şükela:  tümü | bugün
  • mızıkçı melodiler albümünden sızan bir damla âb-ı hayat..

    http://www.youtube.com/watch?v=zjtg5uawfv8

    tarifi yapılamaz bir melodi bu.. tarifi olmayan, söze gelmeyen binbir varlığı canlandıran, bir o kadarını yer ile yeksan eyleyen..

    her şeyi bırakıp onun kanatlarına tutunmadıkça dinlenip unutulan bir sesten ötesi değil.. öyle bir kuvveti var ki, bu sakin ve şa'şaasız gidişatı içerisinde kişiyi hiç tahmin etmediği bir kuvvetle yakalıyor.. ve siz onu tuttukça size hüzünle gülümsüyor.. gözlerine öyle bir takılıyorsunuz ki, vardığınız yere nasıl geldiğinizi farketmeden geçiyor zaman.. ama cesaret edip gözlerinizi ayırdığınızda bambaşka bir yerde buluyorsunuz kendinizi..

    ince ince ve mükerrer bir şekilde dinlenmeli.. her şeyi, herkesi bir kenara koyup ruhu bu melodinin özenli ellerine teslim etmeli..

    ---
    sanırım "tımar eden şarkılar listesi" yapmalıyım artık.. epey eser birikti bu maksada hizmet eden.. zihnim veya canım beni tamamen terk etmeden önce en azından bu kadarını yapıp bırakmalıyım ardımda..

    gözyaşının tamir ediciliğini anlatacak, hüznün elem olmadığını anlatacak, inci mercanların cerrah hassasiyetindeki incecik ellerinin kıymetini anlatacak şeyler yazmalıyım..

    belki bir gün..

    ---
    edit: kırık link yenilendi.
  • mızıkçı melodiler grubunun "mızıkçı melodiler" isimli albümünde yer alan harika bir enstrümantal parça. tuncay korkmaz, mızıkanın o derin büyüsünü bize çok iyi hissettiriyor bu parçada.

    müzik sanki bana şunları fısıldıyordu: "her kötü sürecin ardından bir ışık daima belirir. o ışığa koşmak gerek; biliyorum, çok zor. fakat her şeye rağmen o ışığı yakalamaya, ona ulaşmaya çabalamalıyız. çünkü o ışık, umduğumuzdan çok daha çabuk bir şekilde bizi iyileştirebilir, yaralarımızı sarabilir."

    https://www.youtube.com/watch?v=-de9zpyjcz0