şükela:  tümü | bugün soru sor
  • meriç olmanın neresi yanlış, bir kıza erkeklerin gerçek dünyasını anlatmak ve onun da erkek arkadaşı olacak hıyar ile ilgili şeyleri dosdoğru söylemenin neresi hata bunu anlamak mümkün değil.

    umut sarıkaya'nın eleştiride bulunması, bu açıdan onun kişisel olarak ezilmiş ve kompleksli bir yapına olduğunu gösterir sadece.

    evet, meriçlerden korkan erkekler sadece ama sadece kendine güvensiz, ezik kişilerdir. çünkü kıskançlıklarının hiçbir mantıklı tabanı yoktur. onlar sadece kız arkadaşlarının yanında kendileri gibi hödük insanlar olsun isterler. rakip yoksa dert de yoktur misali, göbeklerini kaşıyıp bira içerlerken kız arkadaşları da yanlarında dursun hep isterler.

    açık ve net bir şekilde kadınlara karşı iğrenç ve cinsiyetçi bir yaklaşımdır bu.

    o kız kendine azıcık bakmasa hemen ayrılma muhabbetleri döner, ama erkek kızın etrafında bir meriç olmadığı sürece rahattır, istediğini yapar.

    tabi kızlar için de aynı şey geçerli. bazı erkeklerin yanında dolaşan dost ayağı yapan kızlar yok mu, elbette var. ve kız arkadaşlar da bu kızları kıskanmıyor mu, kesinlikle kıskanıyor. ama işte bu da onların ezikliğini gösterir sadece.

    ben bir çok kişinin "meriçiyim", bu durumdan hiçbir zaman da rahatsız olmadım. yeri geldi erkek arkadaşlarını savundum dostlarıma, yeri geldi "ayrıl o çocuktan" dedim hiç gocunmadan. ayrılsın da bana kalsın diye de düşünmedim.

    umut gibi düz adamların tek düşünebileceği "ayrılsın da ben çıkayım" olduğu için, diğer tüm erkekleri de kendileri gibi sanmaktadırlar...
  • (bkz: #16973046)
  • ayhan akman stili futbol oynamak, orta sahadayken dönüp kalecisine pas vermek, atağa kalkamamak ama ben de burdayım demek için ortalıkta dolanıp durmaktır meriç olmak. kişi, diğer kızlar tarafından zararsız erkek çocuğu olarak kabul edilir, sanki onun bir cinsiyeti yokmuş gibi. kızlar ona karşı her lafına "canımın içi"ni, "tatlım"ı falan sıkıştırır ama gider başka oğlanlarla takılır. bizimkisi de giderek romantik abazan durumuna düştüğünü gördükçe kendine kızar ama elinden de bir şey gelmez. pek çok kez "seni seviyorum" lafını duymuştur karşı cinsten ama bunu diyenler hep dost ayağı çeker başrolümüzdeki çocuğa. o da yapabildiği tek iyi şey olan arkadaş olmaya sarılır, unutur resmen bir ilişki yaşamayı. o artık "barkın'a o konuda ben de kırgınım"cı olmuştur, kendini yolda çevirseler hemen cüzdanı telefonu verip kaçacak olan meriç arkadaşımız, biricik güzeller güzeli -kanka-sının sevgilisiyle kavgaya tutuşabileceğini gösterir. kız arkadaşlarının yaşam koçu gibi bir şey olur. ama yaptığı aslında rezaletten farksızdır.

    aslında uzaya giden roketin yakıt ünitesidir meriç olan bir çocuk. hatun, atmosferden çıkana kadar eşlik eder ona, alır gazı ondan. sonra da işi biter ve kor kapının dışına. sonuçta o kankalar günü gelince nişanlanacak, evlenecek bizimkisi de bir kalıp sabun ve avseq01'leriyle baş başa kalacaktır.
  • kadın kısmının hassas olduğu konuları öğrenip inanmasa bile o hassasiyetlere taraf olmak, bunu yaparken de içten görünmektir. (bkz: bir kadın için ilk olmak)
  • şöyle de mektuplar vardır kendilerine;
    (bkz: #21110094)
  • 5 senedir yediğim halt. ulan hakikaten bu mertebeye insan nasıl erişir, ne yapar da olur bilemiyorum! ama zamanla omuzlarda bir deformasyon, bir mutasyon meydana geldiğinden eminim... lise 1 talebesiyken başladı herşey.

    klasik senaryo, bir kız vardır, hoşlanırsın. lakin o başka birinden hoşlanıyordur. başta kendine de yediremezsin ama olsun canandır diye dinlersin denyo gibi kızın derdini... aslında buraya kitlen usta! burada erkekleri de tanımaya başlıyorsun, kendini bilmeye başlıyorsun bir nevi. kıza destek olayım, belki beri gelir diye biraz alçakça biraz da safça bir niyetle başlıyorsun dinlemeye... o anlatıyor sen dinliyorsun. senden yaşça büyük abuk sabuk bir adamdan bahsediyor kuvvetle muhtemel. hiç çaktırmadan dinliyorsun. olanca şaşırma, üzülme efektini serip döküyorsun ortaya. ama kaçırdığın bir ayrıntı var. omzunda ağlayan kız o esnada karşısına brad pitt çıksa siklemeyecek kızdır. seni de bir eşcinselden farklı görüyor mudur? sanmam... sanmazdım. taa ki lise 3. sınıfa gelip kız bana, "evvel zaman içinde sen de geldin benimle böyle böyle ilgilendin, o sıralar ben sana karşı farklı birşeyler hissetmiştim" diyene kadar. ah be canım... aradan iki sene geçmiş oldu mu bu yaptığın? olmadı. neden olmadı? söyleyeyim. çünkü o taktik öyle bir içime işledi ki, belki de hırs yaptım hani... gidip başkalarını da dinledim. ulan hatta zamanla erkeklere karşı efemine şekilde kin ve nefret beslemeye başladım içimde. ama kızların da zaaflarını çözdüm mü? çözdüm. bi boka yaradı mı? koy götüne rahvan gitsin. velhasıl böyle böyle meriç olunur zaman içinde.

    sene 2011 aylardan mart gelir, bir akşam telefonda ağlayan bir ses duyuyorsundur yine. artık uzman edasıyla cevaplarsın soruları, başını unuttuğun uzun cümleler de kurarsın, unutmasan da mühim değil ağlayan kızın kafası hiçbişeyde yoktur zaten. ama yine üçüncü kişisindir. yine brad pitt gelse değiştiremez durumu ki yaşlıdır da adam artık. çekine çekine meriç olduğunu kendine itiraf edip işi geyiğe vurdurursun. ama kanayan bi yaradır yemin ediyorum. ölümcül değildir bide öyle kanar... manyak mı ne?
  • bir kıza arkadaşlık etmekle pek alakası yoktur. kıza sinsice yaklaşıp içindeki art niyeti gizleyen adam meriçtir. yoksa sevgililerimizin bir sürü erkek arkadaşı var onlara bir şey demiyoruz, ama bazı orospu çocukları var ki kızın yüzüne gülüp arkasından küsküsünü sıvazlayan. onlara vereceksin odunu.
  • su an yanimda telefonda "ya acitan yorumlarin, bana saygi duymuyorsun, ben surekli deniyorum, beni gozardi etme" diye konusan kiza yazsaydim, bunu yapmis olurdum.

    "ben sana inanmiyorum."
    "yalan soyluyorsun demiyorum ama sana inanmiyorum.
    "dogru soyluyorsun ama sana inanmiyorum."

    benim kafami sikti asdfasdfdasfas adama allah kolaylik versin.

    edit: "artik seni dinlemiyorum" diye suratina kapatti. yanindaki kizla bakisip gulustuk biz de. canina okudu lan adamin, intihar etmediyse daha basina bir sey gelmez.
  • kız dostu olmaktır..

    evet, onları siz de yakından tanıyorsunuz. omzunda ağlanabilecek, teneffüslerde futbol oynamayı değil kızlarla voleybol oynamayı tercih eden, gay (eşcinsel) desen gay (homoseksüel) değil, çapkın desen çapkın değil; doğanın bizden intikamı erkekler..

    kız dostu erkekler..

    işte bugün artık bu kepazeliğe bir dur demenin vakti geldi!

    kız dostlarını nasıl tanırız?

    restaurant – cafe – bistro; bunlardan birinde sandalyeye götü koydukları anda ağızlarından iki kelime çıkar; sezar salata. sezar salata yoksa -ki %96 vardır- menüyü isterler; “menü nerede, sende mi brütüs?”

    dostlarına, yani kızlara sık sık ve çeşitli vesileyle hediye almaktan hoşlanırlar. her halükarda (bu dostu oldukları kız yıldız tilbe‘ye bile benzese) iltifat ederler. “yine çok spektakülersin” gibi.

    ekseriyetle kendilerine bir manita edinmez/edinemezler. her türlü ilişkide yancılıktan yanadırlar. üstelik yancı olmaktan keyif alıyor gibidirler.

    çok zor durumda kalmadıkça küfür etmezler, artistik patinajdan hoşlanırlar, ata sporu güreşe kuşkuyla yaklaşır, kıymalı kır pidesinden ölesiye tiksinirler.

    diyeceksiniz ki;

    işte bu şirin arkadaşların yüzeysel de olsa genel özellikleri bu minvaldedir. şimdi diyeceksiniz “e yani ricardo, bir erkeğin kız arkadaşı olamaz mı? ne ki şimdi bu?” cevap veriyorum; “olabilir.”

    sorunlar strikes back!

    bu kız dostu erkeklerdeki en büyük sorun, birincisi kolpadan, ‘dert ortağı’ ayağına yatmaları ikincisi ise -’kız dostu’ bir arkadaşı olan manita edindiğinizde baş gösteren- “alttan alttan oymacılık” tavırlarıdır. bu ikisinin birleşimi pek çok erkeği bugüne dek sinir hastası etmiş, hırsından, yeni aldıkları stan smith‘leri kemirtmiştir.

    şundan eminsinizdir; o kız dostu sizin manitanızla her buluştuğunda konu dönüp dolaşır ve size gelir. kız dostu, sizin, aslında ona göre olmadığınızdan, onu umursamadığınızdan, aslında onu sevmediğinizden ve hatta onu aldatıyor olabileceğinizden bahsedecektir. alttan alta oyacaktır ilişkinin temellerini.

    ve bunu öyle usul usul yapacaktır ki bir yandan manitanızı övecek ve gönlünü kazanacak (ben prensesim motorunu çalıştırarak); bir yandan da aslında ne kadar şerefsiz ve sefil biri olduğunuzu ortaya koyacaktır.

    bu açıdan kız dostu çok şanslıdır çünkü kızlar -özellikle pek de zeki olmayanları- bu dolduruşa çok kolay gelirler; kız dostuyla bir gün geçirmiş manitayı size karşı soğukluğundan direkt anlarsınız.

    iki gün önce sevda ejderi olan manita gitmiş yerine celine dion soğukluğunda ve ingiltere kraliçesi iticiliğinde biri gelmiştir.

    kendinizi kandırmayın, bu konuda asla bir kız dostu kadar şanslı olamazsınız; siz kız dostuna bir laf etseniz bin ah işitirsiniz; onun aslında ne kolpacı ne mutsuz ve etrafındakileri de mutsuz görmek isteyen biri olduğundan bahsedemezsiniz.

    bu minvalde ağzınızı açtığınız anda stalingrad savunmasından daha sert bir savunma mekanizmasıyla burun buruna gelirsiniz.

    ne yapacaksınız?

    ne yapacaksınız, gidip bir iki kız arkadaş edinip siz de kız dostu olacaksınız.

    memelere bakacak, çatalı kollayacak ama asla açıktan yansımayacaksınız.

    hayat size güzel yeminle..

    ( menşe )