şükela:  tümü | bugün soru sor
  • öğrenci olduğum zaman dersanelerde böyle bir şey vardı. adamın kapısında meslek danışmanı yazıyordu. o zaman insanın aklına gelmiyor ama sonradan jeton düşüyor. sen kimsin ki elaleme meslek öneriyorsun? piyasaların geleceğini mi biliyorsun? fütürist misin de önerdiğin mesleğin iyi sonuçlar vereceğini düşünüyorsun? yaptığın şıklı uyduruk testlerin herkese uygun olduğu ne malum? ne saçmalıklar çıkmış insanların karşısına insan hayret ediyor ve o dönemde buna itiraz da etmeyip ciddiye almışız.
  • ne kızmışsın sen öyle ya
  • yaşam koçunun kardeşidir.
  • lisede hiç bir işe yaramayan psikolojik danışman'ın eltisidir.
  • bazen kendilerinin tavsiyelerini kulak ardı etmemek gerekir.

    lise 1'de dershanede bir ayhan hocam vardı. senenin sonuna doğru hepimize deneme sınavları sonuçlarımıza göre nelere yönlenebileceğimiz konusunda fikir veriyordu. o zaman (2004 olmalı) lise 2'de bölüm seçiyorduk sayısal, sözel ya da eşit ağırlık. beni karşısına aldı bir gün, "bak huzursuz, sen sayısal istiyorsun ama senin ea notların çok daha yüksek. gel eşit ağırlık seç." yok! tıp istiyoruz ya, aile empozesi ile beyin yıkanmış kanıksamışlık mı, yoksa burnunun dikine gidiş mi bilmiyorum.

    neyse aradan zaman geçti, 2008'de öss'ye girdim. istediğim puanı alamadım.
    2009'da tekrar girdim ve yine çok bir fark atamadım.
    ama ne olursa olsun bu defa mezuna kalmayacak bir yere gidecektim.
    hiç alakası olmayan bir bölüm yazdım.
    makine mühendisliği...

    sonra ne oldu? ha severim, ha yapabilirim derken baktım olmuyor, olmayacak. okulu bıraktım.
    kara kara düşünüyorum. ben şimdi ne yapacağım? sayısal defteri benim için kapanmıştı. ea temelim yok, tarih coğrafya felsefe hak getire. ailemin iknaları, yüreklendirmesi sayesinde ea'dan hazırlanmaya başladım.

    (bu arada bu vesileyle onlara candan teşekkür ve minnetlerimi sunayım. hep destek olup fikir verdiler. hiç yargılamadılar meslek buhranlarımda ellerinden geldiğince yanımda durdular.)

    velhasıl hazırlandım, sıfırdan başladım. neyse ki benim girdiğim senelerde bölümler arası katsayı farkı kalkmıştı ve diplomamdaki fen bilimleri yazısı puanımı kırpıp kuşa çeviremiyordu.
    girdim, hukuku kazandım, bitirdim. meğer benim bölümüm hukukmuş. dünyaya gelsem yine hukuk okurdum.

    şimdi sık sık aklıma rehber hocam ayhan bey gelir. keşke dinleseymişim. böylece 29 yaşında halâ stajyer avukat olarak kalmazdım. elbette zararın neresinden dönülse kâr, geç de olsa ömrümün geri kalanını karakterime, becerime uygun bir meslekle geçirebileceğimi buldum. ama bulamayabilirdim de.

    rehber hocalarınızın veya bahisteki gibi meslek danışmanınızın, adı her neyse ve büyüklerinizin sözlerini hafife almayın gençler. zaman kaybı ve stres yaşamak istemiyorsanız.
  • sarı ilanların, insan kisvesine bürünmüş hali.