraşın sonucu. ben kolombiyalı olsam korsanını okurdum.
  • orjinal adı "üzgün fahişelerimin anıları" olan okurken süper keyif veren gabriel garcia marquez eseri. kitabın daha en başlarında yazar "yaşlılığı" nası keşfettiğini anlatır.
    "50'li yaslarımda bazı şeyleri unuttuğumu farkettiğimde yaşlılığın nası bir şey olduğunu düşünmeye başladım. gözlüklerimin burnumda durduğunu anlayana kadar evin içinde dolanıyor, onlarla banyoya giriyor ve uzak gözlüklerim gözümdeyken okumak için yakın gözlüklerimi diğerinin üstüne takıyordum. bir gün 2 kere kahvaltı ettim çünkü yaptığım ilk kahvaltıyı unuttum. başka bir gün ise bir hafta önce anlattığım hikayeyi tekrar anlatmakta olduğumu bunu bana söylemeye cesaret edemeyen arkadaşlarımın yüzlerine yansımış sinir harplerinden anladım.

    aklımda, tanıdığım tüm insanların yüzleri ve isimlerinin listesi varken, onlarla karşılaştığım anda o isimle o yüzü bir türlü denkleştiremediğimi farkettim. cinsel yaşım beni hiç bir zaman endişelendirmemiştir, çünkü benim sex gücüm kadınlara değil de bana bağlıdır ve kadınlar anlamak istedikleri zaman neyin neden ve nasıl oldugunu cok iyi çözebilirler. bugun, doktorun karşısında 90 yasında başlarına daha kötü şeylerin geleceğini bilmeden, şimdiden korkudan bacakları titreyen 80 yaşındaki*gençlere cok gülüyorum. eh yaşamanın riski de bu işte.. oysa ki yaşlıların gereksiz ve önemsiz şeyleri unutmasından öte, zihinlerinin kendilerini ilgilendiren şeylerde son derece açık olması hayatın zaferidir. işte ciceron da tam olarak bu konudan bahsederken şöyle demiş: 'hazinesinin yerini unutan hiç bir ihtiyar yoktur.' " *
  • gabriel garcia marquez'in son romanı...
    90 yaşındaki bir adamın 14'lük bir kızla yaşadığı sıradışı aşkın hikayesi...

    ...doksanıncı yaşımda, kendime bakire bir yeniyetmeyle çılgınca bir aşk gecesi armağan etmek istedim. aklıma rosa cabarcas geldi, hani şu gizli genelevinde eline bir yenilik geçtiğinde hatırlı müşterilerine haber veren kadın. daha önce öyle şeylere ya da onun baştan çıkarıcı müstehcen önerilerinin hiçbirine asla kapılmamıştım, ama benim ilke sahibi biri olduğuma hiç inanmazdı o. ahlak da bir zaman sorunudur, derdi, yüzünde hınzırca bir gülümsemeyle, görürsün bak...
  • gabriel garcia marquez'in, türkçe'ye "benim hüzünlü orospularım" olarak çevrilen kitabıdır. can yayınları'ndan çıkmıştır.
  • muhtemelen ahmet altan la cezmi ersöz ün adını duyunca “hasiktir, bu üç kelimeyi bir arada kullanmayi niye ben akil etmedim,” diye hayiflandigi roman. ama tabii kendileri bu üç kelimeden bir baslik türetecek olsa kitabin adi, “benim orospu hüzünlerim” seklinde olurdu.
  • 90 yasinda bana askla, seksle, yasamla, yaslanmakla ilgili dusunce ve duygularini bu kadar acik secik anlatacak bir ihtiyarla karsilasma olasiligini hesapladiktan sonra daha bir zevkle okudugum kitap.
  • akiciligi olmayan, olay orgusu kopuk, ice baki$ konusunda eksiklikler barindiran, hikayesinin inandiriciligi du$uk (mesela bir sene yakla$ik elli defa 14 ya$inda uyuyan bir kizin yanina uzanip yatiyor, ok$uyor ve opuyorsunuz ama hic uyanmiyor) gabriel garcia marquez romani. froydyen komplekslere cok fazla parmak basiyor (ornegin hizmetci kizla duzenli olarak ya$anan ters ili$ki) ve belki de erkeklerin gizli kalmi$ fantezilerine (subyancilik, bekaret, anal seks, hizmetciyle seks, ya$ farki fantezisi) canak tutuyor. tek guzel yani yer yer ya$liligin sinirli ama etkileyici tasviri.*
  • belki kurgusu o kadar iyi degildi, belki karakterleri de. hatta hikaye oldukca kopuk kopuktu. amma velakin o kadar durust bir dille yazilmisti ki, bu bile basarili sayilmasi icin yeterli. hikayenin adina bakmayin ya da bahsi gecen kizoglankiz dugmeci kizimiza da, hikaye aslinda bir erkegin yasliliga, aynaya, kendine bakisina dairdi. yasliligi aklina hic getirmeyen, 90 yasinda bile yasliligi, olecegini dert edinmeyip, hayattan elini ayagina cekmeyen; tum zaaf ve cirkinliklerini fark edip de bunlarla yuzlesen bir erkege dairdi. ki bu adam 90 yasindan belki ilk defa asik olan ve bir delikanli gibi hisseden bir adama dair.