şükela:  tümü | bugün
  • necdet mert başar. pazarlama üstadı, muaazzam bir amir, üst düzey pazarlama yöneticisi. şimdilerin turk telekom kurumsal pazarlama'dan sorumlu gmy'si, öncesinde turkcell ve hp geçmişi var. türkiye'de halen emeklemekte olan b2b pazarlama disiplininin duayenlerindendir. dünya literatürüne geçecek uygulamaları vardır. consumer marketing'in ağdalı, sahadan uzak, jargona boğulmuş pazarlamacılarınının hepsini cebinden çıkartır zira satış tecrübesi de vardır, sahayı bilir, neyin yapılabileceğini neyin yapılamayacağını tartar, ona göre konuşur, politika tasarlar.

    cesurdur, yapılmayanı yapmak için kolları sıvar. herkes seyrederken o inandığı vizyon için önce ekibini sonra da yönetimi peşinden sürükler, ve bu vizyonu da gerçekleştirir. türkiye'de b2b'de segment pazarlamanın ilk adımlarını o atmıştır. kurumsal'da esnaf segment'ine yönelik adam akıllı ilk segmented pazarlama planı yine onun eseridir. bugün binlerce insanın heyecanla beklediği teknoloji zirvesi de yine onun ve ekibinin başlattığı bir iştir.

    ekibini zorlar, geliştirir, onlara gerekli alanı tanır, ve onlarla birlikte sonuca gider. herkesle son derece samimi bir ilişki kurduğundan, iş hayatının zorlukları katlanılabilir olur. birçok kişi biliyorum ki, sadece mert'in varlığı nedeniyle işe gülerek gelir, mert sayesinde içinde ne potansiyel varsa ortaya koyar; ki, ben de bunlardan biriydim. şu kurumsal hayatın çirkin maskeleri arasında pırıl pırıl parlayan bir içten profildir mert başar.

    sahne adamıdır, diğer kimi üst düzey yöneticiler gibi, politikacı edasında demeç vermez, sahnede oyun oynar resmen, bir performanstır onunki, bir konuşma değildir asla. kaçırmak istemezsiniz.

    ilham verici lider derler ya, bana en çok ilham veren yöneticidir kendisi, tam olarak hakkını verir. bu nedenle garipsedim kendisinin hakkında sözlükte bir şey yazılmamasını, birinci nesil bir yazar olarak bu boşluğu gidermek istedim ki, belki başkaları da tanısın kendisini, ilham alsın...
  • kurumsal ve hatta kalabalık bir şirkette çalışanlar iyi bilir, özellikle türkiye’de üst düzey birçok yöneticinin 20 metre yakınına yoğun egodan dolayı yaklaşamazsınız. bu adamlar oturduğu koltuktan zehirlenmiş, çevresinde olup biteni görmez ve umursamazlar. kendi bildiğini okur geçerler. nihayetinde çevresindeki herkes kendisinden tiksinir.
    bazıları da arkadaşınmış gibi gelir yanına oturur, maç sohbeti yapar, şakalaşır. iki laf eder bütün bakış açını değiştirir, vizyonuna vizyon katar… iş yaptığını, çalıştığını hissedersin damarlarında... mutsuz beyaz yakalılarla dolu plaza yığınları içinde, bazılarının kendini şanslı hissetmesini sağlarlar. mert başar da öyle bir adamdır. işi yapmak için yapmaz, imzasını atar mutlaka. bu yüzden yanında çalışırken saate bakmazsın kolay kolay. bir şey anlatmaya başladığı zaman, aklının bir kenarı telefonunu kurcalamakta olmaz kolay kolay.
    kariyeri ile ilgili çok fazla bir şey yazmaya gerek yok zira global telecoms business magazine tarafından takip edilmesi gereken 50 pazarlama yöneticisinden birisi olarak gösterilmişti kendisi.
    bana göre tek kusuru koyu bir galatasaray taraftarı olması. :)