şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • sadece 20 parça puzzle yaparak, 5000 parça puzzle tamamlayıp story atanlardan daha çok ses getirmiştir. işte gerçek zeka budur, minimum amelelik maksimum fayda.
  • benim de eski sevgilime benzemis. olm aynı kızlarla çıkmış olma ihtimalimiz?
  • (bkz: zilan sen misin)

    edit : sövüp sövüp kaçıyorsunuz, sonra böyle mal gibi kalıyorum. çok ayıp ediyorsunuz.
    debe editi : iş bu entry bir yazarımızın ilgili şahsın fiziksel özelliklerine, oyunculuğuna yapılan uçarı eleştiriler üzerine girilmiştir.
  • hahahahah
    yeni başladığı dizide, mahalle fotoğrafçısının milano'da moda-tasarım okuyan kızını oynamasına karşılık, hürriyet.com okuyucularından birinin yorumu pek güldürmüştür beni..

    "mahalle bakkalının oğlu da inter'de forvet" ehuehue
  • estetikten sonra yeni sevgilime benzediğini farkettiğim...

    (bkz: lan)
  • kadın bir paylaşımla günlerce konuşuldu. ama buradaki mallara sorarsan kadın salak. hayır kardeşim sensin salak.
  • arkadaşlar önceden uyarın lütfen. insan meme bekliyor.
  • kendisi diva falan değildir. yazıda söylenmek istenen de bunun aksidir zaten. hürriyet'teki yazının tamamını okuyanlar kendisinin inceden inceye nasıl rezil edildiğini görebilirler. çok güzel dokundurmuş aslı barış, eline sağlık gerçekten*.

    hemcinsi olarak bu kızı çok beğenirdim eskiden, farklı bir havası olduğunu düşünürdüm fotoğraflarını falan görünce. silikon taktırmadığı ve tuhaf triplerde olmadığı yıllardı tabii o zamanlar...

    sonra hasbelkader bir ortamda tanıştık kendisiyle, bir dizi setinde. oyuncu falan değilim, sektörden de değilim. hem setle alakasız bir şekilde orada bulunduğumdan, hem de rezalet bir anıyı* paylaşmak zorunda kaldığımızdan bana karşı son derece nazik olmak durumda kaldı ancak astlarına karşı davranışlarını görünce tek kelimeyle tiksindim kendisinden. ki o sette kimler kimler vardı ve merve'nin onların yanında esamesi okunmazdı ama bir tek o bu şekilde hareket ediyordu....

    kezban bir mahalle kızı nasıl olur derseniz, size rahatlıkta merve boluğur'u işaret edebilirim. o "diva" tripleri, o "ben oldum" halleri falan hep bu olmamışlığının, olamayacağının göstergesi.

    bir de o gün söyleyemedim ama dizi bittiğine göre artık söyleyebilirim; yönetmenin dahi senin için "rolüne kendini iyice kaptırdı, tam bir mahalle karısı gibi davranıyor." demişti, merve'ciğim. düşün artık geri kalanlar neler diyordu arkandan...

    istediğin kadar ayna karşısında poz çalış, yapıp yapabileceğinin en fazlası adriana lima'nın yanında cool bir poz vermek o kadar. fotoğraftaki haliniz bile doğallık vs kompleks diye bağırıyor zaten. günün sonunda o yine adriana lima, sen yine aşırı özgüvenli mahalle kızı merve.

    keşke hep ve sadece poz versen, çekilebilir olursun bence o zaman.
  • estetikten sonra sözlükten bir sürü erkeği bir arada idare ediyorum diyen takıldığım hatuna benzemiş.
  • kendisiyle aynı süreden beri dizi film projesinde yer almayan fahriye evcen en büyük, milli, baş aktrisimiz diye yutturulurken bu kadının nasıl loser olarak yansıtıldığını açıklayabilen varsa beri gelsin. işte bu ülkede bir kadın evlenip bir de çocuk yaparsa başka hiçbir şey yapmasına gerek kalmaksızın başarılı addedilebiliyor. evliliği biten kadınsa bitik ve zavallı. bu arada fahriye evcen hamilelik ve doğumdan bağımsız üst üste reytinge kurban giden işlerin ardından çok daha evvelinden beri dizi film yapmıyor. üstelik baktığınızda merve boluğur’un acemi cadı’dan sonra küçük sırlar, kuzey güney, muhteşem yüzyıl gibi tutan birden fazla işi olmuşken fahriye evcen’in acemi cadı’yla aynı dönemdeki yaprak dökümü’nden sonra gerçekten tutan bir işi akla gelmiyor bile.