*

şükela:  tümü | bugün
  • sanki dusecekmiscesine bi sonraki basamaga bakarlar ... yan yan inerler merdivenlerden ... artik etek giydigindenmidir yoksa nazik gorundugundenmidir bilemiyorum ... ama inerken dizler yukari cekilir ve ondeki basamagin en dibine adım atılir ... gozler basamaktan hic ayrilmaz ... merhaba bile diyemezler ...dusme korkusu hat safada oldugundan olsa gerek ... plazalarda oldukca fazla sayida bulunurlar ...
  • eger yere bakan yurek yakan kadinlardan* değillerse buyuk olasılıkla gözleri bozuk olduğu halde gözlük takmamak için direnen kadınlardır.
  • kucukken bakkaldan donerken, elimdeki salat*i dusurup patlatmıstım. butun apartmani batirdim. bide merdivenlerden inmeye kalkinca dusup her yanımı morarttım. buda yetmezmis gibi annemden bi guzel sopa yedim. o gunun acisini hic unutmadigim gibi, en buyuk fobim merdivenlerden dusmektir. onun icin inerken onumdeki insanin omuzlarina tutunurum, basamaklari sayarim, trabzanlara yapişirim. çok dik ve dar ise merdiven, galata kulesi ve rumeli hisarindaki gibi geri geri inerim. korku iste, insana neler yaptırıyor.
  • yürürken yere bakan hatunlar merdivende de çok komik gözükürler.. şirin diyelim..
  • karizmanin allahi olduklarina inanan modelleri de mevcuttur. kafayi one egmek, saclari da yana dusurmek suretiyle, bir agirlikla inerler merdivenden, az bi sallanarak. elleri boyle zamanlarda cogunlukla ceplerindedir. hayatin her alaninda, bulunduklari her mekanda karizma yapmaya gonul vermis ilginc insanlardir.
  • arkasina bakarak inmeye calisanlardan daha uzun yasadiklari tespit edilmistir..
  • yukarıya bakarak inmeye calisanlardan daha uzun yasadiklari tespit edilmistir..
  • büyük bir yanlışa sürüklenenlerdirler. şöyleki; koordinasyon ve tansiyon açısından vücut, gözler ufuk çizgisine -10 derecelik bir açıda iken seyirtirilmelidir.. ancak daha vahim bir durum için;
    (bkz: el cepte merdivenden inmek)
  • vakt-i zamanında annemin magazinlerini okurken, bir hanımefendinin merdivenden inerken önüne değil de karşıya bakmasının hem adab-ı muaşeret gereği olduğunu hem de daha zarif bir görüntü verdiğini okumuştum. bu magazinin yayın tarihi de 1970 filan. neyse, hemen aklıma türk filmlerinde, köşkün merdivenlerinden inen hülya koçyiğit geldi. o da öyle merdivenden karşıya bakarak, son derece zarif bir şekilde iniyordu.

    yine aynı magazinde, merdivenden düşmekten korkmamamızı, biraz alıştırma yaparak bunu başarabileceğimizi, üstelik bir elimizle trabzana tutunmanın hiçbir mahzuru olmadığını söylüyordu. ama trabzanı zarif bir şekilde tutmalıymışız. sıkı sıkı sarılmak ayıp kaçarmış.

    ben ozamanlar ufağım tabi, liseye filan gidiyorum. okudum ve özendim. ama müstakil bi evde oturuyoruz. merdiven çıkma imkanım var evet ama, alıştırma yapamam. dayım kızar bütün gün tıngır tıngır tıngırdama diye. okulda desen hiç olmaz, herkes alay eder.

    neyse, herhangi bir sebepten istanbula gelmiştik biz. yenibosna üstgeçitten geçerken, aklıma geldi karşıya bakarak inmem gerektiği. karizmatik olayım zarif görüneyim derken üstgeçidin merdivenlerinden bir yuvarlandım, taaaa en dibe kadar düştüm. rezil olduğuma mı yanayııımm canımın yandığına mı. allahtan bitarafım kırılmadı. bikaç burkulmayla atlattım. insan ölür bile ordan düşüp.

    o yüzden, merdiveni önüne bakarak inen bağyanlar çok doğru bir iş yapmaktadırlar. bidaha o oldu benim mesela, hem önüme bakıyorum hem trabzanlara tutunuyorum. düşüp oramızı buramızı kırmamızın alemi yok.