şükela:  tümü | bugün
  • menstrual cup çan şeklinde; lateks, silikon ya da termoplastik elastomer gibi maddelerden yapılan yumuşak ve esnek bir kap. geniş ve ağzı açık ucu yukarı bakacak şekilde vajinaya yerleştirilerek menstrüasyon döneminde akıntının burda toplanmasını sağlıyor. ped ya da tamponlardan farklı olarak akıntıyı emip içine haspetmiyor, tersine içinde biriktiriyor. bu yüzden * çalkalanıp tekrar tekrar kullanılabiliyor. adet dönemleri arasında ise kaynatılarak steril bir sıvı içinde ya da kendisiyle birlikte gelen keseciklerin içinde saklanabiliyor. bu şekilde 10-15 yıla kadar kullanılabiliyor tek bir cup. **

    kullanmaya başlamadan önce nasıl yerleştirildiğini ve çıkarıldığını gösteren şu videoyu izlemek yararlı olabilir. araştırmalara göre bunu kullanmayı tercih eden kadınlar yaklaşık 3 adet döneminden sonra tamamen alışıyorlar. çeşitli markaların çeşitli maddeden yapılmış ve değişen sertlikte, büyüklükte, genişlikte cup'ları var.

    tampon gibi vücudun içine yerleştirilen bir şey olmasına rağmen ondan farklı olarak şimdiye kadar hiçbir toksik şok sendromu vakasına raslanmamış cup kullanan kadınlarda. ayrıca tamponun içindeki maddelere ya da ilk piyasaya sürülen lateks cup'lara alerjisi olan kadınlar için bugün silikondan yapılma cup'lar da piyasada var. tampona kıyasla bir başka avantajı da en küçük boyunun bile en büyük boy tampondan daha fazla sıvı tutması. bu sebeple 8-10 saat boyunca sızdırmadan kanamayı idare edebiliyor. yoğun kanamalı günlerde biraz daha sık değiştirilmesi öneriliyor.

    sürekli ıslak bir his veren pedlerden ve tamponlardan farklı olarak cup'larda sızıntı olasılığı çok daha az ve en önemlisi de tekrar kullanılma özelliğinden dolayı çevreye dost bir ürün menstrual cup. pedlerin ve tamponun içindeki pamuklar çöp olduklarında tonlarca su tutuyorlar ve doğada kaybolmaları yüz yıllar alıyor. ayrıca ped ve tamponların içeriğindeki beyazlatıcılar kanserojen etkiye sahip olduğu için hem kadın vücudu hem de çevre için birer tehdit. bir kadının ömrü boyunca on bin ped kullandığı düşünüldüğünde sırf menstrüasyon sebebiyle insan türünün çevreye verdiği zarar inanılmaz boyutlara ulaşıyor. ayrıca cup totalde ped ve tamponlardan çok daha ekonomik. (bir tanesinin fiyatı abd'de 30 dolar, ingiltere'de 18 sterlin civarında bugün.)

    tamponlar gibi menstrual cup'larla da vajinal ilişkiye girmek mümkün değil, çıkarmak gerekiyor. ancak menstrual cup'larla denize girilebiliyor.

    türkiye'de henüz bildiğim kadarıyla bir dağıtıcı firma yok ancak mooncup adlı bir ingiliz firmasının internet üzerinden yurt dışına satışları var.* bunun dışında amerika'da diva cup, ladycup, femmecup ve finlandiya menşeili lunette firmasının da menstrual cup üretimi mevcut.

    önemli not: aramaya inandım mamafih bunun türkçe'deki karşılığını bulamadım bilumum sözlükte ve google'da. sanırım türkiye'de henüz yaygınlaşmış bir adet dönemi malzemesi olmadığı için henüz bir karşılığı da yok. menstrual kap, adet dönemi kabı şeklinde çevrilebilir sanıyorum. yine de işbu sebeplerle ingilizce başlık açmayı uygun buldum. sözlük'te daha önce diva cup başlığı altında bu malzemeden bahsedilmiş ancak o tam bir markanın malzeme adı gibi benimsenmesi durumu olduğundan ayrıca bu başlığı açmayı uygun buldum.*
  • tutorial videosunda hatun almış cam bir tüpü vajina diye, elini sokuyor da sokuyor. bunu icat edenin bir kadın olduğuna inanmıyorum. yoğun kanama olan günlerde çıplak elle tampon yerleştirirken insan kan revan içinde kalıyor ya. tırnak araları falan... bunu içeri iteceksin, çepecevre parmağını dolaştıracaksın, boylu boyunca ilerleyip kenarını kaldıracaksın çekeceksin bıdı bıdı. kimse kendini o kadar mıncıklamaya meraklı değildir bence. ipi yok, işareti yok. illa bi girişim. kalsın.
  • şu başlığı baştan sona okuyun rica ediyorum. başlığın büyük çoğunluğu "hiç kullanmadım ama bence iğrenç, bence işe yaramaz, bence saçma, bence rahat değil" diyen entrylerle dolu.

    anahtar kelime: "hiç kullanmadım ama..."

    nasıl oluyor da, insanlar hiç kullanmadıkları, hiç yapmadıkları bir şey için bu denli önyargı sahibi olup, bu denli pervasız şekilde rahat değil, iğrenç vs yazıyor anlamıyorum.

    uzunca bir süre ped kullanmış, sonra tampona geçmiş ve en sonunda kap kullanmaya başlamış biri olarak yazıyorum bu entryi.

    - ped: külliyen rahatsız geliyor bana. bir kere kan hava ile temas ettiği anda koku yaymaya başlıyor. insanın altında bezle gezmesinden farkı yok aslında ama işte bebekler nasıl alışıp bezi bırakmak istemiyorsa, insanoğlu da alışkanlığından vazgeçmiyor ve tampon için "ıyyy iğrenç" diyebiliyor.

    - tampon: bir çok kadın için tampon, elini "oraya" sokmalı "iğrenç" bir aktivite. bazı kadınlar ise özellikle ev dışındayken hijyenik nedenlerle tampondan çekiniyorlar. oysa aplikatörlü ve aplikatörsüz olmak üzere iki çeşit tampon mevcut. ben tampon kullandığım süre boyunca mümkün mertebe aplikatörlü olanları tercih ettim. zira dışarda da olsam, oldukça kolay şekilde tamponu takmak mümkün oluyordu. ancak tamponun da kendisine göre toksik şok gibi riskleri var ve ben bir süre sonra ağartılmış pamuktan yapılmış bir şeyi her ay 5 gün vajinama sokmaktan rahatsız olmaya başladım. ortaya çıkan atık da cabası...

    - menstrual cup: şimdi gelelim adet kabı meselesine. bi kere ortada medical grade silikondan yapılmış bir ürün var. bu da demektir ki yıllar boyunca problem yaşamadan ürünü kullanmak mümkün ve tampon ve pedin barındırdığı ağartılmış pamuk kimyasalları bu üründe yok. harika.

    nesi zor peki?
    bir kere takmaya ve çıkarmaya alışmanız gerekiyor. kendi vajinanızdan rahatsızlık duyuyorsanız ya da adet kanınızdan tiksiniyorsanız, "bu ürün size göre değil" demeyeceğim. onun yerine "get over it" diyeceğim. sahiden, get over it. vajina çirkin değil, adet kanı pis değil. her ay beş gün bu durumu yaşıyoruz işte. pedden tiksinmiyor, ama adet kabındaki kandan tiksiniyorsanız ortada aşmanız gereken zihinsel bir kalıp vardır.

    evet, adet kabını takma ve çıkarma işi biraz pratik istiyor. ancak atla deve değil. arkadaşlar, normal şartlarda o vajina içinden 3 ila 5 kilo arasında bebek çıkarmaya muktedir. korkacak bir şey yok. size tek tavsiyen adet kabınızı seçerken minik bir sapı olanlardan seçmeniz. mesela meluna'nın adet kaplarında pek çok seçenek var. ben ilk adet kabımı tutma yeri minicik bir noktacık olanlardan seçmiş ve kullanamayıp bir kenara atmıştım. lunette'nin ufak bir sapı olması çok işime yaradı. yani eğer meluna sipariş edecekseniz onun da ufak saplı olanları var, onlarla başlamanızı tavsiye ederim.

    adet kabı konusunda ikinci endişe noktası, "nasıl boşaltıp temizleyeceğiz dışardaykennnn?" bu endişenizi anlıyorum ama burada da iki önemli avantajımız var.

    birincisi: adet kabı tampon ve ped kadar "benimle ilgilen, beni değiştir, beni boşalt" demiyor. hele de yoğunluğunuzun azaldığı günlerde tek sefer boşaltmak yetiyor. yani sabah temizleyip yerleştirirseniz akşama kadar kafanız rahat şekilde takılabilirsiniz.

    ikinci avantajımız da türkiye'de yaşıyor olmak bence. vallahi, bir kadın olarak türkiye'de yaşamanın avantajı var deselerdi inanmazdım ama adet kabı beni ikna etti. bizim tuvaletlerimizde taharet musluğu var. yani en kötü ihtimalle dışarıda kabı tuvalete boşaltıp taharet musluğundan akan suda yıkayıp tekrar takabilirsiniz. ki burada tuvalete girmeden önce de ellerinizi yıkadığınızı varsayıyorum ki, lütfen kendi sağlığınız için tuvalete gitmeden önce de ellerinizi yıkayın.

    bu kadar lafın üzerine özetle şunu söylüyorum:

    - lütfen adet kabına bir şans verin
    - kendi vajinanızdan ve adet kanınızdan tiksinmeyin
    - biraz pratikle, hem hijyenik, hem sağlıklı hem de çevre dostu menstruasyon çözümüne geçin.

    sevgiler,

    go girl power!
  • başlıkta yazan 4 çeşit yazar var,
    1- bu ürünü kullanan ve çok memnun olan ve hemcinslerine yardımcı olmak isteyen kitle.
    2-ürünü hiç kullanmamış ama merak edip bilgi toparlamaya çalışan kitle.
    3-ürünü hiç kullanmamış ve kullanmak istemeyen ve aşırı rahatsız olduğunu belirten kitle.
    4-her konuda aklı olmayıp fikri olan maydanoz erkek kitle.
    şimdi erkekleri elediğimizde , ıyyy iğrenç diyen kadınlarımıza sesleniyorum ben bu ürün hakkında bilgi almaya çalışırken sizin mal fikirlerinize maruz kalmak zorunda değilim. kullanmadığınız bir şey hakkında yorum yapmak zorunda değilsiniz. kimse salak fikirlerinizi okumak zorunda değil. hiç kullanmadım amaaa diye başlayan entryler gerçekten sinir bozucu.
    çevremde tanıdığım herkes çok mutlu bu ürünü kullanan.
    ben sadece marka arayışı içindeyim.
    tanım olarak; kullanan herkesin çok çok memnun olduğu ürün.
  • deneyim okumaya, fikir sahibi olabilmek için link bakmaya gelip son yılların zehir kitlesi tarafından “kendi içine bir şey sokma fikri korkunç gelen kadınlar”ın aşağılandığını, cahil, köylü, zayıf karakterli ilan edildiğini görünce sinirden beyin kanaması geçireceğimi hissettiğim için saydırmaya karar verdiğim başlık (bkz: mehihi)

    sırf kendi fikrini, deneyimini yüceltmek için başka birinin fikrini, belki korkusunu aşağılayan zatlar! emin olun feminist devrimi siz ve sizin tamamıyla kendi içinde çelişik söylemleriniz yapacak.

    sen, başka bir kadını aşağılamak için “köylü!” diyeceksin ve peşinden kalkıp “anadoluda kız çocuklarının pede erişimi yok” diyeceksin…

    sen, başka bir kadın kendi eliyle içine yabancı bir cisim sokma fikrinden korkuyor, çekiniyor diye “zayıf karakterlisin” diyeceksin ve peşinden “vajinismus” ataerkilliğin sonucudur diyeceksin…

    sen, kalkıp “içinden kocaman çocuk çıkıyor buna mı dayanamayacaksın” diyeceksin ve peşinden “kadın analık üstünden kutsal değildir, kadın kadındır!” diyeceksin.

    kız kardeşlik, sizin zehir kusan, kendi içinde tutarsız ve çelişik “bir gruba dahil olmadan varolamama”nız değil. aşağılayıcı, ezber söylemlerinizin sonuna “get over it-girl power” yazınca da aptallığınız göz kıstıran cinsten oluyor.

    gözüne parmağını sokamadığı için lens kullanamayan, iğne korkusu olduğu için kendi yapması gereken günlük iğnelerini başkasına yaptıran insanlar da köylü ve cahil bu mantıkla…

    ego kırklıklarınızı, olmamışlıklarınızı, ordan burdan arak üstünüze kırk beden büyük akımlara dahil olma çabalarınızı kötü kalbinize değil de ya aptal ya da patolojik olmanıza vermek istiyorum. bye!
  • vajinanıza monsanto mu sokuyorsunuz?

    aslında bundan birkaç sene önce arjantin'in günlük gazetelerinden birinde monsanto ile ilgili çıkan bir yazı sonucu başladı her şey. benim için sıradan bir günlük haber okuma maratonuydu ama sonucu çok farklı yerlere gitti. uzun uzun monsanto'dan bahsetmek isterdim ama başlık yanlış olur. özetle şu, monsanto adlı abdli bir firma, arjantin topraklarını insanların sağlığı yok ederek bir çakallar vadisine dönüştürmüş. bu kanser vadisinden, insanlarını zehirledikten sonra bir de dünyaya çok büyük pamuk ve gıda ihracatı yapıyorlar. konuyla alakalı ingilizce yazılmış bir gazete yazısını burada paylaşayım.

    bunun üstüne kullandığım pamuklu tüm ürünleri sorgulamaya başladım ve tahmin ettiğiniz gibi tabii ki hijyenik ürünler adı altında piyasa sürülen ama hiç de hijyenik olmayan pedler ve tamponlara geldi sıra.
    bu bilgilere çok kolay ulaşabileceğim halde (ki ulaştım da) neden daha önce sorgulamadığımı düşünmedim değil tabii. hijyenik ürünleri araştırırken karşıma ilk çıkan yazılardan birisi en yukarıda yazdığım "vajinanıza monsanto mu sokuyorsunuz?" başlıklı haberdi. piyasadaki ped ve tamponların %85'inden fazlasının bir tür kanserojen içerdiğiyle alakalı bilgiler veriyor; dahası başta abd'deki firmalar olmak üzere birçok dünya çapında firmanın pamuğunu doğrudan montanso'dan aldığını öğrenebiliyorsunuz. pedlerde kullanılan beyazlatıcı kimyasallar ve sentetik dokusu bir yana, daha pamuğun üretim aşamasında glifosat kullanılıyor. glifosat bir tarım ilacı, yani pestisit. dünya sağlık örgütü bu ilacı şüpheliler listesine almış.

    glifosat ile ilgili haberler türkiye gündemi için de çok yabancı değil aslında ve türkiye'de bu ilacın kullanımı serbest olduğu için gazeteler bunu haber yaptıklarında tarım ve hayvancılık bakanlığı olayla ilgili bir açıklama yayınlıyor. gene de bakanlık, şüpheliler listesinde bulunan bir ilacın kullanımının türkiye'de 2013 senesinden bu yana 5 kat arttığıyla alakalı gerçeği paylaşmıyor. abd'ye ve avrupa'ya ithal ettiğimiz mercimeklerdeki yüksek orandaki pestisitten de bahsetmeyi de unutuyor mesela (ki bu olayın içinde de monsanto var). konuyla alakalı detay isterseniz "mersin limanındaki mercimek dolu gemiler" diye ufak bir araştırma yapmanız kafidir.

    pek napıyor glifosat? birçok şey. yani idrar kesesi kanserinden, meme kanserine ve dna'da bozulmalara kadar birçok suçu var ve yapılmış birçok araştırma ile bunlar ispatlanmış. deniz kestaneleri üstünde yapılan bir araştırmada cell cycle üstünde ciddi etkileri olduğunu keşfediyorlar mesela. yapılmış birçok akademik yazıya şuradan ulaşabilirsiniz. çoğu makale ücretli ancak üniversitelerin ağından ücretsiz olarak indirebilmek de mümkün.

    çok uzattım ama olay bu kadarla kapanmıyor tabii ki. yani olayın kanserojen boyutunu organik ürünlere yönelerek atlatmak mümkün (her ne kadar organik denilen ürünlerin organikliğinden emin olamasak da). gene de pedlerde ortaya çıkan, çıkabilecek sorunlar mevcut: koku, kaşıntı, tahriş, enfeksiyon, mantar gibi. bu problemleri tamamen yenmek diye bir şey yok. bu risk hijyene ne kadar dikkat etsek de her zaman var. hiç sorun yaşamamış olmamız, yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. hadi, bu sorunları tampon ile yendik diyelim, bu sefer de toksik şok sendromu ile karşılaşıyoruz. menstrual cupta da enfeksiyon, tşs gibi problemleri tamamen yenmek diye bir şey yok ama minimuma çekmek mümkün. diğer hijyenik ürünlere kıyasla çok daha aza indirgeyebiliyorsunuz.

    bunun üstelik bir üçüncü boyutu ise ekolojik ve ekonomik. ortalama 4-5 gün süren aylık döngü sonrasında koca bir yığın çöp bırakıyoruz arkamızda. ilerisini hiç düşünmeden bunları çöpe atıyoruz. her gün, yüzbinlerce kadın, milyonlarca hijyenik ürün... ayda ortalama olarak 30-40 arası ped ya da tamponu çöpe atıyoruz ve bunları almak için üstelik işe gidiyor ve emek harcıyoruz. yani esasen, emeğimizi de çöpe sallıyoruz. sırf şu hesapla, her yıl 500 lira bu yolda çöp oluyor demek. bir menstrual cup ise 10 sene boyunca kullanılıyor.

    işte tüm bunlar hakkında daha birçok şeyi en titiz bilim adamına kıskançlıktan parmak ısırtacak kocaman bir bilimsel makaleler klasörü içinde topladım ve günlerce içinde kaybolarak yaklaşık bir sene boyunca araştırdım. sonrasını söyleyeyim.

    neden menstrual cup? çünkü kanserojen değil. neden menstrual cup? çünkü hijyenik. neden menstrual cup? çünkü sağlıklı. neden menstrual cup? çünkü ekonomik, çünkü çevre dostu, çünkü hissetmiyorsun, çünkü sızdırmıyor (doğru takılınca kesinlikle sızdırmıyor), çünkü toksik şok sendromu yaratmıyor, çünkü yazın terletme sıkıntısı olmuyor, çünkü sadece 12 saatte bir boşaltman gerekiyor, çünkü denize girebiliyorsun, çünkü hayat kaliteni inanılmaz arttırıyor.

    buraya kadar her şey çok iyi ama kullanabilir miyim gibi bir soru başlıyor sonrasında? evet, kullanabilirsiniz. açın izleyin, youtube'da bir sürü tutorial var. her katlama metodu her kadın için uygun olmuyor ancak onlarca farklı metot var. size uygun olanı illa ki bulacaksınız. duş altında ya da kayganlaştırıcı kullanarak takılması mümkün, ki kayganlaştırıcı yerine organik hindistan cevizi yağı çok daha pratik ve iyi bir çözüm. şayet hindistan cevizi yağı ile kullanacaksanız, sonrasında beyaz sabunla çok iyi temizlemeniz ve çok iyi kaynatmanız, arındırmanız lazım, bunu unutmayın.
    hayatında hiç kullanmayıp da burada "bence hijyenik değil, bence rahatsız, bence kötü, tü kaka" diyenlere aldanmayın. hissetmediğiniz bir şey nasıl rahatsız olabilir? hijyeni sağlamak da sizin elinizde. gözünüze lens takarken hiç "hijyenik değil" diye düşündünüz mü? elinizi yıkadınız ve lensi, kutusunu temiz tuttunuz, gerekli dezenfeksiyonu yaptınız ve sorun yaşamadan yıllarca kullandınız, değil mi? işte bu da öyle.
    özetle, menstrual cup, bana kalırsa sahiden kadınlar için bir devrim niteliği taşıyor. her anlamda, olayın artılarını ve eksilerini her türlü alternatif ürün için karşılaştırdığımda açık ara birinciliğe oynuyor.

    edit: 2019 senesinde bir parantez açıp bana belki on defa sorulmasına rağmen marka ismi vermeyeceğimi çünkü gereksizlerin "reklamcı" demesinden çekindiğimi söylemiştim. aradan geçen üç senede başkalarının ne dediklerini artık zerrrre umursamadığımı anladım. o editi silip, reklamcı diyecek ağzınızı peşinen ufalıyorum ve diyorum ki organicup kullanıyorum. kendisiyle 5.5 yıllık düzenli ve seviyeli bir ilişkimiz var. ped ve tampon varlığını unuttum. o kadar unuttum ki geçenlerdeki "hijyenik ürünlerden %18 vergi alınmasın" tartışmalarının varlığını bile 4-5 gün sonra fark ettim. algıda seçiciliğim dahi kapandı bu konuda.
    5.5 yıl önce menstrual cup'a 20 euro ödemiştim. ped fiyatlarıyla karşılaştırınca kendisini sadece 4-5 ayda kompanse etti. verdiği konforu ve kafa rahatlığını ise parayla ölçemem.
  • menstrual cup'ımla birlikte iki regl dönemini geride bırakmış biri olarak bir şeyler yazmak istedim.

    oldum olası reglimin ilk iki günü oldukça şiddetli ağrılar ve yoğun kanamalar eşliğinde geçer. hatta bu ilk iki gün en uzun gece pedleri bile fayda etmez ve muhakkak bir sızıntı olur. bir ara bu sızıntı durumu beni o kadar sıkıntıya sokmuştu ki ilk iki gün oğlumun bebek bezini kullandığım dahi olmuştu.

    sonra bir gün bir arkadaşım 'tampon kullansana çok rahat demişti ' de yıllardır aklımda olan tampon fikrine sıcak bakmaya başlamıştım. neyse bir cesaret ilk tampon olarak tampax aldım. kılavuzunu bir kaç kez okudum ve taktım. sonra ne mi oldu, oturamadım. evet, gerçekten oturamadım çünkü tam oturmuşken birden batma hissiyle ayağa fırladım. bu durumu markaya bağladım. ama tabi ki asıl sebep yeteri kadar ileri itemememdi. o ayrı bir konu.

    sonra diğer meşhur tampon markası olan o.b'yi aldım. onun kullanımı nispeten daha rahattı. toksik şok sendromundan ölesiye korktuğum için sık sık değiştiriyordum. yani değişim sıklığı olarak pedten pek bir farkı yoktu. sadece koku vs. olmuyordu. ama bence daha büyük bir sorun vardı. çöp! evet çöp. pedler gibi, arasına sarıp çöpe atacağım bir ambalajı yoktu ve tuvalet kağıdına sarınca da tampon tarafından emilen kan tuvalet kağıdına geçiyordu, bu da hoşuma gitmiyordu ve oldukça kötü görünüyordu.

    bu çöp olayını kafaya çok taktım. tampon kullananlar bu sorunu nasıl çözüyor diye internette arama yaptım ve hiç bir sonuç alamayınca bari küçük poşetlerden alayım içine koyup çöpe atarım demeye başladım. bir sitede tampon kullanımı için yapılan yorum dikkatimi çekti; 'tampon kullanacağınıza menstrual cup kullanın! '

    allah allah o da ne ki diyerek araştırmaya başladım ve ne olduğunu anladığımda ilk tepkim 'yok artık bunu kim kullanır?' oldu. silikon şey, katla, sok, çıkar, dök vs. hem zahmetli hem de gereksiz derecede uğraşlı bir işmiş gibi geldi. ama araştırıp okudukça ve kullananların yorumlarına baktıkça mantıklı gelmeye başladı. hatta çok merak ettim ve kullanmak istedim.

    2016 ekiminden 2017 ocağına kadar araştırdım, okudum, hatta bu başlıkta yazan yazarlara mesajlar attım. bu arada tüm sorularıma sabırla cevap veren vampir ve p girle çok teşekkürler :)

    ben marka model olarak almanya üretimi meluna'nın klasik modelinin ve 'm' beden olanını tercih ettim. kendi internet sitesinden alışveriş yaptım. yaklaşık iki haftada kelime ulaştı.

    2017 şubat reglimde kullanmaya başladım ama o regl dönemini nasıl heyecanla bekledim, anlatamam.

    taktım, yarım saat sonra tuvalete gittim, hüsran! sızıntı vardı. çünkü tam açamamışım. üstelik biraz da zorladım sanırım, vajina girişi tahriş olmuştu.

    tekrar tekrar nasıl takılacağını okudum ve kullananların 4 regl dönemi sonrası tamamen alıştıklarını aklımdan çıkarmadım. yine de günlük ped kullandım çünkü ilk iki gün yoğun olan kanamadan dolayı 'm' beden olan kabım çabuk doluyordu. sızmalara karşı ilk zamanlar yani cup'a tamamen alışana kadar günlük ped kullanmak da fayda var bence.

    ikinci regl döneminde işe tamamen alıştım diyebilirim. artık içimde açamama sorunu yaşamıyorum. çünkü derin nefes alıp yeteri kadar içeri itince, nefesi geri verirken de kaslarla dışarı iter gibi yapınca hemen açılıyor. p girlün bu başlıktaki entrysini iyice okuyup uygulayınca oluyor :)

    daha iki dönemi geride bıraktım ama ilk iki günde var olan ağrıyı menstrual cup kullanırken hissetmedim ve normalde beş gün süren regl dört günde tamamen biter oldu :)

    ilk günler üç dört saatte doluyor benim cup'ım. belki hem yedeklemek hem de sadece ilk iki gün kullanmak üzere 'l' beden bir cup daha alırım, bilmiyorum. ama şunu biliyorum ki üçüncü ve dördüncü günde 12 saatte bir boşalttım ve dörtte biri anca dolmuştu.

    ağrı yok, koku yok, çöp yok, toksik şok sendromu yok, batma hissi yok.

    konfor var, rahat rahat uyumak, spor yapmak, günlük hayatına regl değilmiş gibi devam etmek var.

    sevgili hemcinslerim, kendinize bu güzelliği yapın. menstrual cup alın, kullanın, başta bir şeyler yanlış gidebilir ama kendinize ve cup'ınıza zaman tanıyın. hepimiz bu konforu hak ediyoruz.

    sevgiler.
  • mükemmel bir ürün bu. alternatif olmadığı için hala ped ya da tampon kullanan ama bir yerde bir sorun olduğunu düşünen herkes denemeli mutlaka. türkiye'de nerede bulunur bilmiyorum. yurt dışından getirtmek isteyenler için fleur cup'ı öneririm.

    bir yıl kullanımın ardından gelen edit:
    hala mükemmel. ne zırt pırt kontrol etmek zorundasın, ne koku ne sızıntı problemi var. vajina florasına zarar veren, ağartıcı içeren bütün pedler, tamponlar bir kenarda asla kullanılmamak üzere bekliyor bir yıldır. vücuduyla barışık olduğunu iddia edip kendi vajinasına yabancı olan bütün kadınlara tavsiye ediyorum. geçenlerde indirime girince ikinci siparişimi fleurcup'tan verdim, on günde geldi. henüz gümrükte takılma sıkıntısı yok. gönül rahatlığıyla sipariş verebilirsiniz.

    not: kesinlikle anti-bakteriyel sabun kullanarak temizlemeyin, bırakın vajina faunasındaki faydalı bakteriler yaşasın.
    (bkz: lactobacillus)

    4 yıl sonra: menstrualcup paketini teslim aldıktan sonra bir kere bile ped ya da tampon kullanmadım, o gün bugündür kullanmaktayım. ilk satın aldığım cup hala kullanılabilir durumdayken bir yıl sonra sırf "bir yıl sonra mutlaka değiştirin" dedikleri için yenisini satın aldım, değiştirmeye gerek olmadığını gördüğüm için biri yedek olmak üzere iki tane cup ile üç yıl geçirdim. mükemmel bir şey. benim için artık saç tokası kadar sıradan bir şey haline geldiği halde ülkedeki yaygınlığının hala çok az olduğunu görmek üzücü.

    bu süreç içinde de bir kere yenilemem gerekti. yılda bir yenileyin diyorlar ama düzgün kullanıyorsanız bence 3 yıl götürüyor.
  • bu meselelerde yazmaya imtina ediyorum sözlükte ama ped fiyatlarını ve cup ile ilgili yazılanları okuyunca dayanamadım. kendimi bordo bereli bir cup kullanıcısı olarak tanımlayabilirim sanırım çünkü 7 yıldır aralıksız kullanıyorum. bedenime, kadınlığıma olan bakış açımı büyük ölçüde değiştirdi. kendimi çok temiz ve hafif hissettiriyor. özellikle yaz aylarında ped bir kabustur,sürekli bir rahatsızlık halidir. deniz, havuz zaten direkt iptal. yok ben tiksinirim, yok ben dokunamam gibi endişeleri olan kız kardeşlerimin altta yatan başka problemleri olduğunu ve kırılganlıklarını tekrar gözden geçirmeleri gerektiğini düşünüyorum. enfeksiyon meselesine gelince 7 yıldır herhangi bir rahatsızlık yaşamadım. ilk kullandığım cup alman malı bir üründü; ismi meluna. oradan getirtmiştim. türkiye'de satışı yoktu. geçen yıl türk bir sitede kampanyadaydı fiyatlar yükseldiği için aldım yoksa eskisi hala beni götürüyordu; onun da ismi organicup . en başta markete bağımlı değilsin, büyük bir özgürlük bu. her an elinin altında. çöp çıkarmıyorsun, arkanda atık bırakmıyorsun. için rahat. hangi boyutunu alacağını bilemeyenler için yaşa, doğum yapma durumuna ve regl miktarına göre sizi yönlendiriyor zaten alacağınız yer. ped fiyatlarını düşününce cup fiyatları da eskisi kadar ucuz olmasa da çok kısa sürede seni artıya geçiriyor. umarım birilerine faydası olur deneyimlerimin. sorusu olan varsa mesaj kutum açık.

    edit: bunu eklemeden geçemeyeceğim. cup kullanmaya başlarsanız aslında kanın değil pedin koktuğunu anlayacaksınız. sadece çok hafif demir kokusu hariç hiçbir koku yok. aşağıda birisi 15 dakika tuvalet kokuyor demiş, tam olarak beklemiş ped kokusu o.ayrıca ped kullanırken çok kanıyormuşsunuz gibi geliyor ama cuptaki miktarı görünce düşündüğünüz kadar kanama olmadığını görüyorsunuz.

    edit2: bir şeyi kullanmayı tercih etmemek normaldir, bedenindeki bir organa dokunamamak normal değildir. burada daha açık yazamayacağım. tek diyeceğim bedeninize sahip çıkın, feminizm tam olarak budur.
  • ped kullanmak çok iğrenç. tampon kullanmak ondan da rezalet. bigün bi kurtarıcı gelmiş diyolar, o da şu: içine bi şey sokuyosun sonra hayatına devam ediyosun, o orada kanı biriktiriyo, sonra onu çıkarıyosun, artık nası çıkarıyosun orasını anlatmak istemiyorum, tahayyül etmeyi vicdanınıza bırakıyorum. yetmiyo, bi de onu yıkıyorsun. allahım lütfen canımı al da bitsin bu işkence. hani hatalı üretim erkeklerdi, biz neden her ay kanıyoruz ya?
hesabın var mı? giriş yap