şükela:  tümü | bugün
  • çalışmaya başladığımdan beri dün sanırım ilk kez öğleden sonra dışarıdaydım (hepimiz hafta içi öğleden sonralarımızı satıyoruz ama dün benimki bi şekilde elimde kaldı. para etmedi dün öğleden sonram). öğrenciyken de fark etmiştim bi gariplik olduğunu ama çok da şeyimdeydi o zamanlar. neyse işte bi şekilde bi sebepten mesai saatleri dahilinde dışarda olursan görüyorsun, sokakta bayağı bi kalabalık var. hani sadece üniversite öğrencileri, yaşlı emekli teyzeler amcalar filan değil. bayağı böyle kafelerde oturan, tavla oynayan, sokakta boş boş sigara içen, gaste okuyan 25-60 yaş arası bi güruh. kim bunlar abi? hepsi mi işsiz? bütün beşiktaş, bütün taksim iş arayıp da bulamıyo mu? pardon ama bu ihtimal hiç inandırıcı değil. e napıyo bunlar? ve ben neden haftada 6 gün eşşek gibi çalışıyorum? ve güzel güneşli istanbul öğlenlerini çıldırasıya yaşayan bu insanlar bu şansı nasıl bulabiliyo? ne yerler ne içerler kim bunlar ya? okmeydanı'nda trafik vardı abi saat 3?! bi biz miyiz anasını satiym sabahtan akşama kadar kendini ofise tıkan. yüz elli bin tane soru işareti çıktı kafamda. çalışamıyorum dağıldım.
    bibok anlamadığım kalabalık.
  • bu psikoloji ile "herkes yürüsün gitsin evine" demek istiyor insan.

    bu kalabalık orda gezsin tozsun, çay kahve içsin diye çalışıyorsun, çalışıyorum..
  • bi gün aralarına girip "kimsin ve burda napıyorsun" anketi yapıcam. çıkacak sonuçlarla ilgili nerdeyse hiçbir tahmin yürütemiyorum.
  • en azından yarısı o esnada çalışmaktadır. yani bir iş için bi yerlere gitmektedir. herkes bi ofiste kapalı kalıp mesai doldurmuyor bebeyim. kimisi de mesai süresince dışarıda it gibi koşturuyor.

    ha işi gücü olmadan takılan bi kalabalık da var evet. ben onların... neyse. iyi günler...
  • almanya dakilerin % 80 i kadın veya türkdür.

    evden çıkmalarına pek izin olmadığı için bu % 80 in sadece %10 u her ikisinin kesişimidir.
  • kim bunlar lan diye sürekli sorguladığım kalabalık. bir gun ofisin paslanmaya yüz tutmuş camlarını aralayıp birine pis patlıcam diye korkuyorum.
  • mecidiyeköy'e her gittiğimde kendi kendime sorduğum ve bir takım cevaplar bulduğum soru.

    sanırım dağılım şöyle;

    %5 gece vardiyası çalışıyor.
    %5 gezmeye çıkmış ama işi olan kişiler.
    %10 o sırada iş icabı dışarıda olanlar.
    %20 koca, baba parası yiyen işsiz insanlar.
    %3 seyyar satıcılar.
    %2 polis, zabıta vs. görevliler.
    %55 işsiz.
  • (bkz: şerefsizim aklıma geldiydi)

    ben de hep düşünmüşümdür, "peki ama kim bunlar?" diye. demek bu soruyu soran çokmuş. peki hiç akşam trafiğinin sabah trafiğinden çok olması dikkatinizi çekmiş miydi?

    bu tür şeylerden anlıyoruz ki aslında türkiye bizim zannettiğimiz gibi değil.
  • özellikle nişantaşı, bebek ve boğaz sahilyolunda da boy gösteren kalabalık. bazen iş yemeğim oluyor öğlen çıkıyorum buralara. gerçekten bir güruh var giyinmişler böyle cicili ve pahalı kıyafetlerini kızlı erkekli gruplar halinde falan takılıyorlar. yaşlar kafadan 35+. arkadaş baya da sayıca üstünler. nereden geliyor bu değirmenin suyu anlamak mümkün değil. ne iş yaparsın gelirin nedir diye harbiden bi anket yapılması lazım. siki taşşağına denk bir kısım var dışarda ve hepsine uyuzum.