şükela:  tümü | bugün
  • kendisinin siyasi danışmanlarından dr mehmet fatih doğrucan tarafından ortaya konulan, manifesto niteliğindeki umut ışığı.

    meral akşener'li yeni oluşum ve sorunlara çözüm algısı...

    öncelikle değişimsiz bir 15 yılın ardından oluşan siyasal körlük ve kendisinden olmayanlara karşı gerçekleşen şımarık bir iktidar nevrazması bazı sorunlar yumağı ve çözüm arayışlarını sosyoloji gereğince zorunlu kılıyor. ancak bu sosyolojinin bir de yeni oluşum çerçevesinden bir takım beklentileri var. bunları maddeler halinde sıralayalım.

    1- etnik sorunlar

    türkiye cumhuriyeti kabul etseniz de etmeseniz de, etno-politik tarafsızlık ilkesi olamayacak kadar baskın bir milliyet ülkesidir. ağırlıklı olarak türkmen nüfus çevresinde şekillenen türk kimliği. baskın karakteri oluşturur. ancak bu genetik veya sosyal üstünlük veya farklılık olarak algılanması gereken bir durum değildir. sadece sosyolojik ve kültürel bir realitedir ve bu realite (türklük), sahip olduğu medeniyet kodları gereğince, diğer halklarla da ayrımcılığa müsaade etmeyecek olan yeni siyasal oluşum arayışına girmiştir. o halde yeni oluşum kesinlikle türkler ve kaderini türkler ile birleştirmekten çekinmeyen diğer halklar çerçevesinde vücuda gelecektir. türkiye bu açıdan türkler ve kaderini kendisiyle paydaş kılan diğer halkların istiklal ve onur vatanı olarak tecelli edecek bir medeniyet sahasını, tarih'te olduğu gibi yeniden tanzim edecektir.

    2- ekonomik sorunlar

    öncelikle abd'nin rus ekonomisini boğmak için son 15 yıldır uyguladığı düşük petrol pratiği, akp hükümetine denk geldi, böylece petrolde dışa bağımlı bir ülke olarak petrole daha az para harcadığımız için ekonomik refah elde ettik ve bunu sadece inşaat ve rant ekonomisinde tükettik. duble yollar ve ulaşım politikasından başka bir de artık önemi kalmayan sağlık reformları dışında elde kalan yeni bir başarı yok. mesela fatih koç un da ifade ettiği gibi 1940 teknolojisiyle kullanılan röntgen cihazlarını üretebileceğimiz ve 3. dünya ülkelerine satabileceğimiz tesisler kurabilirdik. sağlık endüstrisi alanında yapacağımız atılımları kaçırdık. zaman içinde endüstriyel tarım yapabilecek ar-ge fırsatlarını kaçırdık. öncelikle rant ekonomisinden ülkeyi kurtarabilecek yeni pazar arayışlarını, kültrel ve tarihi bağlarımız olan ülkelerle birlikte başlatacak ab ekonomisine uyumlu küresel ekonomi için hinterlandımızın ekonomik eksikliklerinden kendimize inovasyon yaratacağız. üretim temel prensiptir.

    3- dini sorunlar

    aslında batı sirkulasyonunun kendi travması, materyalist ve pozitivist kültür ile gerçekleşen uluslaşma sürecinden sonra ortaya çıkan genetik ırkçılık ve buna dayalı ayrımcılık sorunlarıydı. ancak doğu toplumlarının uluslaşma süreci kesinlikle idealist hatta spirutalist bir kültür algısı üzerinde yükseldiği için buradaki en büyük ayrımcılık sorunu siyasi değil dini sebeplere dayanmaktadır. yani ırkçılık büyük bir sorun olmaktan ziyade mezhepçilik daha kapsamlı bir problem arz etmektedir. bu sebeple yeni oluşum bu sorunları yani avrupa için ortaçağ denkleminde kalan mezhepçilik sorunlarını kucaklayabilecek algı birikiminde olacaktır...

    4- eğitim sorunları

    genç nüfusun üretime katılamadan öğrenilmiş çaresizlik içerisine düşerek, eğitimli bir birey olarak mücadele etmesi gereken sahaları belirlemek yerine yarı-eğitimli bir birey olarak suskunluk sarmalı'na katılması, en büyük handikaplardan ve kesinlikle gelişimimiz açısından anti-demokratik yarınların sebebi olacak kadar bariz:.. o sebeple atılımcı eğitim kültürü açısından kısa zamanda uzmanlaşmış insan kaynaklarını elde edebilecek bir eğitim kültürü yaratabilmek esastır. 5 yaşındaki bir çocuğun sezgisel olarak algoritmatik bilgisayar kullanabildiği ve oyun oynayabildiği dijital çağ içerisinde daha draje ve hızlı eğitim kültürünü düşünebilmeli, yüksek öüğrenimde uzmanlaşma için daha genş bir perspektif yakalayabilmeliyiz. yani ortaöğretim süresi kısalmalı araya uzmanlık ve meslek eğitimi girmeli, üniversite eğitimi bunların üstüne gerçekleşmelidir.

    5- cinsiyetçilik

    milliyetçi çekirdek etrafında şekillenen yeni oluşum, milliyetçiliğin cinsiyetçilik olmadığını ve cinsiyet tasnifinin centilmenlik kuralları dışında olmaması gerektiğinin medeni bir tezahürü olacaktır.

    6- cumhuriyet meselesi

    yeni oluşum polemik ve safsataya dayalı, kişisel görüşler üzerinde yükselen ve çıkar elde etmeye yönelik olarak kullanılan her tip tartışmayı yok saymakta ve red etmektedir. mesela osmanlı-cumhuriyet çekişmesi bu tip bir polemiğin ucuz taraftarlık kodlarını barındırmaktadır. bu sebeple yeni siyasal oluşum, osmanlı'nın son döneminde gerçekleşen reformların, cumhuriyet prensiplerini oluşturan temel tarih gerekçeleri olduğunun farkındadır. cumhuriyet'e ait adli teşkilatın ıı. mahmut döneminde, banka'nın abdülmecit, parlamento ve milli eğitim sisteminin fenni biçimi abdülhamit döneminde inşa edilmişken milli ordu ise ittihat döneminde vücuda gelmiş ve osmanlı'nıun son subaylar ve vatandaşları tarih seonucuyla cumhuriyet ilan etmiştir. yeni siyasal oluşum bu safsataları ortadan kaldırabilecek irade ile gelecektir.

    kaynak.
  • görüş olarak chp'nin kuruluş çizgilerine yakın birisi olarak kendisine oy atabilirim. hakkındaki fetöcü imalarına televizyona bağlanarak yaptığı açıklamalar gayet tatmin edici. delikanlı kadın. yanına ümit özdağ'ı, sinan oğan'ı koray aydın'ı aldığında çok iyi bir çekirdek kadro kurmuş olur. hali hazırda mhp'nin %8 oyuna sahipler zaten. %2 de chp'den ve akp'den kırpacaklardır.

    tabi ülkede seçimde hile olduğu için %9.9 ile baraj altında bırakılıp oyları heba edilebilir. ancak mevcut meclisteki 4 parti de oyu hak etmediği için oy atılası partidir.
  • türkiye'nin var olan aslında en önemli sorunu arge ve bilime önem vermemesi ve vizyonsuzluktur.

    etnik, dini vs. gibi problemler oy için çözülebilecek meseleler olsa da; akp döneminde dünyanın değişimine ayak uyduramadığımız gerçeğini değiştirmez.

    ben eminim ki pigmelerin dini veya etnik sorunları yoktur. ama çüklerine huni takarak dolaşıyorlar. veya suudi arabistan halkı dini problemleri olduğunu düşünmüyordur ama sanayileri yok.

    meral akşener, konvansiyonel siyasette türkiye için şans olsa da; bilim ve teknoloji çağında bir kez bile bu konulara değinmemiş olması beni üzüyor. hatta bu konuyu sorun olarak görmemesi veya işte başka başlıklar altında genellenmiş olması bile aslında benim bu gece kabuslar görmeme sebep. çünkü yeni bir oluşum, ama hep eski söylemler. ben 37 yaşındayım ve en az 20 senedir siyaseti takip ediyorum; farklı şeyler yok. hep aynı.

    kendisini ve oluşumunu destekliyorum, ama sanal paraların dolaştığı, vr*nin pik yaptığı, microsoft'un hologram teknolojisine milyar dolar yatırdığı, hadron çarpıştırıcısının verilerinin incelendiği, başka ülkelerin marsa koloni kurmayı düşündüğü, elektrikli hatta insansız arabaların yol aldığı, uzaya turistik gezilerin planlandığı, vidyo oyun sektörünün milyarlarca dolara dayandığı bir ortamda sadece eğitim değil; aynen atatürk gibi konularında uzman profesörlerin çağırılacağı ve türk üniversitelerindeki atanmış profesörlerin durumlarının tekrardan inceleneceği devrim niteliğinde bir şeyler yapmak gerekiyor.

    eğitim sorunu diye geçilecek bir problemden ziyade; türkiye'nin resmen geri kalmışlık sorunu vardır.

    patent üretemeyen, teknolojik alet üretemeyen bir ülke konumundayız ve içerisinde bulunduğumuz yüzyılda bizi devlet olarak epey gerilere atıyor. teknoloji bizden uzaklaşıp, diğer devletlerle aramızdaki "çağ", "çığ" gibi büyüdükçe de akp gibi, rte gibi kimsenin sallamadığı bedevi durumuna düşüyoruz.

    evet din, eğitim falan öncelikli konular; ama arge ve vizyon konusunda bir şeyleri bir an evvel yapmazsak memleketin resmen sonu geliyor.
  • ben meral akşener'in haziran seçimlerinden sonra kurulacak geçici hükümete türkeş ile birlikte bakan olarak davet edildiğini biliyorum ve bu bana onun fetullahçı olmadığına inanmam için yetiyor.

    hepimiz biliyoruz ki eğer fetullahçı olduğuna dair en ufak bir emare, delil, bulgu olsaydı o davet yapılmazdı.
    ayrıca sonradan anladık ki o teklifler aynı zamanda akp'ye transfer ve başbakan yardımcılığı teklifi imiş.
    şimdi ne söyleseler boş.

    zaten akp'lilerin elaleme fetullahçılık yaftası yapıştırması biraz şey oluyor açıkçası.

    ha unutmadan, güçlendirilmiş cumhurbaşkanlığı sistemini ilk zikreden ve uzunca bir süre tek zikreden kişinin bizatihi fetullah gülen olduğunu biliyor muydunuz?

    (bkz: salahiyeti genişletilmiş cumhurbaşkanlığı)

    her yere atarlanan cumbabamızın da açıktan islam düşmanlığı yapan trump'a pek sesi çıkmıyor. avusturya'ya, almanya'ya filan taktı kafayı. sanki gülen'in malikanesi pensilvanya'da değil köln'de.

    demek istediğim, gülen oyun dışı kaldı ama ajanda işliyor. hatta gülen feda edilerek program hızlandı ve kaybedilen zaman telafi edildi. tavla gibi değil de satranç gibi düşünün.
    erdoğan'ın büyük ortadoğu projesi eşbaşkanlığından istifa ettiği ya da azledildiğine dair bir haber gördüğümü de hatırlamıyorum.

    (bkz: rte'nin bop'un eşbaşkanı olduğunu itiraf etmesi)

    15 temmuz olmasaydı cumbaşlık sistemine geçilebilir miydi?
    amerika 80'lerden beri türkiye'ye kurumları zayıf, kişilere bağlı, yarı demokratik tek adamlıkla yönetilen islamist bir ortadoğu ülkesi olmayı uygun görürdü ve bunu sonunda başardı.
    bir sonraki adımını endişe ile bekliyoruz.

    (bkz: 400 vekil verin ve bu iş huzur içinde çözülsün)

    ben, amerika'nın yıllarca hizmetinde kalmış, ülkenin başına örülmemiş çorap bırakmayan, kıymeti kendinden menkul, çocuk yaştan itibaren elpençe divan devlet düşmanlığıyla yetişmiş, mega cahil, sonradan araları bozulsa da bir dönemin tescilli fetullahçılarındansa;

    omurgasını dincilerin yerine milliyetçilerin oluşturduğu, yusuf halaçoğlu, ümit özdağ gibi vatan sevgisi su götürmez insanların bulunduğu bir merkez sağ oluşumu tercih ederim.

    kişisel siyasi görüşüme göre buna kötünün iyisi demem lazım ama onu bile diyemiyorum.

    bu oluşuma kötünün iyisi demek, bok akan derede şelaleye doğru sürüklenirken iskeleye çıkıp keşke bir de tabure olaydı da ayakta kalmayaydık kötünün iyisi oldu, demek gibi.
  • (bkz: #70069917)
    seçim kazanılamazsa hiçbir sorun çözülemez.