1. kişi mesleğini seçmez,mesleği kişiyi seçer..
    hayat!,kimin ne olacağı belli olmaz savurur insanları
  2. insanı hiç beklemediği iç savaşlara, karmaşıklıklara, bunalımlara sürükleyebilen hödö.
  3. bu karmasa universitede de bas gosterir. "ulan naptim ben ne isim var bu bolumde, yoksa bi mba yapip meslegi degistirsem mi?" veya "bu isle bi sure ugrasirim sonra cafe mafe acarim bi sekil yaparim kendime" gibi ic deyislerle desteklenir. kisi seciminden mutsuzdur, bunalmistir ve karmasaya gark olmustur.
  4. $u an ya$adigim berbat durum.

    ornek:

    ki$i ilk ba$ta bilgisayar mi gitar mi diye du$unur ta$inir bir sene sonra karar verir ki meslegi muzik olmalidir bu ki$inin, ve kararini aciklar. lakin veliler kendisini okuldan almakla, maddi manevi desteklerini cekmekle tehdit eder, surekli kavga ederler, ki$i halbuki ayni anda lise sonu ve ib programini bitirirken oss'ye de hazirlanip son ana kadar secim $ansini da koruyup ayni anda gitar bolumune hazirlanmak gibi imkansiz bir $eye kalki$mi$tir ve ailesi destek olmayacagini soylediginde umutsuzluga du$er bik bik bik....

    not: bu olaylarin ve ki$ilerin gercek hayatla ili$kisi yoktur*.

    (bkz: sozlukte anilarini anlatmak)
  5. sevdigin meslegi secersen acsindir sevmedigin meslegi secersen mutsuz olursun dusturu uzerine kurulmus bi denklemdir
  6. henuz kucukken kafasinda olayi bitirmis ve ne olacagini kestirmis insanlarda olmayan karmasa.*
  7. memleketimizde maalesef random yapilan secim. hatta secenin eline murekkep damlatiyorlar, gidip ba$ka bir yerde daha secmesin diye, boylece 35 sene sevmedigi, beceremedigi mesleklerle i$tigal eden insanlar cirit atiyor ortalikta..
  8. bir çok uzmanın üzerinde ahkam kestiği bir konu ... derler ki " sınavı* unutun, sanki kendinizi çok zenginmiş gibi hissedin ve bu özgürlük içerisinde bir meslek düşünün. * ne olmak istersiniz? vereceğiniz cevap sizin gerçek seçiminizdir.." tabi bu seçimi yaptıktan sonra ve sizin için doğru bir meslek seçimi olduğuna inandıktan sonra başlıyor esas karmaşa.... eğitim sisteminde ki karmaşıklar, türkiye'nin ekonomik yapısı, kişi istemediği mesleklere yöneltip hayatı boyunca küfür etmesini sağlayabiliyorda. hayatınızda ki öncelikler sıralaması yer alıyor önce meslek seçiminizde.. "başarı, aile, namus, hırs, kariyer.. " siz bunları sıralamaya başladığınızda yan odadan annenin sesi duyuluyor komşulara övgü ile ... " kızım doktor olacak benim !" sizin hayat anlayışınıza ailenizin anlayışıda karışıyor.. siz size ait olan bir hayatı yaşamak yerine size yüklenen bir hayatı yaşamaya itiliyorsunuz.. meslek seçiminiz gibi..

    ileriki iş yaşamınızda değerleriniz ve vizyonlarınızla örütşmeyen bir meslekte başarılı olma şansınız çok düşüktür, çünkü hedefleriniz, istekleriniz, her zaman yaptıklarınızın önüne geçecektir..

    yüreğinizde atan mesleğin tiyatro olduğunu düşünürsek izlemeye gittiğiniz bir tiyatro da bir mankenin oynuyor olması da sizi karmaşalara sürükleyebilir.

    şu soruları soralım ve cevaplayalım önce..

    bu mesleği yapmayı gerçekten istiyor muyum?
    " ya ben istiyorum aslında ama kime sorsam git doktor ol, mühendis ol, öğretmen ol filam diyor.. annem de üstüne tuz biber ekiyor neymiş düzenli bir hayat istiyorsam mesleği ona göre seçicekmişim, bilgisayar mühendisliği olmazmış ama öğretmen olabilirmişim.. "

    bu mesleği zevk alarak yapabilir miyim?
    " bilmem bunu yaparken görücem aslında.. şuan istiyorum evet ama yarın sıkılmayacağımın garantisi yokki.. "

    fiziksel ve kişisel özelliklerim bu iş için uygun mu?
    " olimiyatlarda koşmicam altı üstü çalışacam yahu..."

    büyük şirketlere uygun biri miyim, yoksa daha küçük, girişimci ruhla çalışan bir şirkette mi mutlu olurum?
    "buyuk sensin şirkette sana girsin... türkiye burası heyyy !! "

    sayılarla ilgili mesleklere mi yatkınım, insan ilişkilerinin yoğun olduğu mesleklerde mi başarılı olabilirim?
    "insanları seviyorum, onları sıraya koyup sayabilirim de.. "

    çok para kazanmak beni gerçekten mutlu eder mi?
    " kimi etmez ki sen vitrine bakmaktan mı zevk alırsın yoksa vitrindekini satın almaktan mı ?"

    türkiye'de bu mesleği uygulamam mümkün mü?
    " ha ha ha ! bilim adamı olmicam astronotta olmicam o zaman mumkundur herhalde.. "

    fazla mesai yapabilir miyim?
    "mesai ucreti alacaksam seve seve...."

    hafta sonları* çalışabilir miyim?
    " bir ustteki cevabım bunun için gecerli... "

    vs vs vs...
    karışmayın uzmanlar bu işin kolay oldugunu soyluyor soru cevap iste..
  9. tercih formunun teslim suresinin dolmasina bir gun kala hala ne sececegine karar verememek bu karmasanin buyuklugunu ifade ediyor sanirim..
  10. öss sonrası önünüze gelen tercih formunda bir sıralama yaparken aslında çok da bilerek yapmıyoruz o sıralamayı. önümüzde sadece önyargı sahibi olduğumuz meslekler, üniversiteler, bölümler var. "odtü iyiymiş ama marmara'da okursan ooh istanbul, mis gibi", "doktor olmak harika birşey, hastaların canını kurtarıyorsun ama 6 sene de çekilir mi yahu", "hukuk okumak istiyorum ama ya para kazanamazsam", "ben fizikçi olacağım ama izmir mi antalya mı karar veremedim" vs vs...

    kişinin hangi mesleğe yatkın olduğu, hangi mesleği yaparsa mutlu olabileceği cevaplanması çok zor olan bir sorudur. eğer kafanızda birşey şekillenmemişse, kararsız biriyseniz önündeki yüzlerce seçeneği nasıl değerlendireceğiniz tam bir kabus oluyor. bu tip bir soruya yanıt vermek için insanın önce kendini keşfetmesi gerekiyor ki bu çok zor bir süreç, aynı zamanda çok sancılı ve de genelde lise3 öğrencisinin yapamayacağı zor bir yük. bazı insanlar kendilerini keşfedemeden 70lerine geliyorlar, kendini keşfetmek 18 yaşında birine mi kalmış?

    sonra birşeyler seçilir ve genelde tutan birine girilir. ösym'nin yaptığı araştırmada, eğitim sisteminde bu "tutma" işi maalesef çok yaygın olsa da, insanların büyük çoğunluğu sonradan girdikleri bölümlere uyum sağlayıp, bölümlerini seviyorlarmış. tabii bir kısmı da nefret ede ede okuyor. kendi adıma, birinci tercihini kazanmış çok şanslı ve çok küçük bir azınlıktan olan biriyim. öte yandan girdiğim bölümü tamamen önyargılarla, "aa evet harika bir bölümmüş burası, öyle duydum" diye girdiğimi itiraf etmeliyim, şimdi hayalimde başka birşey yapmayı isteyerek bitiriyorum. öss öyle bir seçim ki, bir girdikten sonra kararınızdan dönmek çok büyük zaman, güç, para ve göt isteyen bir duruma sokar, "sonradan değiştirim aman ne olacak" demeyin. *

    peki ne yapmalı, nasıl yapmalı? lafım elbette baştan beri olduğu gibi, kararını çoktan vermişlere, "ben veteriner olucam abi" diyenlere değil. en başta bir karar vermeden önce iyice bilgilenmek önemli. amerikalılar bu meslek seçimi işiyle çok kafa patlatmış bir ulus, bulunabiliyorsa internetten bu tip yazılar bulunup okunmalı. sonra www.ösym.gov.tr adresinden ilgili yazılar okunabilir, gayet faydalı. sonra da şu başlık iyice okunmalı (bkz: çoklu zeka kuramı)belki biraz da bu(bkz: öss matematikte 20 soru garanti). bunlar bilgilendirici ve cesaret verici yazılar. sonra türkiye'de üniversite okuduğunu yapan insan sayısının az olduğu da dikkate alınmalı. ardından da sözlükte ilgili meslekler hakkında yazılanları okumak, abilere ablalara sormak ikinci aşamayı oluşturur. sonra hala bir karar verilememişse, öss formunda toto oynamak kalıyor.

    öte yandan gerçekten de insan mesleğini seçmez, mesleği insanı seçer.

meslek seçimi karmaşası hakkında bilgi verin