şükela:  tümü | bugün
  • içine düşülünce kurtulma metotlarının dikkatle seçilmesini gerektiren üçlemedir.

    misal,evin salonunda çıkan bir kavgada öncelikle anne alınıp yatak odasına götürülür. ardından kardeş alınır ve o yatak odasına bırakılırken anne kayığa geri konur (ki anne kardeşi yemesin) tekrar salona getirilen annenin yerine baba bindirilerek odaya transfer yaptırılır.son seferde kardeş taşınır.

    şaşkınlığa uğrayan ev halkı,taşındıkları yatak odasında kavga etmeyi bırakır.
  • aynı anda sahip olunmasi başa bela bir durumdur. insanın bu üç kişiyle aynı evde barınması bünyeye zararlıdır, uzaklarda bir iş veya eğitim fırsatı filan yaratılmalı, ortamdan uzaklaşılmalıdır. etkisi yine de hissedilecektir, ama azalacağı muhakkaktır.
    (bkz: yaraticiligin 50 karakter ile tesvik edilmesi)
  • mahserin dört atlısı için tek gereken sey nişanı bozmuş bir abladır.
  • cekirdek aile ama atom cekirdegi gibi mubarek. patlarsa feci patlar.
  • bu uclu bir turlu icinde bulunduklari durumlari kabullenmezler. anne abartir "regl olmuyorum, ben kesin hamileyim" diyerek eve mutemadiyen, elinde bi gebelik testiyle gelir. baba her daim daha enteresan bi insan oldugundan, ortalikta tuhaf isimli** kremler bulunur, onu her gun gozu donmuscesine ceviz-bal icerikli tuhaf karisimlar tuketirken gormek mumkundur.

    kardes kismi icin elimde yeterli materyal henuz mevcut degil, annemin gebelik testlerinden birinin pozitif cikmasi halinde o konuya da aciklik getirecegim..
  • ben: ''baba birazcık kısabilir misin televizyonun sesini?''

    baba: ?? (ifadesiz bakışlarla size bakar)

    ben: ''televizyonu diyorum baba. annem uyuyamaz yazık.''

    baba: ''kalksın yerine yatsın, tipe bak götünü dikmiş. ne anlıyor koltukta yatmaktan bilmem.''

    uyuyan anne: ''sen benim götüme kurban ol.''

    baba: ''hiçbir şey olmam senin koca götüne.''

    uyuyan anne: ''zamanında almasaydın o zaman koca götümle beni. sanki ben sana kalmıştım. herkes fır dönüyordu etrafımda.''

    baba: ''heeeh. tam dedin şimdi. kırk kiloydun be ben seni aldığımda. ben baktım, besledim de bir şeye benzedin.''

    anne: ''beni beslerken kendini de besledin. şu haline bak, yatakta dönemeyeceksin yakında göbeğinden.''

    baba: ''hiç utanmıyorsun değil mi hergün şu göbeğimi kafama kakmaktan. ayıptır be, insanda biraz utanma olur.''

    anne: ''hiiiiç utanmam. sıkılmam da. sen o göbeği eritene kadar konuşurum.''

    odasından kalkıp gelen kardeş: ''ya şu televizyonu biraz kıssanıza yaa. sağır mısınız ya.''

    ben: ''doğru konuş kız, dakikada bir telefonuna gelen mesajlar dikkatini dağıtmıyor ama değil mi? yürü git odanın kapısını kapat, ses gelmez sana.''

    bu arada baba kumandayı televizyona doğrultup, kısmak için düğmeye basar gibi yapar.

    ben: ''olmadı baba kısmadın ki.''

    baba: ''al al ne halt yiyorsan ye. anası ayrı dert kızları ayrı dert.'' (kumandayı sehpaya fırlatır)

    uyumaya devam eden anne: ''bokunu çıkardın zaten kumandanın da.''

    ben: ''kaçacağım bu evden.''

    anne: ''bok kaçarsın, kim bakacak sana?''

    ben: ''çalışırım bakarım ben kendime.''

    baba: ''hiçbir şey yapamazsın nihaha.''

    odasında ders çalışan kardeş bağırarak: ''bok bakarsın.''

    ben: ??!!
  • bir akşam yemeği sonrası, bir oturma odası. bildiğin çekirdek aile.

    baba: ''kızım şu marka navigasyon aletinin fiyatı ne kadarmış, bir bakıver netten.''

    elindeki broşürü bana uzatıp, omuzuna dayadığı oklavayla, odanın ortasında sağa sola dönmeye devam ediyor. yan yağlarını eritiyor baba. pek komik görünüyor ama babaya gülünmez, küsüyor. iki haftadır rejimde.

    anne: ''bir navigasyonun eksikti. bunca yıldır trafiktesin, hala bulmaktan aciz misin gideceğin yolu?''

    baba: ''kadın bağırma hemen sen de, fiyatına bak dedim çocuğa, hemen alacağım demedim.''

    anne: ''bakma öyle şeylere, istemiyorum bakmanı.''

    baba: ''allah allah kadın kendine gel, sana mı soracağım neye bakıp bakmayacağımı?''

    anne: ''bana soracaksın tabi. açın fatmagülü, her akşam sizin istediklerinizi izliyoruz. bu akşam da ben benim istediğimi izleyeceğim.''

    yalandır efendim, bu ne izlesek diyaloğu her akşam gerçekleşir ve annenin istediği izlenir. anne ilk yirmi dakikadan sonra koltukta uyuyakalır.

    baba: ''aman al izle istediğini, izlediğin var sanki uyuyorsun iki dakika sonra.''

    anne: ''keyfimden uyumuyorum beyefendi, çalışıyoruz akşama kadar herhalde.''

    baba: ''sanki ben armut topluyorum, söylediğin lafa bak.''

    anne: ''keşke armut toplasan, o göbeğin bu hale gelmezdi.''

    baba: ''sen kendi göbeğine bak bir kere. yiyip yiyip devriliyorsun koltuğa, ben spor yapıyorum.''

    anne: ''cereeen, ceren gel kızım bak ne söyleyeceğim sana. (kibarca, odasında ders çalışan ergen kardeşi çağırır)bana bak kız, iki ay kalmış sınava sen hala saçımı düzleştireyim derdindesin. adam gibi oturup çalışacaksın yoksa o saçından tuttuğum gibi duvara yapıştırırım seni. git beş yüz soru çözeceksin bu akşam.''

    kardeş:''yuuuuu, nasıl çözeyim o kadar soru ben ya?''

    baba: ''düzgün konuş annenle kız, o ne öyle yuh muh?''

    kardeş: ''hıhı evet.'' (sırıtır)

    baba: ''cık cık cık.''

    ben: ''çok yüz verdiniz buna küçükken, ben size böyle cevap versem neler neler gelirdi başıma.''

    anne: ''seni duyan da sırtından sopayı indirmedik sanır.''

    ben: ''arkamdan fırlattığın terliklere say.''

    kardeş: ''oha abla televizyondaki kadının elbisesine bak.''

    anne: ''bak hala elbise diyor. ömrümü tükettiniz hepiniz ömrümü, ömür törpüleri.'' (söylenmeye devam eder)

    baba: ''ne yaptık sanki de tükettik ömrünü. al kumandanı da.'' (sehpanın üstünde duran kumandayı alıp yere fırlatır)

    anne: ''sen ona fırlatmak mı diyorsun? kumanda öyle fırlatılmaz böyle fırlatılır. (kumanda duvardan yere, parçalara ayrılmış halde düşer) ben gidip yatıyorum, ne haliniz varsa görün. anca çemkirin?? siz bana.''

    baba: ''kızım iki meyve soy da yiyelim, gece gece ağır yenmez şimdi.''

    ben: !!??
  • bunu alanlar bunu da aldi: psikoterapi.
  • anne baba birbirine karşı
    anne kardeşe karşı
    baba kardeşe karşı
    anne ve baba kardeşe karşı
    bu üçü çeşitli kombinasyonlarla size karşı kavga çıkarma eğiliminde bulunabilir. bu durumlarda yapmanız gerekenler:

    anne-baba birbirine girdi saçma sapan bir sebepten didişiyorlarsa dokunmayın. mümkünse sokağa çıkın, değilse çiş etmek için bile odanızdan çıkmayın

    kardeş-ebeveyn kavgaları: bir ebeveyne karşı kardeşiniz kavga ediyorsa bağrışırlar, kapılar çarpılır kavga biter.

    iki ebeveyn birden kardeşle birbirine girdiyse sizi de o kuyuya çekmeleri an meselesidir.
    fikir soracağız diye çağırırlar. ebeveyn tarafı "sen yetişkinsin, bizim gibi düşünmelisin" mesajı verirken kardeş de "sen de bendensin anla beni" mesajı verir alttan alta. neticesinde herkes size bağırır, rahatlar. ne olduğunu bile anlamazsınız. en tehlikeli hal budur.
    ya bir şekilde "beni karıştırmayın" deyip kaçacaksınız ki çok zordur, "aile meselesi, sadece bir soru soracağız" falan der çekerler sizi araya, ya da bir nevi hakem olacaksınız, herkesi sırayla konuşturup "bence bilmemkim haklı" diyeceksiniz.
    ama o zaman da eğer kardeşinize haklı dediyseniz ebeveyn tarafı "dünkü bok! sen ne bilirsin ki, sana soranda kabahat" tavrına bürünürken, ebveyni haklı bulursanız kardeşten "sattın beni" bakışı gelir.

    kaçın siz o evden. öğrencicyseniz üniversiteyi dışarıda bir yerde okuyun, işe gidiyorsanız tayin mayin bir şey ayarlayın, bir arkadaşınızla eve çıkın falan. olmaz böyle.