şükela:  tümü | bugün
  • wisconsin-milwaukee üniversitesi tarih bölümünün seçkin ve deneyimli tarih profesörü.

    aynı zamanda yazdığı kitaplar dünyanın birçok üniversitesinde ve türkiye'nin seçkin ve önemli tarih bölümlerinde ders kitabı olarak okutulmaktadır. kendisi türkiye'deki ayrıma göre bir yeniçağ tarihçisidir. ama esasında bir erken modern dönem avrupa tarihçisidir.

    bir tarihçi adayı gözüyle baktığımda, profesörün tarihçilik anlayışı ve anlatımı oldukça orijinal ve başarılı. makro tarih ve mikro tarihi oldukça iyi bir şekilde harmanlayıp araştırdığı dönem perspektifini çok güzel bir şekilde anlatıp, dönemi başarılı bir şekilde anlatıyor. özellikle tarihte "kadın" "cinsiyet" ve "cinsiyetçilik" konularında çalışmıştır.

    oldukça başarılı bulduğum bir kitabı türkiye iş bankası kültür yayınları tarafından dilimize kazandırılmış. 783 sayfa şeklinde erken modern dönemde avrupa 1450-1789 olarak türkçe'ye çevirilen bu eseri, yeniçağ ve yakınçağa ilgi duyan bünyelerin okuması oldukça elzemdir.

    proefesöre gelirsek kendi tarihçilik anlayışını özetlerken şöyle diyor;
    "... two hats, one as a historian of early modern europe and the other as a world/global historian, with a primary focus on women, gender, and sexuality within these"
    "iki şapka, bunlardan ilki erken modern dönem avrupa tarihçisi, diğeri ise özellikle kadınlara, cinsiyete ve cinsellik konusuna odaklanmış bir dünya/küresel tarihçisi"

    zira bu açıklamasının esintilerini kitaplarında bulacaksınız. mamafih makro/mikro tarihçiliği en nihayetinde dediğimiz gibi oldukça başarılı. bu özelliği ile geçmişin ışığı ile günümüzü yorumlama kabiliyetini geliştirebilen bir yazar yapıyor kendisini.

    eserlerine gelirsek; discovering the global past (2003), gender in history (2001), gender in early modern europe (2000), early modern europe, 1450–1789 (2013 2. baskı),a concise history of the world (2015).

    aynı zamanda the sixteenth century journal*
    ve journal of global history dergilerinde editörlük görevini yürütmektedir.
  • erken modern dönemde avrupa kitabında benim alışık olmadığım tarzda çağın hakim paradigmalarına, biyoloji ve siyâset vs. anlayışına değinmekte.

    "kuşların domuzlarda daha soylu olduğuklari kabul ediliyordu; çünkü kuşlar gökyüzünde yaşıyorlardı
    ( dolayısıyla tanrı'ya yakındılar) domuzlar ise toprağı eşeliyordu. bu nedenle kuşlar soylular için, domuz da yoksullar için uygun yiyeceklerdi. " s.77