şükela:  tümü | bugün
  • siyasetçilerin duygusal olmaması gerektiği dersinin çıkarılmasının gerektiği , manipüle etmenin günümüz kokuşmuş siyaset literatüründe siyasetçilerin yapması gereken, ama iktidar olmuş bir partinin-oluşumun liderinin manipüle etmekten öte manipüle olmaktan helak olduğunun açık göstergesi olan kitap. osmanlı'nın monarşik yapısının yıkılmasını sağlayan, niteliği itibariyle burjuva ama zamanı itibariyle ilerici olan genç cumhuriyet, her kök salmak ve köklerini sağlamlaştırmak isteyen siyasi hareket gibi kaçınılmaz olarak halkla iletişimini sağlayacak olan genç yazarlara sahip olmak zorundaydı. işte bunlardan bir tanesi olan ve mustafa kemal tarafından özellikle güvenilen genç gazeteci-yazar şevket süreyya aydemir tarafından kaleme alınmıştır. kitapta tarihin işleyişinin farklı bir anlatım şekli sergilenmiştir. klasik tarih kitapları salt bilgi içerir, gerçekleşen hadisenin maddi unsurlarını inceler. ancak hadisenin başrol oyuncularının hangi halet-i ruhiye içerisinde olduğunu, bu ruh halinin aldıkları kararları nasıl etkilediğini incelemez,irdelemez ,paylaşmaz. işte menderes'in dramı o halet-i ruhiye'yi yansıtır.

    kitap atatürk cumhuriyetinde olup da ilkokuldan beri sosyal bilgiler kitabının ilk sayfalarından itibaren dayatılan argümanları değil, bazen kırıntılar bırakarak, bazen de dobra bir insanın açık sözlülüğü ile olan-bitenleri olabildiğince okuyucuyla paylaşmaya çalışmıştır. şeyh sait isyanı'nın bastırılmasından sonra diyarbakırda yakalanan şeyh sait' i istiklal mahkemesi adına bizzat sorgulayan adam olan şevket süreyya, bu kitapta da adnan menderes'in kararlarınının alınmasında ve uygulanmasında celal bayar tarafından nasıl manipüle edildiğini açık bir dille ortaya koymaktadır.

    eline geçen ve sıkıştığı her fırsatta"ben komitacıyım" naraları atarak ortalarda dolaşan celal bayar'ın adnan menderes'in öğrencilerin üstüne ateş açılmasını engellemek istediğinde "sen emir vermezsen çıkar ilk ateşi ben ederim o zaman" derecesinde kendinden geçmişliğinin nasıl adnan menderes'in üstüne kaldığını öğrenilir bu kitaptan.

    adnan menderes'in sahip olduğu ekonomik dünya görüşünün mustafa kemal tarafından benimsendiğini görürüz. zira gazi; aydın'a geldiğinde önce adnan menderesle görüşmek istemezken rica minnet ikna olmuş, adnan menderes'in liberal dünya görüşü gazi'yi derinden etkilemiştir. ankara' ya dönüşünde " bu gibi gençler bize çok faydalı olacaktır, böylelerine ihtiyacımız var" demesini sağlamıştır. akabinde adnan menderes aydın milletvekili olarak tbmm' e adım atmıştır.

    bu kitapta adnan menderes'i bizzat mustafa kemal'in keşfettiği anlatılmıştır. adnan menderes romantik, gel-git'ler yaşayan, zor bir gençlik dönemi geçirmiş, yumuşak karakterli biridir bir yandan. ama öte yandan güce sahip olma ve gücü kullanma anında ise totaliter yaklaşımlar sergileyen biridir.

    ancak en acısı da şudur:

    milli savunma bakanı ethem menderes tarafından gidişatın iyi olmadığı ve çekilmesi gerektiğine tam ikna edilmişken adnan menderes, celal bayar tarafından yolundan çevrilmiştir, bir bakıma bunun olmasına izin vermiştir. ana hatlarıyla bunları anlatan bu güzide kitap türkiye'nin yakın tarihi hakkında sağlam bir bilgi kaynağıdır, akıcıdır, okuyucuyu döneme götürür.

    şiddetle de tavsiye edilir...
  • (bkz: #16803199)
  • bir rivayete göre ş.s.a bu kitabı ilk yazmaya başladığında 3. adam ismini koymayı düşünmüştür. ancak hayat menderes'in dramını yaşatıyor bizlere.
  • yaklaşık 25 yıl evvel okuduğum, bugünkü tartışmalar arasında bir kez daha okumam gereken şevket süreyya aydemir'in kitabı. ben değil bir çok kişinin okuması gerektiğini düşünüyorum. zulüm neymiş, kimlere zulmedilmiş hakkında çok çarpıcı ipuçları veriyor ş.s. aydemir kitabında.
  • hakkında bu kadar az girdi olmasına şaşırdığımdır.

    menderes'in doğumundan itibaren başlayarak, bulunduğu ortamı, yakınlarını ve yaşadığı olaylara bizzat tanıklık eden kişilerin yorumlarını içinde barındırmasıyla onun hakkında oldukça değerli bir kaynaktır. aydemir'in bazı noktalarda şahsi yorumunu da -dönemin canlı şahitlerinden olarak- katmasıyla keyifle okunacak bir kitap.

    henüz bitirmedim ancak şimdiden söyleyebileceğim şudur: menderes'i tanımak ve anlamak isteyen biri okuma listesine kesinlikle bu kitabı almalı. aksi takdirde bir şeyler mutlaka eksik kalacaktır.
  • adnan menderes'in celal bayar'ın maşası olduğunu çarpıcı örneklerle gözlere gözlere sokan kitaptır.
    bir "tek adam" ve "ikinci adam" ayarında olmamakla birlikte yine de zevkle okunasıdır.
  • adnan menderes'in psikolojik analiziyle baslayip, her insan gibi iki karakterli olusuna deginen ve duruma gore beliren bu iki karakteri siyasi gelismelerle birlikte ortaya koyan bir kitap.

    once cocuklugu, birinci dunya savasi ve hemen sonrasini anlatan kitapta daha sonra menderes'in mustafa kemal ataturk ile tanismasi ve milletvekili olusunun hikayesini ogreniyoruz. en son artik demokrat partisi ile basbakanlik yillari ve hazin son.

    ozellikle birinci dunya savasi ve sonrasina yonelik en akilda kalici sey, butun anadolu'nun fakirliginin ve hastaliklar icinde kivranisinin tasviridir. tum bunlarin icinde menderes, aileden kalan bazi topraklari koyluye birakirken, bir kismini elinde tutuyor. koyluye birakmasinin sebebi, birakmasa koylunun onu oldurup el koyacagidir. cunku o topraklarda ortakcidir. menderes'in maharetli bir genc oldugunu, ticaretten anlayan bir buyuk toprak sahibi oldugunu kitapta anliyoruz. askeri-burokratik sinifin temsilcisi yani devletli siniflarin temsilcisi mustafa kemal ataturk ile adnan menderes'in biraraya gelmesi ve anlasmasi ayni zamanda bu siniflarin turkiye'nin gelecegindeki uzlasmasini gostermektedir. sonucta, adnan bey artik vekildir. bu arada bir not, "toprak reformu yapilacakti, yapilamadi" tezinin bir zirva oldugunu bu kitaptan da ogrenebilirsiniz.

    aklimda kalan seylerden biri, adnan menderes'in cok hirsli olusu. saniyorum inonu, onu tahsilli olmadigi icin sallamadagindan, kendisi yanlis hatirlamiyorsam, hukuk fakultesini bitirene kadar okuyordu. inonu'ye hirslanmalari buradan baslamistir. sureyya aydemir, parlementoda bu hirsi yuzunden inonu'ye karsi yaptigi agir konusmalarin iktidar ve muhalefet arasindaki iliskiyi zehirlediginden bahseder. bir bakima idama giderken, bu zehirlenme halka da artik en had safhada yansimistir. bugunku siyasi duruma ne kadar benziyor degil mi? bu halk da siyasetciler de ders almaz.

    celal bayar'in manipulasyonlari sonucu menderis'in hayatindan oldugu tezini, sureyya aydemir kitapta islemektedir. en aklimda kalan vurucu an, inonu'nun, menderes'in basbakanliginda bir secime gidilmesi kararini menderes'e sunmasi, ama bayar'in baskisi yuzunden menderes'in bu teklifi reddetmesi. eger ki o secim olsaydi, zaten farki kapatmis bir chp, secimi alir ve normal bir sekilde iktidar teslim edilirdi. sonucta, celal bayar yirtmis, olan adnan bey'e olmustur. iki karakterli bir adnan menderes var dedik ya. inonu'ye hirslanan ve muhalefete saldiran bir menderes'in yanisira, mahkemede mahzunlasan, susan, buzulen bir diger menderes var. ozellikle bu ikincisi, onun mahzun ve kederli cocuklugu ile alakali.

    bir arkadas guzel yazmis. adnan beyin devri buyuk rakamlarin, aksiyon ve heyecanin devri. tipik turk sagi. oysa ki yaratmamiz gereken insan mantikla hareket eden, dusunen, tartisan, ileri goren bir insan turu olmaliydi.
  • annesini, babasını, halasını ve ablasını art arda kaybettiğinde sadece üç yaşında olan adnan menderes’in tam da bu sebepten ölümü hep ensesinde hissettiği ve ömrü boyunca kaybetme korkusu yaşadığı yazar bu kitapta.
    kitapla ilgili aklımdan çıkmayan bir başka şey de yatılı okulun yatakhanesinde sesi çıkmasın, kimse duymasın diye ağzına tortop ettiği mendilini sokup ağlamasıdır. okul döneminden arkadaşları tarafından doğrulanmış bilgidir.