şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • çok güzel bir şehirdi. şehirdi diyorum eskiden öyleydi, öncelikli olarak yerlileri çok kibar ve kültürlüydü. şehir planı, sahili falan muazzam bir şehirdi. ilk operaya mersinde gittim. yazları mersin e gitmek için can atardım. bildiğin avrupa şehri gibi gelirdi bana, ki yazlarımın çoğunu istanbul da geçirmeme rağmen.

    sonra ne mi oldu. öncelikli olarak iğrenç yazlık hilkat garibeleri yapıldı. silifke'ye kadar sahilin anasını bellediler. akabinde kalitesiz ve kifayetsiz bir göç almaya başladı böylece yukarda bahsettiğim kibar ve kültürlü yerliler azaldı bildiğin şehrin yerlisi azınlık oldu. bitirici darbeyi ise suriyelilerin kenti işgal etmeleri oldu.

    şuan mersin de herhangi bir yerde yemek içmek eğlenmek benim için imkansız. bütün sözde kaliteli yerler kaçakçı kılıklı varoş barzolar ve akışlarıyla bile insanı tedirgin eden arap kaynıyor.
  • herkes izmir'i konuşsa da aslında izmir'den aşağıya kalır yanı yok. 2002'den beri büyükşehir belediyesini akp'ye vermemiş, her referandumda hükümetin tersi karara varmış, cb seçimlerinde erdoğan %35'lerde kalmış, son olarak 16 nisan referandumunda da %66 hayır oranıyla seçimin gizli kahramanı olmayı başarmış bir ildir. pr önemli. mersinliler eğer izmirliler kadar pr yapsa mersinli olmak da önemli olurdu galiba.
  • doğup büyüdüğüm şehir.

    ben çocukken şehre kürtler göç etmeye başlamıştı. yerli halk durumdan memnun değildi. sonra suriyeliler geldi. mersin'in yerlileri ve kürtler beraber homurdanmaya başladılar. sonra zengin araplar mersin'den ev almaya başladılar. bu durum fazla tepki çekmedi. son haftalarda afganlar tek tük görülmeye başladı. suriyeliler dahil herkes durumdan şikayetçi. göç, mersin'in kaderi.
  • hiç gitmeyenler için söylemem gereken ilk şey bu şehrin mahalleleri, semtleri troll kokar. adına aldanıp çay, çilek, portakal gibi mahallelerine gideyim demeyin. cezaevi var o da özgürlük mahallesinde. güneykent’e gideyim dersin şehrin kuzeyinde. davultepe diye gidersin sahilde aq.

    siz en iyisi tantuninizi yiyin geri basın uslu uslu. aman diyim kafayı yemeyin.
  • dünyada eşi benzeri görülmesi imkansız çarpık bir kentleşmeye kurban gitmiş, dev vinçlerle, balyozlarla, kepçelerle dalıp yıkmak istediğim şehir.

    daha 20 yıl önce 300 bin nüfuslu, yeşil bir küçük yerleşimken, özellikle son 10 yılda inanılmaz boyutlarda göç almış, büyümüş, kalabalıklaşmış ve çirkinleşmiş şehir
    .
    15 yıl önce merkezkaç kuvvetine kapılıp taşındığımız, balkonunda portakal, limon çiçeği kokularından bayılma raddesine geldiğimiz uzaklardaki evin, şimdi şehrin göbeğinde kaldığı, bir zamanlar 3 kattan yüksek yapılara izin verilmeyen sokağımızın, 10 katlı apartmanların gölgesinde tozlu bir caddeye dönüştüğü korkunç şehir.

    sahiline dalgakıran niyetine olsa gerek 10-15 katlı apartmanlar dikilmiş, torosların eteklerine kadar dümdüz uzandığı için, “ön sıradakiler” dışında denize bakmanın imkansızlaştığı şehir.
    neredeyse silifke’ye kadar, 100 kilometrelik bir sahil şeridinin yazlıklarca talan edildiği, konya’dan, karaman’dan, adana’dan, antep’ten, kayseri’den vesaireden gelen yazlıkçıların 20. kattaki dairelerinde sıçıp, 20 metre ötelerindeki koyda, sıçtıkları bokun içinde şnorkelle boncuk arağı iğrenç şehir.

    lemas kızkalesi arasında, bir vakitler tamamı narenciye bahçesi olan şeritten geçerken, delirmemek için gözlerin sıkı sıkı kapatılması gereken şehir. kazıların daha henüz 1995’te başladığı, anadolu’nun en iyi korunmuş nekropollerinden, güzelim su kemerleri, sarnıçlar, hamamlar, lahitler, oyma mezarlar ve müthiş bir tiyatroyla süslü elaiussa sebaste’nin sit alanı olması gereken kalıntıları üzerine site inşa edip adını da dalga geçercesine “antik kent” koyanları, “antik kentlerine” sokup, üzerlerinden buldozerle geçerek tarihe gömmenin sevap sayılacağı şehir.

    hepsi de izinli, belgeli, tapulu vesaireli olan bu onbinlerce konutun yapımına izin veren belediyelerin, o 20 katlı deniz kenarı sitelerini çiziktiren mimarların, yapan müteahhitlerin, yedi ceddini besleyecek limonluğunu 5 daire karşılığında veren açgözlü yerlisinin tepesine tepesine kepçeyle vurmanın farz olduğu, bitmiş, tükenmiş şehir.
  • güzel insanların şehri. yerlilerini kastediyorum.

    hiç unutmuyorum, hala dün gibi aklımda. yıllar önce daha ergenliğe yeni giriyorum belki. yaşımı hatırlamıyorum.

    çamlıbelden pozcu dolmuşuna bindim. yandaki uzunlamasına koltuğa oturdum. ayakta yolcu yok ama heryer de dolu. hiltonun ordan iki tane kadın bindi. öyle ihtyar yaşlı vs değiller ama büyükler tabi. 45 ile 50 arası diyeyim. kalktım yer verdim. "teşekkürler çocuğum" dedi. laf olsun diye değil gerçekten içtenlikle çıkmıştı o çocuğum lafı, hissetmiştim. ben ayakta dikilmeye başladım. o teşekkürler çocuğum lafı bile mutlu etmişken, kadınlar inerken tekrar teşekkür edip üstüne de "annelere selam söyle yavrum, sınavlarında başarılar hayırlı bir işin eşin olsun" demezler mi. kadınların yüzleri, kılık kıyafetleri bile aklımda. tıpkı benim halalarım gibileri. halalarım da böyledir, onlarda mersin tarsus yerlisi. benim sokaktan tanışıp arkadaş olduğum çocukların, hiç tanımadıkları annelerine selam söylerlerdi mesela denk gelince. benimle nasıl ilgilenirlerse, yanımdaki çocukla da aynı şekilde ilgilenirlerdi. o zamanlar sokaklar güvenli, bütün gün evlerin yakınlarında mahallede oynayıp duruyoruz. dolayısıyla da illaki birinizde birinin ya annesi ya babası ya halası ya teyzesi denk geliyor. herkesde aynı davranış. ben bunun bir benzerini daha önce de yaşadım bu şehirde. ilkokula gidiyorum. kolum kırılmıştı. bir hafta mı ne okula gitmemiştim. okula tekrar gittiğim gün, son ders de bitti dağılıyoruz. servise bindim. sınıf arkadaşım olan bir kızın da o gün annesi gelmiş beraber servisteler. sınıf arkadaşım ve annesi önlerde bir yerde oturuyor. ben arkadayım. adımı duyunca kafamı çevirdim, kadın yanımda ayakta duruyor. elinde birşeyler. 1 hafta derslerden uzak kaldım diye kadın bana o haftaki derslerle ilgili ödev, not vs lerin olduğu küçük bir defter verdi. yine annelere selam söyle geçmiş olsun dileklerimi ilet vs dedi, verdiği defterin ne olduğunu söyledi gitti. gülümseyişini hala hatırlıyorum o kadının. sınıf arkadaşım olan kız anlatmış demek annesine ki, kadın da böyle birşey düşünmüş. o zaman çocuğum tabii ne kadar değerlendirebilirim. ama yıllar geçtikçe, o kadının yaptığı şeyi tarif edebilecek bir sözcük bulamıyorum. bende bıraktığı etki, ömrümün yarısını doldurduğum şu günlerde hala capcanlı, tıpkı dolmuştaki kadınların bıraktığı etki gibi.
    artık yok tabii böyle şeyler.

    zamanında bir süre çamlıbelde bir apartman dairesinde oturmuştuk ailecek. oradaki bir komşunun 10 kasımda helva yapıp dağıttığını hatırlıyorum. kız meslek lisesi civarında oturuyorduk.

    yine aynı muhitte sahile çıkarken, yol üstündeki bir apartmanın girişinde (apartmana girdikten sonra) kocaman bir atatürk portresi vardı. apartmanı öyle inşa etmişler.

    anlatabileceğim çok şey var ama uzatmak istemedim belki sonra eklemeler yaparım.

    en başta da dediğim gibi, çok güzel insanların olduğu bir şehirdi. nasıl desem, nasıl tanımlasam pek emin olamıyorum. bazı kelimelerle tarif edebilirim ama o kelimelerin içi artık o kadar boşaldıki... başka yerlere çekilmeye çok müsait. umarım o güzel insalar sağlıklı ve mutlulardır.
  • an itibarı ile covid-19 vaka sayısında ciddi artış olan memleketim. seyehat kısıtlamalarının kaldırılmasıyla birlikte çevre illerden gelen tatilciler sebebiyle özel hastaneler dahil olmak üzere birçok vaka gelmekte, mersin şehir hastanesinde çalışan doktor arkadaşlarımdan aldığım bilgilere göre sadece 2 gün içinde pozitif vaka sayısı 2 katına çıkmış, tedbirlerinizi lütfen elden bırakmayın.
  • mumbai'den mi taşınıp mersin'e geldin amk. adam merkez nüfusu 1.5 milyon olan şehre "herkesin herkesi tanıdığı" çotanak köyü muamelesi yapıyor. bi ekmek almaya çıkıyorsun 10 dakika sonra eve döndüğünde manavı, terzisi, bakkalı tüm şehri selamlamış oluyorsun. öyle de minnoştur mersin. hastane caddesinde mesela kimi görsen ahbab, dost, akraba. yok ebeyin hörekesi.

    bi de şu varoş ve barzo "kahbe bu şehir, yer adamı bitirir" söylemlerine de ifrit oluyorum. nesi kahpe amına koyayım. mis gibi şehir. dağı ayrı güzel, denizi ayrı güzel, yaylası, bağı bahçesi ayrı güzel. yemeği, tatlısı ayrı güzel şalgamı bicisi ayrı güzel.

    aslında kahbe olan şehir değil neyse...

    yıllardır ayrı düştüğümüz orada doğup büyüyeninin illa bi yerde geri dönmek istediği harikulâde lezzet-ul şahane, enfes ve dahi mükemmel şehir. değerini, tadını çıkarmasını bilene...
  • >*<>*<>*<>*<>*<>*<>*<>*<>*<
    mersin retro koleksiyonu
    >*<>*<>*<>*<>*<>*<>*<>*<>*<

    hepsini incelemenizi tavsiye ederim.

    --------------------------------------------------------

    şekerci hasan yozgat *
    hedef kitlesi önce kadınlar olmalı.

    şekerci hasan yozgat poşeti

    adnan menderes bulvarı yeni yaptırılırken
    1985 yılı

    gazozcu adresleri

    balıkçı baba fuat

    nükhet duru gazino soli'de
    2 nisan 1976

    1937 yılında bir diploma
    hayat bilgisinden çakmış. onun haricinde baya iyi bir karne.

    arabağa kurukahvecisi

    avukat kartviziti

    bir paket arabağa kahvesi

    şan sineması tanıtım arabası
    1955'te çekilmiş bir foto

    kelleci hulusi

    1981 mersin moda ve tekstil festivali
    atatürk'ün 100.doğum günü olduğu için festivale ismi verilmiş.

    toros oteli faturası

    filiz akın ve tanju gürsu soli antik kentinde
    1962 yılı şehvet uçurumları adlı film

    leyland kamyonları

    güneyin incisi içel kitabı

    gazoz kapağı
    şehir meşrubatları

    cumhuriyet kadınları
    chp'nin 1936 yılındaki kuruluş kutlamalarından

    1966'da mersin için yazılmış bir şiir
    tankut tufan tarafından kaleme alınmış.

    vitakola
    ingilizce

    karam rafine yemek yağı

    hüseyin akpınar

    mersin plajı açıldı

    karam yağlarına madalya

    mersin idman yurdu'nun kurucuları

    mersin gazozu

    osmanlı bankası 1968 çekilişi

    tekstil moda festivali için yaptırılmış sigara
    adana'da tekel tarafından üretildi.

    mersin idman yurdu - spartak maçının afişi
    bulgarca

    1950 yılında müfide ilhan
    türkiye'nin ilk kadın belediye başkanı

    milli piyango bileti

    peçe yasağı

    türkmen restoran ve nevin tezeren

    özyürek yayınevi

    okey narenciye ihracatçısı
    fransızca ve almanca

    şubat 1930 tarihli yeni mersin gazetesi

    mersin ortaokulu talebesi

    ulu cami temalı pul

    gold brand

    kodak amatör zarfı

    9 mart 1933 tarihli bir düğün davetiyesi

    bir düğün davetiyesi daha

    refah şehitleri anıtı açılışı hatırası

    kent narenciye ihracatçısı
    ingilizce

    foster wheeler hüviyet varakası

    foto ışık

    turan narenciye ihracatçısı
    ingilizce

    turing oteli

    meyve sebze kooperatifi
    ingilizce

    liman restorant bonservisi

    türk ticaret bankası 1973 çekilişi

    tarhan narenciye ihracatçısı
    ingilizce

    --------------------------------------------------------

    hepsine baktıktan sonra
    bu sefer de (bkz: #105470459) mersin'in renkli eski fotoğraflarına tekrar bakın ve nostalji orgazmı yaşayın.
  • eski mersin evlerinin kapıları

    1 2 3 4 5 6 7 8 9
    10 11 12 13 14 15 16
    17 1819 20 21 22 23
    24 25 26 27 28

    fotoğraflar : zeki akcan

    camiişerif, mesudiye, mahmudiye, çankaya mahallelerinden ve geçmişte genellikle levantenlerin ikamet ettiği 28 tarihi evin fotoğrafı.

    günümüzde de devlet dairesi, işyeri ve konut olarak kullanılmaya devam edilmekteler.

    eski uslup mimari tarz sevenlere gelsin