1. habermas’ın meşruiyet krizi çalışması, son yıllarda yapılan en önemli sosyolojik çalışmalardan biridir. bu çalışmada habermas, “geç kapitalizm” dediği olguyu analiz eder. marx kapitalizmin sonunu getirecek bir ekonomik kriin kaçınılmaz olduğunu öngörür. habermas ise buna karşı çıkar; geç kapitalist ülkelerde devletin bu tip bir krizi geciktirmek için araya girebileceğini söyler. marx devletin kapitalizmin üst yapısının bir parçası olduğunu söylerken, habermas artık devletin ekonomik hayata çok fazla dahil olduğunu, dolayısıyla toplumun ekonomik zemininin, altyapının bir parçası olduğunu söyler. marx kapitalizm geliştikçe proleteryanın giderek yoksullaşacağını ve bunun sonucunda sınıf çatışmasının giderek aratcağını söylerken habermas sınıfların uzlaşmasının, gelişmiş kapitalist ülkelerin yapısının bir parçası olduğunu söyler. işçi sınıfı, en azından şu dönemde, kısmen de olsa satın alınmıştır ve sınıf bilinci çok düşük düzeydedir.

    habermas, gelişmiş kapitalist toplumların krize eğilimli oldukları konusunda marx’a katılır. ama marx’ın aksine, krizi ekonomi alanından çok düşünceler alanında görür. devlet ekonomik sorunları çözdükçe, meşruiyete ve motivasyona dair sorunlar yaratır. devletin ekonomiye dahil olması, ona karışması insanlarda devletin hayatı şekillendirmeye muktedir olduğunu gösterir. burjuva demokrasisinde devlet adalet, eşitlik ve özgürlük ilkelerini izlediğini iddia eder. habermas devletin, insanları herkesin çıkarlarına göre hareket ettiğine ikna ederken aynı anda ekonomiyi destekleyebileceğine inanmaz. devlet, kendini ekonomiyi kontrol edermiş gibi gösterdiği gibi, eğer herkesi kullandığı gücü adalet ve eşitlik üçün kullanmak istediğine herkesi ikna edemezse, insanlar devletin bütün toplumun çıkarlarını savunduğu fikrine inanmamaya başlarlar. habermas devletin eninde sonunda burjuvanın çıkarları doğrultusunda hareket edeceğini ve burjuvanın gücünün yattığı ekonominin dengede kalmasını sağlamayı tercih edeceğini söyler. ama böyle yaparak da kendini hakim sınıfın temsilcisi olarak göstermiş olacaktır; ve bu nedenle de toplumsal dengeyi tehdit eder hale gelecektir. ekonomik bir kriz böylece ertelenmiş olacaktır, ama bir meşruiyet krizi yaratılmış olacaktır.

    habermas’ın gelişmiş kapitalist toplumlar analizi maddeci olmayan etkenlerin de maddeci etkenler kadar önemli olduğu görüşünü yansıtır. örneğin, marx’a göre insanların çalışması onları diğer canlılardan ayıran en temel faktörken, habermas’a göre dil de en az bu faktör kadar önemlidir.

    marx insanların özgürleşmesinin sadece üretim araçlarının kamusal mülkiyete geçmesi ve toplumdaki bütün üyelerin maddesel eşitliğe ulaşması ile mümkün olabileceğini söyler. habermas ise gerçek bilginin, bu sayede de insanların indoktrine edilmemelerinin ve ikincil konuma konmamalarının, ancak iletişim alanında sağlanabileceğini ileri sürer. dolayısıyla, örneğin iki ya da daha fazla insan iletişim kuruyorlarsa, ancak oradaki bütün insanlar eşit konuşma hakkına ve eşit birbirleriyle zıt düşme hakkına sahip olduklarında gerçeğe ulaşılabilir.
  2. sosyal olanın siyasal olanı besleyebilmesi durumunda ortaya çıkan şeydir. halk tarafından '' bıktık '' denildiği zaman meşruiyet zeminin bozulduğunu söyleyebiliriz. çünkü topluluk, artık onay vermemektedir. can güvenliğini sağlayabilen güç meşru olmaya hazırdır.

    örnek olarak cumhuriyet devrimlerinin halk tarafından hiç de hoş karşılanmadığı ve bunun meşruiyet krizine yol açtığı ayan beyan ortadadır. serbest halk fırkası deneyimi, terakki perver cumhuriyet fırkası gibi. halifeliğin kaldırılmasıyla ortaya çıkan şeyh sait isyanı gibi.

    meşruiyet kavramı taşıdığımız değerlerle ilgilidir. meşruiyeti anlamak için ideolojinin ne olduğuna bakmak gerekir.

    (bkz: ideoloji/@ultrags)

    (bkz: halifeliğin kaldırılması/@ultrags)

meşruiyet krizi hakkında bilgi verin