şükela:  tümü | bugün
  • sevdicek sabahları mışıl mışıl uyur. sen biraz erken kalkarsın yüzüne bakarsın onun. o uyurken sen seyre dalarsın. hafiften gülümserken arkada aniden bu şarkı çalar. uyanır sonra yüzüne bir bakar. seni sevdiğini hissediyordur çünkü. sonra çıplak ayaklarının parmak ucunda yürüyerek banyoya gidip yüzünü yıkar. kapının eşiğine dayanıp sana bakar ve der ki ''menümüş yapiim yanında çayiiişş de içeriiz dimi aşkumm der.'' bi an düşünürsün. menümüşü yersin çayişşi içersin ama düşünürsün. balkona çıkıp aşkunun yaptığı filtre kahveyle sigara içerken kafana dank eder ve kendi kendine dersin ki ; ''bunca çiğliğin, yapaylığın içinde ne işim var ?''

    ne yapmak gerek peki ? sürdürmeliyim mi bu mutluluk oyununu. içinde yaşadığımız gerçekliğin ortasında toz pembe hayallerimle mi yaşamalıyım ? kahvaltıda her gün başımı önüme eğip menemen ile çay mı içmeliyim ? sevdiceğin yüzüne bakıp şaklabanlıklar mı yapmalıyım ? onun yaptığı bebek taklitlerine övgüler mi yazmalıyım ? her gün instagram'da çok mutluyuz pozları mı vermeli ? herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım ? istemem eksik olsun.

    ama yüzüme bakıp o çiğlikten ve yapaylıktan kurtulmuş ifadesiyle, bırak bu çay edebiyatını, menemen de yapmadım ayrıca çay da yok bok iç diyen kadın hayranı olduğum kadındır.