şükela:  tümü | bugün
  • sorumluluk bilincinden uzak çalışandır. hele ki bilişim sektöründe. cuma akşamı kodu yazar çıkar. güvenir sisteme entegre edersiniz. sonra sistem çöker. telefon edersiniz açmaz. whatsapptan, facebooktan mesaj atarsınız açmaz ama defalarca online olmasını da bilir. pazartesiye sabahına kadar kaybettiğiniz müşterinin haddi hesabı olmaz. pazartesi saat 9'da gelir. 10 dakikada sorunu çözer.

    kodu yazan bilen bir çalışan. senden başka kimse bunu düzeltemez. alacağı 10 dakika zaman. ama çalışanların hakları diye karşı da çıkamazsınız. işten de çıkartamazsınız kontrat bitene kadar bu yüzden. yoksa iş davasıyla yarın gelir çalışmadığı ayların parasını alır. sonra bu kadar sermaye düşmanı bir hukuk sisteminde uluslararası firmalarla rekabet et.

    edit1: bayram, tatil, cumartesi, pazar demeden çalıştırılan adamlar özelden küfrediyor. kontratında 36 saat yazıyorsa 37yi geçirmeyen adamım. ne tatilini engelledim, ne iznini engelledim kimsenin. ne maaşını bir gün geç, bir kuruş eksik yatırdım. bahsettiğim o değil. bahsettiğim sorumluluk sahibi olmak. ben parama bakarım, yazanı uygularım dememek. yoksa biz de biliriz mülakatta "gece ve haftasonu çalışabilir misin" diye sormayı, sert patron oynayıp herkesi kelle koltukta tutmayı. hele ki bu işsizlik ortamında. siz nasıl patronunuz sizi para karşılığı gelen giden adam gibi görmesin istiyorsanız, ben de beraber çalıştığım insanların işyerini para kazanılan yer olarak görmesini istemiyorum bu kadar basit.

    edit2: çok spesifik bir analiz yazılımı üretiyoruz 10-15 müşteriye. haliyle bir sistem yöneticisi iki yazılımcı olmak üzere üç adam var bilişimci. herkes kendi işi dışındaki alanı üstünkörü biliyor.

    edit3: küçük şirketseniz, müşteriye söz verilen update gelmeyince çarşambaya cumaya bakılmıyor arkadaşlar.

    edit4: tabii ki benim de hatam var. ancak testleri geçen de canlı sistemde çöken kodunuz hiç mi olmadı? bilişim işi yapıp versiyon kontrol kullanmanak mümkün mü arkadaşlar. sistemin yedeği tabi alınıyor. rollback için kimi rahatsız etmek gerek? işi yapanı mı, işle ilgisi olmayan sysadmini mi?

    edit5: fazla mesai tabii ki ödemiyorum ama geç gelene, işten erken çıkana da laf etmiyorum ki haftalık çalışma saatleri kasıtlı olarak piyasanın hayli altında.

    edit6: ısrarla ürünü soranlar olmuş. kayak merkezlerine veri bazlı istatistiki analiz sağlayan ve tahmin yapan bir yazılım üretiyoruz. tüm müşterilerimiz yabancı şimdilik.
  • sizler yüzünden insanlar çift telefon çift hat kullanıyor. mesai bitmişse bitmiştir. mesai başladığında yapılır o iş. kaçan müşteride kaçar. bu kadar aç gözlü olmayın.
  • işini doğru ve mesai saatinde yapan insan.
    diğer tüm tanımlar patron kafasıyla "köle" tanımıdır.
    not: senede 1-2 istisna olacak ise kaideyi bozmaz zaten.
  • yurtdışında çalışırken bir rus mühendisle tanışmıştım , bir sözü vardı bu olaya benzer ;

    "cumartesi günü eşekler ve türkler çalışır , pazar günü sadece türkler çalışır ".
  • muhtemelen maaşı yetmiyordur, işinde mutsuzdur. üç kuruş paraya adam çalıştırırsanız böyle sonuçlar almanız normaldir.

    bu patron takımını da anlamıyorum, parayı kendileri götürür çalışanına mesai saatleri dışında ulaşamıyorum diye bir sürü tantana yapar. sen o çalışanı mesai saatleri süresince satın aldın, mesai saatleri dışında ulaşılıp ulaşılamamak çalışanın insiyatifindedir. he ama şu olur, adam işinden memnundur maaşı da iyidir, işini önemsiyordur mesai saatleri dışında da telefonlara çıkar. bu kendisinin bileceği bir şey.
  • eleman haklıdır. ver hakkını, gelsin çalışsın. hakkını ver denilince "ooooo sermaye birikimi olmuyo, personelin parasından kesmemiz lazım yoksa avrupa ile rekabet edemeyiz" sanarsın avrupada catır cutur işçi hakkı yeniyor türkiyedeki gibi. 3 kuruşa köle gibi eleman çalıştırmaya sizi alıştıranda kabahat. bak ya, birde uluslararası firmalarla rekabet demezmi.

    git işine aga. sinirimi bozma öglen öğlen.
  • bilişim sektöründe çalışıp quality assurance nedir ne değildir muhtemelen bilmeyen, bilse de önemsemeyen birinin veryansın ettiği çalışandır.

    herhangi bir geliştirmeyi veya bug fix'i test etmeden çat diye alır da sisteme entegre ederseniz başınız ağrır. bu da kodu yazan yazılımcının suçu değildir. kimse kusura bakmasın.

    insanlar maaş karşılığı size emeğini kiralıyor. kendini size satmıyor. 3-5 kuruş ya da 3-5 milyon fark etmez, insanlar sizin köleniz değil.

    iş planınızı düzgün yapın; ürünü/geliştirmeyi canlıya almadan * önce gerekli testleri yapacak vakit ayırın, ondan sonra gelin konuşalım.

    ek okuma : project management ve product management
  • doğu avrupada bir şehirde yaşıyordum. akşam saat altı gibi arabanın lastiklerini kış lastiğine çevirmek için bir servise çektim. adam tam kepenkleri kapatırken ben içimden oh yakaladım çıkmadan diye düşünüyordum. indim arabadan derdimi anlattım. kusura bakma madam saat altıdan sonraki zamanım aileme aittir yardımcı olamam yarın gelin dedi. ilk şoku atlattıktan sonra ısrar etmeye falan kalktım. adam döndü gitti. hayatımda böyle red yemedim ben. o günden sonra gerçekten sosyalist oldum sanırım.
  • (bkz: don't feed the troll)

    sistemini çökertecek kadar etkili kodları (it'den zerre kadar anlamam ama) pazartesiden itibaren entegre etmeyi akıl edemeyecek kadar öngörüsüz olup uluslararası firmalarla rekabet etmeye çalışan zavallıların katlanamadığı çalışan.
  • çalışanın en doğal hakkıdır mesai saatleri dışında iş ilgilenmemek. hayırdır köle mi satın alıyorsun adam senin her istediğinde telefonu açıp 10 dakikalık işini yapacak. bu adamın hiç özel hayatı olmayacak mı? 10 dakikalık işmiş, sorumluluk bilincinden uzak çalışanmış.

    (bkz: elime konuş)