şükela:  tümü | bugün
  • yeteneklilerin ve zekilerin hiyerarsik anlamda yukarilara yerlestigi toplumsal duzen.
  • bilgi, azim/ calismak, verimlilik, istikrar, basari, beceri ve durustluk gibi kiymetli ozellikleri haiz olanlarin, en yuksek statulere, en yuksek makamlara getirilmesi anlayisini benimseyen; liyakata dayali bir sosyal sistem.

    "ek$i sozluk yuceltme fasilitelerini" sahsi menfaatleri ve tatminleri icin kullanan kisi ya da organize gruplari gozardi edersek, karma, bu siteme en iyi ornek teskil eder. (diger kriterleri atladim, farkindayim)
  • üç tarafı denizle çevrili güzide ülkemizde yükselmek, akademik hayattan tutun da siyasete, hatta sanata kadar liyakata değil de cemaata, hemşehriliğe vs. bağlı olduğundan bize uymayacak sosyal sistem
  • insanların zeka, yetenek, yaratıcılık ve yırtıcılıklarına göre değerlendirildiği bir toplumsal duzen. abd nin meritokrasi oldugunu iddia edilmektedir.
  • meritokrasiye göre meziyet çoğu zaman akıllı ve gayretli olmaktır diye anlatılsa da babadan oğula geçen imkanlar göz önüne alındığında asıl meziyetin şanslı doğmak olduğu anlaşılabilir.
  • - ay şekerim migren titiz, işine çok bağlı insanların hastalığıymış hihihi
    - ayh evet üzülmeyelim biz. harikayız ne de olsa
    - doktor diyo ki köylerde filan, sıradan insanlarda, ev hanımlarında migrene rastlamıyolarmış . neden? e çünkü migren zeki insan hastalııı!
    - aa doğru evet. bir de bak kadınlarda hep!
    - ya, ya, kadınlar daha azimli çalışıyo da ondaan.

    ...gibi diyalogların günlük kent hayatında tüm doğallığıyla yer aldığı ülkelerde meritokrasi çoktan yerleşmiş bir sistemdir. türkiye gibi patronajın geçerliliğine alışageldiğimiz (!) ülkelerde ise bu durum, melez bir toplumsal tabakalaşma işareti olur. bakın, burda da meleziz, yine bir adım öndeyiz. sonuçta patronaj, zekanın titizlik üstünden ölçüldüğü bir sisteme ters değil.
  • amerikanın sahip olduğu toplumsal özelliklerden biri. kabaca insanlara başarılarına göre ödüller vererek rekabeti en üst seviyede tutmak. kapitalizmin canlı tutulabilmesi için temel koşullardandır. amerikalılar ödül vermeyi ne kadar severler hepimiz biliriz. emmy, grammy, oscar gibi törenleri bütün dünya seyreder. bu törenlere milyonlarca dolar harcarlar. oscar alan oyuncunun fiyatı anında ikiye katlanır. biz bir şampiyonlar ligi maçından sonra belki de kim maçın adamı seçildi farkında olmayız ama bir nba maçından sonra kim mvp oldu mutlaka herkes bilir. sonra bakıyoruz amerikan bazlı fast-food dükkanlarımıza, duvarlarda "ayın elemanı" tabloları.. akla hayale gelmeyecek her konuda ödüller dağıtırlar. hatta herşeyin en kötüsünü bile seçerler ki o kötüler piyasadan elensin, değeri kalmasın.. aslında çok zaman düpedüz güçlüyü kayırmak olsa da, sistemin temel çarklarından olduğu için amerikan kültürünün çok önemli bir parçası olmayı başarmış bir kavramdır.
  • bildiğin püriten mantık işte.
  • (bkz: merit)