şükela:  tümü | bugün soru sor
  • meslek lisesilerindeki kültür dersleri ,en azından imam hatipler düzeyine çıkarılmadığı sürece,meslek liselerinden kalite beklemek olanaksızdır.
  • oldukca akilli bir adim gibi gozukse de gecen 4-5 ayda bir sey basarilamadigi goruntuse vermektedir. dusuncem leylek ile koc masaliyla yogun bicimde ugrasilmaktadir ki konuya egilinmemistir.

    ayrica meslek liselerini kurtarmak icin burs vermeyi akil edebilmis olmalarini, ben kendimce basiretsizlik olarak algilamaktayim.
  • ara eleman yetiştirmekten ziyade, ucuza nitelikli işçi çalıştırabilmek için yürütülen kampanya. 4 yıllık üniversite okumuş mühendislerin ve pazarlamacıların (işletme-iktisat vb mezunları) yaptıkları bazı işler, lise mezunu ve üniversite yıllarını saçmasapan pazarlama kitapları okuyarak değil, iş yaşamında bizzat tecrübe ederek geçiren kişilerin de rahatlıkla yapabileceği işlerdir. üstelik lise mezunu oldukları için ve 18 yaşından itibaren çalışmaya başladıkları için, çok daha ucuz maaşla çalıştırılacak insan kaynağını bu çocuklar oluşturacak.
  • bugün müzemizde (bkz: rahmi m. koç müzesi) vuku bulan ve bakan çubukçu ile koç arasında katsayıda popülizm atışması'nın da yaşanmış olduğu projedir efendim. sevgili cemil basa'nın pek iyi organize ettiği toplantı olmuştur ayrıca. ne bir kaos ne bir sıkıntı, her şey tıkırında idi.
  • http://milliyet.com.tr/d/t.aspx?id=1222918

    projenin toplantısında da çubukçu'nun lafları var, çok şahane gerçekten.

    diyor ki, "meslek liseleri tüm dünyada önemli, türkiye'de de"... sonra da ekliyor: (kadının sözleri takip edilemediği için anlaşılır hale getirerek yazmak durumundayım) "meslek lisesi mezunu olmayanlar, üniversiteye giremezse ülkeye yük oluyorlar." tamam buna da eyvallah diyelim. yani demek istiyor ki, meslek liselerine girişi artırmalıyız ki düz lise mezunu meslek bilmeyen işsizler kalmasın sağda solda. ne güzel değil mi?

    ama şu var: bunları katsayı tartışmasına binaen söylüyor, güya mustafa koç'a cevap veriyor. aslında veremiyor... kendilerini hükümet olarak bu konuda başarılı görüyor, "meslek liselerine katılım oranını, üniversiteye geçiş konusundaki katsayıda yaptığımız değişikliklerle artırdık" diyor. (ki aslında, meslek lisesi mezunun teoride üniversiteye ihtiyacı olmaması gerekir ama bakan nedense bu noktayı teğet geçmekte sakınca görmüyor, sanki ona göre bütün meslek liseliler, ileride üniversite mezunu olmalılar... ki bu kişi eğitim bakanı. meslek lisesiyle üniversitenin rollerini karıştırmış gibi...) ve kendisi tam da bu toplantıda asıl söylenmesi gereken şeyi söylemiyor. nedir o?

    meslek liselerinin kalitesini artırmak için ne yaptınız?

    bu sorunun cevabını vermiyor çünkü tek bir şey yapmadılar. mustafa koç'un belirttiği gibi sadece kuru popülizmle "türban aşağı, katsayı yukarı" eksenine çektiler meslek lisesi tartışmalarını.

    türkiye'de şu anda meslek liseleri 10 sene öncesinden daha ileri bir noktada değil, bunun da baş sorumlusu bakanın içinde bulunduğu hükümet. büyüme, ilerleme, gelişme, bütün insanlık ve dünya için standart bir durum olması gerekirken türkiye'de mesleki eğitim konusunda bir gelişme olmaması, türkiye'nin bu konuda dünyada gittikçe daha gerilere düştüğünün göstergesi olabilir. meslek liselerinin kaybettiğinin göstergesi olabilir, kendisinin de dediği gibi "tüm dünyaya baktığımız zaman mesleki eğitim ortaöğretim içinde son derece önemli" ama milli eğitim bakanı ve partisi, 8 yılda bu konuda bir arpa boyu yol kat edememiş.

    meslek lisesini memleketin gelişim meselesi değil, katsayı ve türban meselesi ekseninde değerlendirmiş.

    türkiye'nin bu konuda 8 yılına yazık olmuş.
  • koç topluluğu, bu slogana "liseler mesleğiyle yarışıyor" adlı yarışmayla tekrar dikkat çekmek istemiş:

    https://www.facebook.com/…o.php?v=10151309772153825
  • bu mesele sadece sanayici bir grubun meselesi olmakla mı kalacak? yıllardır projeyi ayakta tutmaya çalışanlar ne toplumdan, ne başka kurumlardan, ne de esas meselesi olması gerekenlerden, hükümetten destek göremiyor. ne yazık ki ara eğitimde en çok sahiplenilmesi gereken meslek liseleri yıllardır ihmal ediliyor. meslek lisesi kavramının içi boşaltıldı. meslek lisesi imam hatip lisesi tanımına indirgendi. meslek liseleri kadrolar ve imkanlar bakımından mahrum bırakıldı. çizilen imaj ile öğrenciler isteyerek değil mecbur kaldığı için son çare mesleki eğitime yönlendirildi. sanayi için yaşanan durum içler acısı. yetişmiş eleman sıkıntısı var. neyseki hükümet çözüm üretiyor!... nasıl mı? 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu kapsamında çıkarılan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalıştırılacakların işe alınmadan önce, mesleki eğitime tabi tutulmaları zorunluluğu var. mesleki eğitim vermedeki zorunluluk devletin değil işverenin. işverene mesleki eğitim almış eleman istihdam etmesini ama elemanın eğitimini de işverenin vermesini isteyen bir hükümetin olduğu ülkede yönetim şekli nedir? eğitim devletin işidir. bununla ilgili sanayicilerimizden ancak destek isteyebilir. ilk ve orta öğrenimde bile her yıl değişen eğitim politikasıyla kayıp nesillerimiz büyüyor. 10-15 yıl sonra eğitim politikamızı belirleyecek olanlar bu kayıp nesil olacak. kısır döngü değil mi?