şükela:  tümü | bugün
  • sözlüğü ilk takip ettiğim yıllarda başlıklar, konular vs. dolayısıyla selamlaştığım ve iletişimde bulunduğum yazarlara karşı gerçek adımı ya da kim olduğumu gizleme ihtiyacı bile hissetmeyecek kadar rahattım; zira o zamanlar fikrî ayrılıklar, tartışmalar ya da zıtlaşmalara rağmen yazarların azımsanamayacak kadar çoğunun belli bir seviyesi vardı, içlerindeki çürük elmalara ya da art niyetlilere rastgelmek şimdiki kadar fazla değildi. ki en önemlisi de birden çok hesap açmak, farklı farklı hesaplarla ayrı ayrı "oynamak" ve insanların sabrını-güvenini tahrip etmek böyle kolay değildi, ciddi kurallar bu duruma mani oluyordu, en azından yeltenenleri şimdiki gibi teşvik etmekten ziyade belli bir ölçüde kalmaya, durmaya zorlayabilen bir çizgi vardı.

    şimdi ise ne yazık ki basit bir konuda yazıştığınız kişinin bile niyetini ve daha kaç hesabı/maskesi olduğunu bilemiyorsunuz, çoğu da zaten sözlüğü istihbarat merakları dolayısıyla mercek altında tutuyor, diğer "kollarının" da yardımıyla aklına estiğince davranıyor, "birinden" alamadığı cevabı "diğeriyle" almak için uğraşıyor. daha önce hiç yazışmadığınız birinin selamsız merhabasız pat diye senli benli üslupla yorumda bulunması ya da gayet ölçülü bir şekilde yazdığınız, fikir beyan ettiğiniz konunun üzerine "git ayakkabını kemir o zaman" gibi saygısız, saçma sapan bir mesaj göndermesi ise işten bile değil artık. dolayısıyla birkaç eski dostla selamı sabahı kesmemek ve iletişimde kalmak için onca saçmalıkla ve gereksiz iletişimle muhatap olmaya lüzum yok. en güzeli, mecburen pencereyi kapatıp çekilmek, eski günlerin hatrına elde kalabilen son parça huzuru bari korumak.

    ama ah, keşke sözlüğün daha popüler olması ve pastanın kremasının kabardıkça kabarması için ancak bazı ayarlarla oynayıp duranlar, mesajları istediğimize gönderebilme ve sadece onlardan mesaj alabilme seçeneğini eklemeyi bilseler... bunca yıl olmuş, öyle pratik ve yararlı özellikler hâlâ yok, "toptan kilitle çık" kolaycılığını sunabiliyorlar ancak, pes!
  • ben dahil bazı yazarların tercihidir. ben şahsen sözlüğü okurken beğendiğim entryleri ya uplarım, ya favlarım, ya da okur geçerim, beğenmediğim entryleri de gerçekten beğenmemişsem, hatta uyuz olmuşsam en fazla eksilerim. o kadar uyuz olmamışsam bakar geçerim. şu ana kadar hiçbir yazarın katılmadığım fikrine, beğenmediğim entysine bakıp da dur şuna özelden bir ayar vereyim, olmadı nick başlığına saldırayım diye bir şey aklımın ucundan bile geçmedi. vaktimi niye böyle bir şey için harcayayım ki? hiç sevmem laf dalaşını. bir şekilde mecbur kalırsam, hele ki yazılı laf dalaşında çok feci başarılıyımdır, çok kibar ve hakaret etmeden canına okurum karşımdakinin ama dediğim gibi bunu yapmayı sevmiyorum. vakit kaybı, saçma ve gereksiz. ama sözlükte öyle inanılmaz tipler var ki, yazdığınız bir entry'e kafayı fena takıp, tamamen üstüne alınıp var gücüyle saldırıya geçiyor özelden. ben niye bu insanlarla uğraşayım? oku, beğenmediysen eksile geç işte manyak mısın olayı kişisel klavye kavgasına çeviriyorsun, tanımadığın bir insana iki satır yazısı üzerinden hakaretler yağdırıyorsun falan. çok abes şeyler bunlar bana göre. ben kimseye bunu yapmıyorsam, kendime de yapılmasını istemediğimden mesajları kapalı tutuyorum. ille de mesajlaşmak istediğim biri olursa badilere ekliyorum bu kadar basit.
  • kafanıza estiği gibi yazma hürriyeti veren eylem.

    mesaj alımım açık olduğu zaman da filtresiz yazdığımı düşünüyordum ama mesaj alımını kapatıp da, herhangi bir şey yazdıktan sonra bir tepki almayacağını bilmek çok daha rahat, çok daha filtresiz bir yazma özgürlüğü veriyor. "bunu yazarsam şöyle derler :/" bitiyor. sadece yazıyorsun ve kimse de bir şey demiyor.* kendin için, kendi kendine eğlenerek, istediğin gibi yazıyorsun. sözlükte yazmak salt bir zihin boşaltma eylemine dönüşüyor ve bu da gerçekten çok keyifli.
  • bu özelliği düşünen ekşi sözlük ailesine teşekkürlerimi borç bilirim.

    gerçi bu sebeple insan gibi soru sormak isteyenlerde mesaj atamıyor ama olsundu.

    hacı, kardeş, lan, argo, küfür, nefret içeren beyinsizlerin sırf laf sıçmak için attığı mesajlardan da kurtuluyor insan.

    bırakın insanlara saldırmayı. sevmediysen olumsuz oyla. kırsal kırsal millete dalaşma.
  • -işbu entry burada tanıdığım, mesajlaştığım bazı güzel insanları tenzih ederek yazılmıştır.-

    hiç tanımadığım yetiştiği kültürü, karakterini vs. bilmediğim kişilerin tuhaf saptamaları, garip tavsiyeleri ya da boş beleş chat odalarından kalma soruları mesaj kutusunu kapatmaya itiyor.

    öte yandan normal hatta çok sıradan karşılayacağım bir söyleşiyi kavga olarak algılayıp direkt hakaret boyutuna geçen çok tatlı insanlar var. o an mesaj kutuma bakıyorum, “acaba benim küfür bilmediğimi mi düşünüyor?” diye geçiriyorum içimden. ya da küfür ettiğinde galip geldiğini mi düşünüyor?

    hayır, çünkü en pislik mahallelerdeki argoyu aratmayacak derecede küfür biliyorum. fakat düşüncelerin çarpıştırıldığı tartışma esnasında asla kullanmam. kullanırsam ciddi anlamda zekama hakaret etmiş sayarım kendimi.

    ekşi sözlüğün mevcut durumunda yüzde 14’lük bir kitleyi konu dışı bırakırsam mesajlaşmak fuzuli.
  • kardeş, sen vb. şeklinde hitap edip kibarlıktan uzak olanlar; durduk yere hakaret etmekten çekinmeyenler; uyarmama rağmen tekrar hakaret edenler, kendi bildiği dışında başka bir şeyin doğru olabileceğine ihtimal dahi vermeyenler (yine kabalık ve hakaret ile) yüzünden yaptığım eylem.
  • badilerim yapınca çok üzüldüğüm şey. ne güzel favlaşıyorduk, ne gerek vardı durup dururken böyle bir harekete. şahsi algılanacak bir şey değil ama insan ister istemez bi üzülüyor. hassas adamız, etkileniyoruz, açın şu mesaj kutularınızı.
  • ekşi sözlük'ün başka insanlarla olan karşılıklı etkileşim kısmından vazgeçmektir. buradan birçok farklı insan tanıdım (yani benim insan tanıma standartlarıma göre çoklar). genel olarak her tanıdığım insanın bana olumlu etkilerinin olduğuna inanıyorum. bu insanlarla normal hayatta birbirimizi tanımamızın imkanı yoktu. eğer mesaj alımlarımı kapatsaydım birçok yönden sevip saydığım bu insanların bende yarattıkları etkiden de vazgeçmiş olacaktım.

    böyle yazınca da sanki insanlarla çok sağlıklı iletişim kurabiliyormuşum gibi oldu. allah'ın iletişim problemlisi olduğum için genelde başladığım 10 muhabbetin 8'ini falan batırırım, devam ettiremem ama işte o devam eden 2 muhabbet yıllardır sarıyor. ekşi sözlük içi mesajlaşmalar dozunda ve yerinde kullanılırsa epey faydalı bence. kapatmaya lüzum yok. zaten birine mesaj atamayınca üzülüyorum. en azından hatırım için kapatmayın.
  • ne zamandır düşündüğüm, hep belki birilerine yardımım dokunur düşüncesiyle geri durduğum eylem. burada çok kaliteli yazarlar var, çoğunun mesajlarını hiç silmem, dönüp dönüp okurum roman gibi yazılarını. ama her şey zıttıyla kaimmiş sahiden, içi safiyane nefret dolu çok insan var.

    mansur yavaş'a olan saygımı dile getiriyorum, nefret dolu mesajlar alıyorum. kpss çalışmak için kıraathaneye gidiyorum, ders çalışmak isteyenler gidebilir diyorum çomar olduğumla ilgili hakaret dolu mesajlar alıyorum. sorularına özenle cevap verdiğim yazar özel sorular sorunca özür dileyip iyi günler diliyorum, "oo yürüdüğümü mü sandın kezban?" mesajı alıyorum. her gün günaydın türevi yazan yazara bunlardan hoşlanmadığımı söylüyorum, "konuşmuşsun birileriyle, yazmışsın ekşi itiraf'a." diye bir sürü mesaj daha alıyorum. kendi hâlimde başlıklara yazıyorum, "erkekleri düşüreceksin bu azimle böyle devam et yazmaya." diyorlar. daha kadın-erkek ilişkileriyle ilgili laçkalaşmış mesajlardan bahsedemiyorum bile. engelliyorsunuz, bitmiyorlar da. kimseyi mutlu etmeye çalışmıyorum yazılarımla, herkes her şeyi söyler biliyorum, söylenenleri dikkate almamaya da çalışıyordum açıkçası ama bir yerden sonra yazası gelmiyor insanın.

    bu sebeplerden ötürü bir süreliğine bu gruba dahil olmaya karar verdim. veda etmeyi çok istediğim ama veda edemediğim, kabuğuna çekilmiş kıymetli yazarlara da, tek tek rahatsız etmek istemediğim güzel insanlara da bu giriyle veda etmek istiyorum. daha nezih bir ekşi sözlük ortamında mesajlaşılan mutlu günler diliyorum herkese.
  • hayatınız ekşi sözlük olsun demiyorum ama, özellikle hadsiz insanların laflarından gereğinden fazla etkilenen hassas biriyseniz hayat kalitenizi ciddi miktarda yükseltecek eylemdir.

    (bkz: bana sadece badilerim mesaj atabilsin)