şükela:  tümü | bugün
  • kötü bir öneri, şaka gibi, sanki dalga geçer gibi bir üslup... sarfeden kişinin siyasi görüşüyle alakasız olarak ''memuru küçük görme'' havası taşıyor, kendileri eskiden zeytini bölerek yerlermiş, şimdi sınıf atlamışlar, zeytinleri üçer beşer yeme hakkına sahipler. o memura hizmet için seçildiklerini hatırlatmak fayda etmeyecektir muhtemelen, türk siyasetinde bu konu pek ciddiye alınmıyor anladığım kadarıyla. bütçe disiplini açısından da haklı olabilir kendileri, yalnız bu disiplinin belli konularda işlememesi can sıkıcı. liderlerinin aksine, argo kullanmamış olmalarını hayranlıkla karşılıyorum, yine de sormadan edemiyorum; vekil sandıkta yaprağı yemesin?
  • komiklikten çok uzak, utanç dolu bir hadise.

    lakin ülkemizdeki yöneticiler, şu an geldikleri yerlere nasıl geldiklerini, öncesinde ne halde olduklarını unutup, kendileri rahat oldukları için kimseyi umursamadan kendilerine villalar yaptırıp, çoluk çocuklarının açtığı şirketlere ihale verip ve buraya yazmayacağım daha bir sürü aşşağılık şeyleri yapıp hem kendileri hem aileleri sefa içinde yaşarken alın teri ile çalışıp, ailesini geçindirmek için tek güvencesi devlet olan memurları küçük görürler.

    geçmişe dönülmemeli diyen, ekonomi yapmaktan bahs eden ama yaşamak için ne güçlükler çeken halkın halinden bi haber bu şahsiyetler* acaba kurtuluş savaşı döneminde, askerlerimizin hatta onların liderlerinin, sırf yeni nesiller ileride rahat olsun, bağımsız olsun diyee tüm günü bir tas şekersiz üzüm hoşafı ve yarım ekmek ile geçirdiklerinden haberdarlar mı bunu merak ederim.

    bu haber artık güzelim ülkemizde onurlu bir şekilde namusu ile çalışanların hiçbir şansı kalmadığının göstergesidir.
  • meclisin en yoğun çalışan* * ve maliye bakanımızın dayatmalarıyla tartışmaların hiç eksik olmadığı plan ve bütçe komisyonunda görev alanlardan birinin etmesine şaşılmayacak söz. artık bi süre sonra bir lokmada kafayı yiyecek duruma gelen adamlar bulunuyor bu komisyonda. he ne demişti marie antoinette ;
    (bkz: ekmek bulamazlarsa pasta yesinler)
  • efendim memur kısmı kokteyl zeytinini bir çırpıda mideye indirmeye çalıştıkça ortaya çıkan nahoş duruma bir çare sunan öneridir. siyah zeytin tasarruf kapsamında olmayacak, yeşil zeytin rekoltesinin durumuna göre tasarruf önlemleri yeniden gözden geçirilecektir. paniğe gerek yoktur. tasavvufta bir zeytin bir hırka diye geçer hatta bu hayata bakış, yeni bir şey değildir. ney?
  • iyi ki kemal sunal ın bir filminde, ki filimde o da memur du, olduğu gibi memeur zeytini ekmek bandırarak yesin, hatta yemesin sadece ekmek bandırsın dememiş çok sevgili milletvekilimiz. çok etkili bir tasarruf yöntemi olabilirdi oysa.
  • israfı teşvik eden bir yöntem. zira zeytin şişeye konulmalı ve şişe dışından yalanmalıdır.
  • özü anlaşılamayan bir laf.. kiii şu noktada memur haline şükretmelidir, her gün gevrek çayın* yanında kendisine bir de bölünerek yenmesi gereken helalinden zeytin bahşedilmiştir. çok şükür mon dieuuu...
  • (bkz: akıl veren çok para veren yok)

    rte çıkar çay ve simitle beslenilsin* der, fazıl karaman çıkar memur zeytini bir lokmada yemesin der, der de der. memur zaten affedersiniz geçim derdinden ne b.k yiyeceğini şaşırmış!
  • devaminda ekmek bulamazlarsa pasta yesinler seklindeki bir onermeyi de bekledigimiz cumle, zeytini tek lokmada yiyecekler degil yedirenler utansin diyor, soyleyen sahsa buradan selam ediyorum.
  • "birileri deveyi hamuduyla götürmesin, memur da zeytini bölmeyle uğraşmasın." şeklinde bir karşı öneri getirilebilecek talep.