şükela:  tümü | bugün
  • bahse konu olan ttb ve tbb’nin ne kadar çalıştığı ve mesleğe ne kadar faydalarının olduğunu bilemem ama benim bağlı olduğum türmob hiçbir derde derman olmayan, sadece köşe başını tutanların nemalandığı bir kurum olduğu için çokta mesele etmediğim vaka.
    edit : başlığı açan arkadaş kaçmış gitmiş başlıkta bize kalmış.
  • ttb'nin açıklamasına politik olarak yakın olmama rağmen, bir insanın zorunlu olarak bir sivil toplum kuruluşuna üye yapılmasına karşıyım. bizim gibi memleketlerde koltuk sevdası ve ekstra bürokrasiden başka bir anlam ifade etmiyor. örneğin mühendis odalarının aylığı 2012 yılında 5 tlydi. şimdi muhtemelen 10 tl falandır. ama kimse üye olmuyor. öte yandan az önce yabancı bir meslek grubuna üyeliğimizi yeniledik. yıllık 160 dolar.
  • en olmadık, absürd açıklamaları yapan siyasal partilere kızıp, demokratik siyaseti yasaklamaktan farkını göremediğim eylemdir.

    meslek örgütlerinin idare ediliş biçiminden doğan problemlerin çözümü, meslek örgütlerinin tamamen ortadan kaldırılması olamaz. üyeleri seçmişse, yine üyeleri indirir.

    sendikalar, meslek örgütleri ve benzeri baskı grupları bir toplumun ilerlemesi için varlığı zorunlu olan yapılardır. devletler ve devlete hakim durumdaki siyasetler haşa allah değiller, yanılmaz da değiller. böyle olduğu için de zaten insanlık yüzlerce yıldır mücadele ederek haklarını kazandı. ifade özgürlüğünün ortaya çıkışından, kapsamının genişlemesine kadar tüm demokratik kazanımlar ile sosyal hakların doğuşu ve kapsamının genişlemesi hep bu tür hükümet-dışı yapılar sayesinde mümkün oldu.

    hem hükümet daha bunu konuşmazken, hatriotistlerin hükümetten bir fazla vites yükseltmeleri de geleceğe dair karamsarlığa sevk ediyor...

    (bkz: hatriot)
    (bkz: hatriotism)
  • mesleği de yok etmekle eşdeğer hareket. sonra meslekleriniz belli kişilerin tekeline geçip sizi de köle gibi sömürdüklerinde ağlaşırsınız. her meslek örgütünü şoförler odası ya da bazı sendikalar gibi mafya sanmayın.
  • meslek örgütlerinin —tamamının değilse de, azımsanmayacak bir bölümünün— ne kadar boş işler yaptığı tartışmasız. hatta, oda yönetimi seçimlerine hazırlanan adayların —elbette tüm meslek odaları için geçerli değil bu— meslek üyelerinin ödediği aidatları amacı dışında kullanmak için birbiri ile yarıştıkları da malum... lakin son günlerde tartışmaya açılan durumdaki asıl amaç, sanırım, sürekli akıl dışı işlemlerle, yanılgılarla, kandırılmalarla ülkeyi uçuruma götüren hükumetin sürekli karşısında yer alan mürekkep yalamış zümrenin yok edilmesi.

    hayırlısı...

    --- fıkra ---

    yabancı bir büyükelçiliğin resepsiyonunda, davetlilerden bir vatandaş, laf olsun diye yabancı misyon şefine sormuş:

    - üstat, nasıl buluyorsunuz ülkemizin son durumunu?
    - açıkçası biz dışarıdan, siz de içeriden çok uğraşıyoruz yıkmak için ama ülke hala ayakta... itiraf etmeliyim ki, durumunuz düşündüğümden çok daha iyi.

    --- fıkra ---
  • acilen gerçekleştirilmesi gerekendir. gerçekleştirilemiyorsa zorunluluklar ortadan kaldırılmalı ve kimseye ayak bağı olmamalılar.
  • lağvedilmiyor, aksine hükümete ne kadar muhalif sendika ve meslek kuruluşu varsa (ttb, tbb ve tmmob vb) o, meslek kuruluşlarını ve sendikaları kendilerine bağlamaya çalışıyorlar.
  • zaten 10 yıldır adım adım her fırsatta tüm yetkileri elinden alınan meslek odaları fiilen susturulmuştur. kendi odam tmmob için konuşayım, şu memlekette 3-5 sit alanı birkaç cumhuriyet mimarisi bu yamyamların elinden kurtarılabildiyse mimarlar odası ve inşaat mühendisleri odası sayesindedir. üye sayıları ve mali güçleri olduğu için sonuna kadar direnirlerdi. o yüzden ilk iş mali kaynaklarını kesmek oldu. üyelik aidatı dışında proje denetleme gibi kalemlerden kazançları engellendi.
    odalar bu ülkede soldan yürür yollarına barikat kurmaları beklenen faşit harekettir.
    mücadeleye devam!

    ha aidat almaktan başka ne iş yapıyor diyenlere birkaç örnek vereyim. hani teknoloji mühendisliği diye bi zırvalığa kalkıştılar. talep olmamasına rağmen arz yaratan meslek lisesi teknik öğretmenliği fakültelerini teknoloji fakültesi diye bir şeye çevirip mezunlarına da fark ders sınavı ile mühendis unvanı verdiler. odalar ne yaptı? şiddetle karşı çıktı. zaten talebin üzerinde arz sağlayan her ile açılan mühendislik bölümlerine itiraz ederken bir de bu haksız devşirme ile haksız rekabeti önlemek istediler. teknoloji mühendilerinin herhangi bir odaya kayıt yaptırarak imza yetkisi sahibi olamayacağı kararı alındı.
    sgk ile asgari ücret protokolü imzalandı. devlet her şeyde olduğu gibi bunda da kontrole gitmedi ama en azından sgk'ya dilekçe yazdığınızda asgari mühendis ücreti altında yatan primlerinizi şirkete tamamlattırabiliyordunuz. sgk tahsil ediyordu. sgk geçen yıl tek taraflı anlaşmayı feshetti.
    projelerin uygunluğu bağımsız tarafsız odalarca da onaylanıyordu onay alamayan müteahhit reisine ağlayınca tabi...
    serbest çalışma protokolü, makbuz, vergi kaçırmadan çalışma, meslek etiği yaptırımları, meslek içi eğitimler...
    ve evet her zaman tabi ki işçinin ve emekçinin yanında örgütlü yapılardır meslek odaları zorunuza mı gitti?

    yani meslek odasıyla tek ilişiği oda belgesi alabilmek için aidat ödemek olanların “haraç kesmekten başka icraat yok” demesi beni benden alıyor.
  • saçmalıktır. türkiyenin temel yapı taşlarından birini sökmektir. türkiye'nin hafızasını yok etmektir.

    kuruluşların işlevselliğini yitirmesini sağlamak, sadece mali oligarşik bir yapıya evirmeleri onları kaldırmaya gerekçe olamaz.

    meslek örgütlerinin işlevselliğini kaybetmesi meslek sahiplerinin ellerini taşın altına koymamalarından, kollektif çalışma bilinci olmamasından kaynaklanır.
    bu nedenle genelde bu birlik yönetimleri örgütlü yapılanma kültürüne sahip sol, sosyalist, komünist zihniyetler tarafından yönetilir çünkü diğerlerinin götü sorumluluk almaya yemez yönetim ve sorumluluk konusunda yancılıkla yetinir ve sürekli bu örgütlerin işlevini yitirmesinden dert yakınırlar.

    ben de sizdenim o yüzden biliyorum hiç kıvırmayın. sendikacılıktan apartman yönetimine hep aynı kültür hüküm sürüyor maalesef.