şükela:  tümü | bugün
  • galatasaray'daki klasik sezon basindaki tercuman skandalidir. skibbe'nin tercumani yako igual'dan nispeten iyi olsa da kafasina gore tercumanlik yapan adam:

    rijkaard: i must say that the team is working hard. but we are now working for about two weeks more or less, it is impossible to have the perfect condition already. for that reason we call it the preseason training camp. we have to build up the resistance of the players and that is what we are doing right now.

    tercuman: tabi su an icin beklenen seviyeyi yakaladik dersek yalan olur. cunku iki hafta maksimum uc haftadir beraberiz ama her gecen gun daha iyiye gidiyor ve en kisa zamanda o seviyeyi yakalayacagimizi dusunuyorum.
  • (bkz: #16464663)
  • hangi basın toplantısındaydı bilmiyorum ama "some players"ı türkçe'ye "arda turan, sabri sarıoğlu, mehmet topal gibi oyuncular" şeklinde çevirebilen bir tercüman kendisi.
  • bugünkü basın toplantısında üst üste büyük yanlışlar yapmış tercümandır. aklımda kalanlardan bir tanesi, şöyle bir şeyler:

    "if we are interested... we make transfer bla bla"

    çeviri: "eğer futbolcu ilginçse transfer ederiz, ilginç değilse etmeyiz vs."

    ilginç futbolcu nedir arkadaşım !?? "ilgi duymak, ilgilenmek" bilmezsen azcık ayıp olmaz mı?!

    bir diğeri ise:

    "we have to sacrifice... to win bla bla"

    çeviri: "acı çekmemiz gerek"

    güzel kardeşim, "fedakarlık"la "acı çekmek" arasında ciddi bir fark var. daha da vahimi, bu ifadenin birçok spor sitesinde an itibariyle manşet olması.

    http://www.webaslan.com/…rijkaard-konustu/?ref=abm1

    yok mu bir hollandalı türk yahu ?!! düzgünce çeviri yapsın.
  • kurban kesmeliyiz de diyebilirmiş mesela sacrifice çeviricem derken. "basın toplantısından sonra tüm basın mensubu arkadaşları eyip sultan'a bekliyoruz."
  • kendisini kulübe bülent korkmaz önermiş ve takıma o kazandırmış.
  • telaffuzuna bakınca eğitim, kurs vb. sebeblerle yurtdışına gitmediği, varolan ingilizce bilgisini salt türkiye'de edindiği izlenimi veriyor. bu kadar kolay olmamalı galatasaray gibi bir takımda görev alıp frank rijkaard gibi bir ismin tercümanlığını yapmak. gerçi ne zaman görülmüş bir işi de tam yaptığımız ki bu tam olsun.

    hayır bir galatasaraylı olarak gerçekten çok koyuyor bu tür yanlışların yapılması. dünyanın sayılı hocasını getirmesini beceriyorsun da yanına ingilizceyi televizyondan, ne bileyim internetten öğrenmiş gibi duran bir adamı tercüman diye oturtuyorsun. tam türk işi. bıraksan sözlükte ben dahil onlarca kişi çıkar o işi çok daha az paraya ve katbekat iyi yapacak. ihtiyacı olmayan gönüllü yapar, hatta gücü yeten üzerine para bile verir lan. galatasaray bünyesinde çalışmaktan söz ediyoruz.

    velhasıl yazıktır, günahtır bu arkadaşın o görevde bulunması. oraya neye dayanarak, nasıl getirildi bilemiyorum ama boşuna okuyoruz, çabalıyoruz hissi veriyor bu tür durumlar insana valla. adaletini siktimin dünyası..

    şunu da belirteyim, çeviri kabiliyeti üzerine gereken eleştiriler yapılmış diye telaffuzundan söz etme ihtiyacı duyup çevirilerini es geçtim. hani çevirisi iyi olsa telaffuzuna takmam, o kadar olsun demeye çalışırım. lakin görünen köy kılavuz istemez, rijkaard'ın dediklerini ne yazık ki çok kötü bir şekilde çeviriyor.
  • hadi tercüman yanlış çeviriyor ya da kendinden yorum katıyor, peki bu basın toplantılarını resmi siteye yazan kişi de mi ingilizce bilmiyor? veya o toplantının notunu tutan kişi de mi ingilizce bilmiyor da www.galatasaray.org'da bile "acı çekmemiz gerek" olarak yazılıyor?

    http://www.galatasaray.org/…rupaligi/haber/4345.php
  • fazla rocky izlemiş tercümandır.

    (bkz: acı yok rocky)
  • fatih terim'in eski tercümanı gibi geldi bana,
    fatih hocam aklını almış zaar, yazık ama.

    (bkz: everything is something happened)
    (bkz: in the tabele)