şükela:  tümü | bugün
  • baklagillerden besin degeri yuksek, ufak ve yassi bir yiyecek
    nefis corbasi ve yemegi olur
    kirmizi ve yesil modellerde mevcuttur
  • gawur bunu bilir mi bilmiyorum ama 80'in sonlarını "yaşamış" olan yurdum insanı mercimeği asla kafasından silemez. ülkede mercimek rekoltesi had safhadadır, bi şekilde tüketmek zorunludur, yoksa elde patlicaktır; devlet ortaya çıkar ve bi program hazırlanmasını emreder... bunun uzantısı olarak trtye çıkan bi kadın, hergün akşam "mercimekli sohbetler" serisinde orhan gencebay'dan-feliçita ismail'e kadar türlü konuklarla "mercimeğin içeriği, değeri ve hayatımızdaki yeri" konulu sohbetler yapardı ve en az iki mercimek yemeğiyle bitirirdi programı, mercimekli doğum günü pastasından, mercimekli ekmek, mercimekli mercimeğe kadar bi dolu tarif vermişti hatta bununla da kalmamış, içkinin yanında çerez olarak mercimek iyi gider, mercimekleri üstüste dizmeye çalışarak çok keyifli bir oyun oynayabilir, boşça vakit geçirebilirsiniz gibi önerilerde bile bulunmuştu.

    halk o kadar çok kaptırmıştı ki kendini, herkes mercimekli bişiiler yapmaya başlamıştı, e artıyodu tabi, bütün komşular birbirlerine "mercimekli artık"larını gönderiyodu...

    şimdi bu durum patateste hasıl, ilgiyle bekliyoruz.
  • bir bitki (lens esculenta).
    mercimekli borek vardır, yaptırılır, arkadaslarla paylasılır, yedirilir, berenice eger okursa bunu canı cektirilir.
  • argoda, fırına verilince ucu zigişe giden ilişki anlamına gelir..
  • askerde bolca yesil modeli cikar ve karasimsek olarak adlandirilir.
  • yüksek protein değerine sahip bakalagil.
    ayrıca: (bkz: osurtan sebzeler)
  • simsiyah olmamasi icin demir kasikla karistirilmamasi gereken yiyecek.
    pisirilirken daima tahta alet edavat kullanilmali
  • fakir zamanlarinizda pisirirsiniz. hapishane yemegi de denir. yesil mercimegin icine biraz patates ve havuc da eklerseniz, yenebilecek bir karisim elde etme ihtimaliniz vardir. fazla pisirirseniz bulamac haline gelir. bir elinizi belinize dayayarak ve bir dogu bloku ulkesi yemekhane gorevlisi edasiyla 'siradaki!' diye bagirarak tabaklara servis yaparsiniz. evinizdeki ac insanlari doyurmus olursunuz boylece.
  • hindistan'in bircok yoresinde, mercimek kumesi altinda toplaniveren 6 cesit mercimekgil ( moongdal'indan tutun, uratdal'ina vs) cesitli baharatlarla - ben diyeyim zerdecal, siz deyin zencefil- uzun uzadiya pisirilip, sokaktaki adamin en onemli besini haline geliverir, kisaca dal adi altinda toplanir bu yemekler. bir hintli arkadasimin annesinin elini opmeye gittigimde yine bir klasik sukran gunu hic unutmam, anjoo teyze mis hint kumasindan entarisinin kenarini eline alip, tam da didaktik bir sekilde, "bati mutfaginda tavuk neyse, bizde de mercimek o'dur demisti mutfaktan gelen zerdecal zencefil karisimi kokudan bayilakalirken ben.

    hayir bati mutfagi dedigimiz o arzunun belirsiz nesnesinde tavuk ne simgeliyor bilemiyorum, ama anladim galiba anjoo teyzeyi, zengininden fakirine hickimsenin sofrasindan eksilmeyen demirbas anlaminda soylediydi kadin herhal. boyle bir guzellik iste mercimek, iyi ben de afiyet olsun diyerek bitireyim bari.