şükela:  tümü | bugün
  • çünkü ülkesine, devletine bağlıdır. bir dönemin kaplancıları gibi ülkeyi dar-ül harp görmez. başlarındaki birbirini takip eden şeyhlerin hepsi yüzyılı aşkın süredir ülkesindedir, amerika’ya ya da başka ülkelere tüyüp orada cia’nın, mossad’ın kucağına oturmamıştır. bağlıları halktan insanlardır. darbe gecesi hepsi sokaktaydı, darbe sonrası demokrasi nöbetindelerdi. o gece kaç tanesi seve seve canlarını verdi.

    önceki şeyhlerden muhammed diyauddin, 1. dünya savaşında talebelerine komutanlık yapmış ve “vatan müdafaası tüm ilimlerin üzerindedir” demiştir. belican mevzilerini ruslara karşı savunurken bir kolunu kaybetmiştir. atatürk tarafından, gösterdiği kahramanlıklardan dolayı yazılmış bir teşekkür mektubu bulunmaktadır.
    o tarihten beri bu ülkede olan bu silsile, şimdiye kadar ülke yönetimine oynamamış,hiçbir yönetime baş kaldırmamıştır.

    ihtiyaçlarını kendi bünyesinde ve ticaretten sağlamıştır. okuttuğu çocuklar ülkenin çeşitli yerlerinde islam ilmi ve fıkhını yaymaktadır.

    kimsenin yaşam tarzını eleştirmemiş, karışmamıştır. fakat son dönemlerde acımazsızca olası bir terör örgütü adayıymış gibi lanse edilmeye çalışılıyor. ağıza alınmayacak galiz küfürler edilerek asılsız söylentiler üzerinden acımasızca eleştiriliyor.

    daha önce de bazı entrylerde belirttim, şeyhin lüks ve safahat düşkünlüğü yoktur. 2018 yılında mercedese biniyor olması eğer bir insanın lüks düşkünü olduğunun delili ise bunu ortaya atan kafaya yazık, almanya’da düz işçide bile mercedes jip var. istanbul sokakları mercedesten geçilmiyor. aracın arkasında koşan insanlara bakıp “bu neyin kafası” diye düşünen arkadaşlar, bunu biraz da muhabbete yorsalar daha sağlıklı düşünürler. şeyh kimseye aracın arkasından koşun demiyor, bilakis rahatsız oluyor ama insanlar günlük yaşamın zulmetinden öyle bunalmış ki oraya gittiklerinde muhabbetten yapıyorlar bunu biraz da mazur görmek gerek. zannediyorsunuz ki şeyh kendisine yapılan bu sevgi gösterilerinden çok memnun. değil kardeşim değil. ama ne yapsın, onca söylemesine rağmen insanlar gene aşırı sevgi muhabbet gösteriyorsa ve bunları yapan bazıları var diye topyekün bir oluşumu karalamak son derece yanlıştır.

    şeyhe atıp tutan, küfredenlerden bir çoğu bunu islam adına yapıyor. allah dururken neden bir insana yöneliyorsunuz diyorlar. diğer hayatı küfürden ibaret küfürbaz aymazlardan hariç tutarak bu arkadaşlara şu cevabı vereyim, şeyhin misyonu kişiyi dünya ve şeytanın elinden alıp allah’a yönlendirmektir başka bir misyonu yok. şeyh kimseye bana tav olun, varınız yoğunuz ben olayım demiyor. bilakis orada toplu şekilde allah’a tövbe ediliyor yeni bir sayfa açılıyor, birliktelikten güç sağlanıyor, eğer yalnız olursanız eski günahkar yaşamınıza dönmeniz kolay olur, birlik olursanız güçlü olur ve tövbenizde sebat edersiniz. olay bu. sen tek başına takılmak istersin, o birlikte olmak ister, kişisel tercihtir saygı duymak gerekir.

    şeyhe ne gerek var diyen arkadaşlara hitaben; evet bir insanın allah'a kul olması için şeyhe ihtiyacı elbette yok. allah kulunun kendisine yönelmesinden memnun olur ve yolunu açar. şeyh olayı aslında bir usta-çırak olayıdır. şeyh sizi 7/24 kalben allah diyecek kişi şekline sokma yolunda bir ustadır sadece. ilişki usta çırak ilişkisi, duyulan sevgi ve saygı çırağın ustasına duyduğu sevgi ve saygıdır. şeyh her zaman “istikamet allah olacak, allah olmadan yapılan işin kıymeti olmaz, bizden bir şey beklemeyin allah’a yönelin, ondan isteyin, ona kul olun, ders alırsanız dersinize devam edin, allah'a yönelin, anlamlandıramadığınız bazı manevi haller olursa gelin sorun” diyor. inanmayan menzil orada, atlar gider sorar, ortamı görür.

    meleklere saman taşıtma, azraili dövme, karısını kızını şeyhe sunma planları gibi absürd, ucube, aslı astarı olmayan kıssalara itimat etmemek gerekir. yok böyle rezilce şeyler kardeşim, bunlar mistik hezeyana uğrayanların zırvaları. bunlara nasıl inanıyorsunuz hayret ediyorum, hiç mi demiyorsunuz ki yahu acaba bu doğru mudur, hakikaten böyle şeyler olmuş mudur?

    bir taht olayı atıldı ortaya, ben orada değildim ama hatırladığım kadarıyla o gencin o gece düğünü vardı, gene bazı işgüzarlar tarafından öyle bir merasim planlanmış, o da kırmamış oturmuş hatta kendisi de gülüyor olaya, yoksa tanırım kendisini yok öyle kimsede bir taht merakı, saltanat sevdası arkadaşım.

    fevzeddin isimli zatın "gavsın evlatlarına dahi köle olmamız gerek" dediği video alındı, sanki tüm insanlar gavsın evlatlarına köle olmalıdır şeklinde yedirilmeye çalışıldı. halbuki orada kendi gibi akranları ile sohbet esnasında çekilmiş bir videodur umuma söylediği bir söz değildir. söylediği "gavsın üzerimizde öyle hakkı var ki, değil kendisine, evlatlarına bile köle olsak hakkını ödeyemeyiz" şeklinde bir sözdür. açın tekrar dikkatle izleyin.

    insanların orada keriz gibi çalıştırıldıkları yalandır. orada yapılan tüm işler erbabınca ve ücret mukabili yaptırılır. eğer siz çıkar da ben de bu işi yapıyorum yardımım olsun derseniz, ya da ben bu işten anlamam ama elim alet edevat tutar ben de yardımcı olayım derseniz kimse de size hayır demez. çalışma kampı değil orası kimse zorla bir işte çalıştırılmıyor.

    ticaret yapıldığı doğrudur. zamanımızda maddiyat olmadan kimseye hiç bir fayda sağlayamazsınız orası bir gerçek. hadi sen evini zar zor geçindiren birisi olarak bir öğrenciye burs versene? acımasızca yapılan ticarete laf atılıyor, zannediliyor ki kazanç şeyh ve evlatları arasında bölüştürülüyor ve sefahat içinde yüzülüyor. o işlere bakan denetime açık koskoca bir vakıf var yahu, hesap kitap, kazanç, gelen giden, verilen vergiler, neyin nereye ne kadar harcandığı şeffaf bir şekilde ortada, iftira atarken dahi biraz insaflı olmak gerek. peygamberimiz dahi ticaret yapmıştır. ticaret yapmasın da ne yapsın peki? millete el mi açsın?

    insanların canı fetöden yandı. menzilden de kaç kişi o gece canını verdi. ama ortada bir fetö belası var diye her yere sarmanın bir getirisi yok. bir kişiyi tanımadan, misyonun dinamiklerini bilmeden küfretmek en kolayıdır ama yanlıştır, insanlar arasında nefret tohumları eker ve kamplaştırır. günlerdir buralarda galiz küfürler ederek farkında olmadan kamplaşmayı tetikliyorsunuz, istenen de bu zaten, her zaman diyorsunuz ki bu ülke insanını ayrıştırmaya kamplaştırmaya çalışıyorlar, ama siz bu tezgaha gelerek buna alet oluyorsunuz, bazı akılcı eleştiriler haricinde görülen hep küfür hep küfür. adam mesaj atıyor direkt küfürle giriyor mevzuya. bu şekilde nereye varacaksın?

    edit: "akp gitsin görürüm devlete bağlılığı" denmiş. halbuki yukarıda söyledik ama kime? 100 yılı aşkın burada bu oluşum, bu zaman zarfında ne idareler gördü. inönü döneminde dahi isyan başlatmış değilken, adam hala akp gitsin görürüm devlete bağlılığı diyor. kolay gelsin.

    diğer küfrü misyon edinmiş suserleri kendi hallerine bırakıyorum. bunlar ancak küfretmeyi bilir. bu ülkeye sağlayacakları, katacakları tek şey var, o da küfür jargonunu geliştirmekten öte gitmez. bu güne kadar hangi yolunu şaşırmışa yol gösterdin, hangi günahkarın tövbe etmesine vesile oldun? hiç. ancak buradan küfredersin.

    edit: bu entry'i menzil'i hakikaten merak eden, acaba söylenenler doğru mu diye düşünenler için bilgilendirici olması için girdim. kimseye bir şeyleri ispatlama gibi derdim yok, gerek de yok, sadece merak edenlere bazı ön bilgiler verdim. diğer ön yargılı küfürbazlarla işim olmaz. adamlara bu oluşum 100 yılı aşkındır bu topraklarda, bir kere başkaldırı planları girişimleri olmamıştır diye delil gösteriyorum, hala "fetö'de öyle diyordu" diyor. fetö dediğin pensilvanya'ya amerika'ya uşaklığa gitti, menzil burada arkadaşım, rahat ol, eğer devlet yakalarsa bir çapanoğlu bak kimse kaçmıyor, çıkartır yargılar aynı adnan oktar'ı yargıladığı gibi.

    edit: bir suser güzel bir noktadan yaklaşmış;
    --- spoiler ---
    tamam terör örgütü olmasın kabul ama gerekliliği nedir? biri bana açıklayabilir mi niçin böyle bir oluşum var? hangi sebeple şeyh diye adlandırılan bir insana bu kadar bağlılık? 500 yıl önce olsa anlarım. derim ki bilge biri insanlara dini öğretiyor. 21. yüzyılda, dinle ilgili ne bilmek istediniz de öğrenemediniz?
    --- spoiler ---
    amaç birlikteliğin tesisidir. peygamber efendimiz dahi birlikteliği övmüştür. okutulan çocuklar ülkenin dört bir köşesine islam ilmini kur'an hadis çerçevesinde yaymak için gönderilir. sen kendin de kur'an ve hadis okuyarak allah'a kul olabilirsin herhangi bir tarikata intisap etmek gibi zorunluluk yok, allah kimseye sen tarikata mensup oldun mu diye sormayacak. aksini iddia eden tarikat ehli olduğunu söylüyorsa dahi yanlıştır. ama tek başına olmak var, aynı yolun yolcusu arkadaşlarla birlikte yolda yürümek var. fetö'de öyle diyordu diyenlere tekrar söyleyeyim, fetö'nün başı pensilvanya'da kaçak kardeşim. menzil burada. her şeyi, yaptığı ticaret, verdiği vergi ortada şeffaf. çıkarsa bir kanunsuzluk, devlet alır yargılar. efendim akp varken yargılanmaz diyenler uyanıkken kabus görmesin.

    edit: darbe gecesi sokaktalardı, kaç tanesi canlarını verdi diyorum, adamın verdiği cevap: "daha kötü işte, yönlendirmeye açık insanlar bunlar" dan öteye gitmiyor. vallahi pes. adam ülkesi için çıkmış canını vermiş, çıkmayıp içten içe "oooh tayyip gidiyor, nasıl giderse gitsin ister fetö ister zetö farketmez" diye sevinenler utansın ne diyeyim ben şimdi bu arkadaşa?

    edit: bir sözüm de şu "yallah arabistana" cılara. ah canım benim sen ne şirin şeysin öyle, gel kucağıma gel. zannediyor ki bu ülkede bir tek kendi yaşıyor, ülkeyi geçtik dünya bunun etrafında dönüyor. adamın hiç bir karşıt görüşe, fikre, oluşuma zerre tahammülü yok. kaç tane menzilci şimdiye kadar sana yallah felan yere dedi? ben söyleyeyim, hiç. ama sen öyle bir insansın ki, kendinden başka hiç kimseye tahammülün yok öyle değil mi? bir gün bu irrite edici söylemlerinle birini çileden çıkartsan ve dalaşsan zeytinyağı gibi de su üstüne çıkıp mağdura yatacağından da zerre şüphem yok.

    edit: bir suser gene güzel bir noktaya işaret etmiş. diyor ki "menzilci son tahlilde şeyhini mi dinler amirini mi, tabiki şeyhini"..
    işte fark burada. menzili menzil yapan kıstaslardan birisi de, şeyh değil kim olursa olsun, söylenenin, yapılması istenenin islam akaidine uyup uymadığına bakılmasıdır. menzil ve fethullahçı kesim arasındaki en büyük fark budur.
    bakınız, fetö içerisinde eğitimli insanlar vardı. adam paşa, pilot, hakim, savcı, öğretmen vs. ama ne yaptılar, başlarının amerika'dan aldığı emirleri peygamber efendimizin emri diye deklare etmesini, videoda "peygamber efendimiz gelse ve fethullah artık sen inzivaya çekil dese, aksini yaparım" demesini dahi kabullendiler, bu nasıl önder ki peygamber emredecek, bu aksini yapacak demediler. ikbal ve dünya menfaatleri bir çoğunun gözünü kör etti. menzilde ise söylenen şudur; "eğer bizden size islama aykırı bir direktif gelir de yakamıza yapışmazsanız, ahirette biz sizin yakanıza yapışırız"... bu söz düstur olmuştur. menzilcilerde muazzam bir otokontrol vardır. sizler yapısını tam bilmediğiniz için menzil ile fetöyü aynı minvalde değerlendirerek baştan hataya düşüyorsunuz.

    edit: güzel bir noktaya daha değinen olmuş. diyor ki; "menzil bağlılarından eski kulağı kesik, bitirim bir çok kişi var. günü geldiğinde bunlar adamı infaz ederler"..
    menzilcilerin her semtte çay ocakları var bunları bulmak zor değil. gidin oturun bakalım size nasıl davranacaklar. tanımadığınız insanlar hakkında neden bu kadar ön yargı ile karar veriyorsunuz? bir menzilci için herkes potansiyel bir allah yolu yolcusu adayıdır, bu nedenle her kesimden insana güzelce yaklaşmak, kimsenin hayat tarzına üstüne başına karışmamak 1. elden emirdir. şahit olduğum olaydır, bir gün aşırı kalabalıktı ve görevliler insanları gruplar halinde toplamakta zorlanıyordu. görevlilerden biri yaşlı bir adamın kolundan sanırım biraz sertçe tuttu o izdihamda, şeyh hemen müdahale etti ve o görevliye "sen yapamıyorsun incitiyorsun insanları, bırak yapma" dedi. kaldı ki bu kişi infaz emri verecek öyle mi?

    edit: bir sözüm de "menzil terör örgütünü aklamaya çalışıyor" diyen uyanık, basiret sahibi, ileri görüşlü suserlere. ortada bir terörist faaliyet var da biz mi göremiyoruz? bu arkadaşlar kafalarında bir terör örgütü prototipi oluşturmuş, menzil'i de ortasına koymuşlar. yukarıda da belirttim, entry girmekteki amacım orada ne oluyor diye gerçekten merak sahibi olanlara ön bilgi vermek, yoksa sizler gibi kafasında olayı kurgulamış yargıya varmış, küfretmeyi hayat felsefesi edinmiş, kendisi gibi düşünmeyen hiç kimseye tahammül edemeyen kişilere bir şeyleri aklamak gibi bir niyetim yok, gereği de yok, zaten ortada aklanacak bir şey de yok. vakıf orada, hesapları da ortada denetime açık. heyecan yapmayın küfürlerinizi kendinize saklayın, yazının hedefi sizler değilsiniz, yazının hedefi konu hakkında samimi olarak merak sahibi olanlar. her şey meydanda, kaçan yok, ülkenin savcısı polisi var, varsa yasalara aykırı bir durum el koyarlar sen rahat ol.

    edit: atatürk'ün rus harbinde gazi olan menzil silsilesi şeyhlerinden muhammed diyaüddin'e gönderdiği teşekkür mektubunu merak edenler olmuş onu da ekleyelim şuradan ulaşabilirsiniz
  • akp devletten gitsin görürüm ben onların devlete bağlılığını. devleti emerken bağlanmak güzel tabi.

    edit: başlığı açan zat bir editinde bize değinmiş. savunması şu, aslında bu konuda bana küfürlü mesaj gönderen yandaşlarının da hakkını yememek lazım, bu cemaat akp döneminde var olmamış dolayısıyla akp dönemi ile ilişkilendirilemezmiş. eğer dürüstseniz müritlerinin ya da mensuplarının bakanlıklarda yürüttüğü faaliyetleri yazabilecek cesaretiniz var mıdır? bunlar akp döneminde yerleşmedi mi buralara. bazı bakanlıkları fiilen yönetmiyorlar mı? ayrıca bu cemaat devlet organları tarafından izlenebilmekte midir? istihbarat birimleri tarafından bu cemaatin devletteki faaliyetleri izlenebilir mi? maliye bakanlığı bunların elemanlarını, şirketlerini denetleyebilir mi? el cevap: denetlenemez, izlenemez. zira bu cemaatler kanser gibidir. bireyi birey olmaktan çıkarır. menzil'in de devlet içerisinde denetlenemeyen tüm faaliyetleri en azından "terörist faaliyet" şüphesini hak eder. kimse bana çay ocaklarına gidin, masum insanlar demesin. aynı şeyler süleymancılar için ve aynı yoldan giden cemaatlerin hepsi için geçerlidir.
  • "şeyhleri yüzyılı aşkın süredir ülkesindedir" dendiğine göre bu gavs bey ölümsüz olmalı.
  • bakanlıklara muhtemel terörize insanlarla sızmak şüphesiz ki tarikat terörizminin hazırlıklarıdır.
  • devletine bağlıymış mış, bu devirde hala bir tarikata inanacak/bağlanacak malı başka ülkede bulamazlar zaten.

    normal yani bu ülkeye bağlanmaları. sizin gibi sağılacak keriz olduğu sürece daha çok bağlanırlar.
  • ne istediniz de vermedik cumlesinde verilmeyen bir olgu olsun o zaman gorelim gavs bey ve ekibini
  • anlaşılması gerekenin isminin ne oldugu onemli degil, cemaat ve dini oluşumların kitlesel silaha dönüşme ihtimalidir. ve bu ihtimal her türlü koşulda cok yuksektir. biat kültürü toplumu ateşe sürükler. birey olmanın sorumlulugundan kaçarak, tembellik yaparak ülkeye bir katkı saglanmaz. her şart ve ihtimalde yok olması gereken, büyümemesi gereken bir topluluktur bu da diger dini topluluklar gibi. hatta en cok da bizim toplulumuzun hassasiyet gostermesi gerekiyor bu konuya.
  • menzil bir terör örgütüdür