şükela:  tümü | bugün
  • arkadaşımın yaşadığı emek sömürüsünü paylaşıyorum. okuyun okutun.

    ''medyadaki gerici kuşatmayı yaracağız'' iddiasıyla yayın hayatına devam eden abc gazetesi'nde yaşadığım emek sömürüsünü anlatmak istiyorum.

    sürekli hak, hukuk söylemleriyle muhalif basında kendisine yer edinmeye çalışan, işçi ve emek kavramlarını ağzından düşürmeyen merdan yanardağ, emeğin karşılığını verme sırası kendisine geldiğinde türlü yalan ve iftiralarla kendi sömürü düzenini oluşturmaktan çekinmedi. kurduğu bu sömürü düzeni içinde çalıştığım kısa süre boyunca (sektör içerisinde olanlar merdan yanardağ'ın kişisel tutumunu bilecektir) başıma gelen bazı olaylar var.

    ***öncelikle izin konusu; çalıştığım bir buçuk aylık süre boyunca zaten haftanın altı günü çalışıyor olmama rağmen izinlerimden feragat ederek yeri geldi yedi gün
    çalışırken, mesai saatleri konusunda da çoğu zaman fedakarlık yaparak fazladan çalıştım. (ki bu fedakarlıklar henüz anlatacaklarımın yaşanmadığı dönemde gerçekleşiyordu ve ben de duyduğum güven dolayısıyla sorun etmedim)

    ***maaş konusunda da bir haftalık deneme süreci sonrasında sigortamla beraber maaş ve yan haklarımın başlayacağını konuştuk ama 200 tl dışında herhangi bir
    ücret alamadım. çıkmama neden olan kavganın yaşandığı günden sonra maaş konusu tekrar gündeme geldiğinde ilk defa merdan yanardağ'ın yalanlarıyla karşılaştım.

    *** kavga ve işten çıkışım 19 mart günü yaşandı. sabah saatlerinde sisteme giriş için bize yardımcı olmakla görevli olan ve aynı zamanda merdan yanardağ'ın
    yeğeni olan şahıstan şifre istedim. şifreyi aldıktan sonra öğlen saatlerinde yanıma geldi ve herkesin gözü önünde geçerli hiçbir sebebi yokken hakaretler savurdu ve tehditvari bir şekilde dışarıya çağırdı. ben dışarıya çıktığımda ise üstüme yürüdü ve dövmeye kalktı. bizimle beraber dışarıya çıkan bir arkadaşım araya girerek engelledi. bu olay sonrası apar topar ofisi terk ettim ve işten ayrıldım. aradan bir iki saat geçtikten sonra olayı tatlıya bağlamak amacıyla mesaj atarak hatasını kabul etti ve beni sakinleştirmeye çalıştı ben mesajlara cevap vermedim.

    *** işten ayrıldıktan birkaç gün sonra hakkım olan ücreti alabilmek için merdan yanardağ'ı telefonla aradım. görüşmemiz sırasında olayı ofistekilerden dinlediğini
    ve hatanın bende olduğunu söyleyerek aklınca bir sürü nasihat verdi. (ofisten arkadaşım ise tam aksine olaya şahit olanların beni haklı gördüğünü söyledi)
    maaş konusunda gelince ise anlaştığımızın aksine deneme sürecinin 1 ay olduğunu ve maaş vermeyeceğini ancak kısa süreli bir tartışmadan sonra beni mağdur
    etmeyeceğini ve harçlık vereceğini söyledi. yani burada bahsettiği benim hakkım değil, sanki onun bahşettiği küçük bir miktar. bunu kabul etmeyeceğimi ve gerekirse hukuki yollara başvuracağımı söylediğimde ise sesini yükseltti, onu tehdit ettiğimi ve maaşımı ısrarla vermeyeceğini tekrarladı.

    bir süre sonra arabuluculuk başvurusunda bulunmama rağmen, arabulucu avukatın söylediğine göre ''benim konuşacak bir şeyim yok'' diyerek görüşmeye gelmedi.

    kanıt :

    çalıştığıma dair kanıt

    2.kanıt

    abc gazetesinde aynı dönem çalıştığımız ve merdan yanardağ ile benzer problemleri yaşayan eski mesai arkadaşımın twitter adresinden yazdıklarını da paylaşıyorum.