şükela:  tümü | bugün
  • ortaokuldayken bir yanlis secim yapar yavrumuz, bu secimini lise sonda degistirmek ister,yonetmelikler özetle 'ya ayni bolumde lisans yapacaksin ya da bicay koyup geleceksin' der. meslek lisesi mezunu olur, universite hayal olur.
  • ikinci sinif ogrenci kivamina getirilmis gariban.
    (bkz: katsayi iskencesi)
    okudugu bolumun muhendisliklerini okuyamamak*
  • bazıları ebeveynlerinin mallığı yüzünden bu duruma düşmüşlerdir. anne-baba karşısına geçer "bugüne kadar dediğim neyi yaptın da muaffak oldun, bi yap bakalım dediğimi" der. "ulan" dersin "hayat bu bi kereden bişi olmaz deme" dersin içinden ama çok geçtir elceezleriyle okula yazdırırlar. o ana kadar "istediğini yapmakta özgürsün yavrum" diyen kişiler gitmiş "18 yaşını geçmedin" canavarları gelmiştir yerine. melül melül bakarsın kağıda, baba der ki "bak okula üçüncülükle girmişsin". "aman ne iyi etmişim" dersin, sana da o tercih formuna meslek lisesi yazdıran dümbeleği bulup çalmak istersin. bir süre bahçede varlığından ve etraftaki insanlardan nefret ederek dolaşırsın. ama insansındır alışırsın*. dersin ki "ben buradan kazanabileceğimi kazanayım, sonra istediğimi yapmanın bir yolunu bulurum". sonra mezuniyet vakti gelir, harcandığını hissedersin 4 sene boyunca. kapasitenin altında eğitim almışsındır ve içindeki potansiyel yakıp yıkar bütün özgüvenini. etrafındaki herkes o kadar mutludur ki okuduğu bölümden acaba ben çok mu yanlış düşünüyorum demekten kendini alıkoyamazsın. onlar kadar "mesleğinde" bilgili değilsindir ama bilirsin ki yapsan en iyisini yaparsın. sonra herkes kendi yoluna dağılır sen de senin için en uygun bölümü seçersin. biraz mantıklı bir seçim yaparsan kolaylıkla istediğin bir yerde okuyabilirsin ama herkes senin kadar şanslı olmayabiliyor tabii.
    kısacası meslek lisesi mezunu olmak bu ülkede yapılabilecek en kötü şeylerden biridir. aman derim.*
  • ailemin dayatması sonucu sahibi olduğum ve iş hayatımda onlarca önemli fırsatı kaçırmama sebebiyet vermiş niteliktir. hiçbir vasfımdan bahsetmeye utanmam fakat anadolu teknik lisesi mezunuyum demeden önce bir durur ve ortamı yoklarım.
  • biliyorsunuz bütün okullar belli bir kontenjan açıyor,
    tercih sırası ve puanına göre yerleştiriliyor.
    dolayısıyla bütün liselerin belli bir puanı olmuş oluyor.

    meslek liseleriyse puan muan istemiyor, kaç alırsan al hatta sınava bile girme git kaydol, geri çevirmiyor.
    dolayısıyla bir şehirdeki akademik anlamda en başarısız öğrenciler meslek liselerine kaydoluyor.
    ve bu okullardaki öğrencilere hiç bi bok olmaz gözüyle bakılıyor.

    ama yanılınıyor;
    çünkü meslek liseleri bir taraftan öğrenciye ilgisini çeken ve başarabileceği bir meslek öğretiyor.
    karşılığında da öğrencileri ucuz işgücü olarak kullanıyor.
    meslek liselerinde öğrenciler tarafından;
    masa sıra üretilip diğer okullara satılıyor,
    evlerin ve kurumların doğalgazı, kaloriferi döşeniyor tamiri yapılıyor,
    inşaatların demir doğraması yapılıyor,
    piyasaya proje çizimleri yapılıyor
    okulların formaları, önlükleri dikilip satılıyor.. vs..

    burda okuyan geri zekalı serseri diye düşündüğünüz herifler daha lisedeyken ülke ekonomisine katkıda bulunuyorlar. (diğer biçok lisede okuyanlar bitirdikten sonra bile işe yaramıyolar)
    okulu bitirdikten sonra çoğunluğu yaşadıkları şehrin orta sınıf esnafını oluşturuyolar,
    bir kısmı da kendi küçük ölçekli bir iş kurup yanında 5-6 tane adam çalıştırıyor.
    ayrıca meslek lisesi öğrencileri diğer liselerden çok daha saygılı çok daha vefalılardır.
  • bir donem sonra amerikada elektrik ve sistem muhendisligi olmak uzere iki muhendislik dalini double major yaparak bitirecek olandir! anadolu lisesi, fen lisesi ve bilimum super lise mezunlari neye ugradigini sasirmisken, kendisi oturur her turlu programi yazar, digital logic derslerine girmemesine ragmen muhendislik hocalarinin yaptigi hatalari bulur, elektrikten, bilgisayar acmaktan, kirmaktan, bozmaktan korkmaz. ayrica lise sonda yaptigi staj sayesinde zaten kafadan tecrubesi olandir.

    kisacasi: temelden yetismis elemandir. turkiyede 2 yillik okula oldugu kadar 4 yillik okullara da gecisinin rahatlastirilmasi saglanmalidir. candir.
  • (bkz: fatih artman)
  • devlet kadrolarında kendilerine yer bulabilmek için imza kampanyası başlatmış işçi arkadaşlar.

    lütfen biraz destek, buradan.
  • kız meslek lisesi çocuk gelişimi bölümünden mezun olup yatay geçişle önlisans çocuk gelişimi okudukları zaman kendilerini doçent zannediyorlar. bir de dikey geçiş sınavı ile açık öğretim okul öncesi öğretmenliği okumuşlarsa profesör zannediyorlar.
    yalnız şunu atlıyorlar, zeki değil taklitçiler. analitik düşünme sıfır. süreç odaklı çalıştıkları için cümleleri uzun ve anlaşılmaz.hatta bazen paragrafın gelişme kısmından başladıkları için iyice bok oluyor konu.

    bir de çok zevksizler. koca sınıfı taverna gibi simli evalarla süsleyebiliyorlar.
    malzeme seçimleri de kötü, ikinci sınıf şeyleri beğeniyorlar.

    vee tabiii kiiiii dedikoduyu benden çok seviyorlar.
    çünkü ana felsefeleri, erkek dediğin sarmalar kadın dediğin çalkalar.

    en azından benim tanıdıklarım öyle.

    edit for boss: geçmiş zaman
    yargılar geneldir, özele indirgemeyiniz.