şükela:  tümü | bugün
  • messerschmidt 109. bf (bayernische flugzeugwerke) 109 olarak da bilinir. ikinci dünya savaşı alman avcısıdır.

    biz olsa olsa avrupa üzerinde savaşırız düşüncesindeki almanların ufak, klasik avcı uçağıdır. kimse gidip ingiltere üzerinde savaşacağını düşünmediğinden kısa menzillidir. enjeksiyon motorludur, düşmeden negatif g manevralar yapabilir. klasik düşmanı spitfire'dan daha yavaş olsa da daha ceviktir, daha iyi tırmanır.
  • i$te modelleri:
    d- dora
    e- emil
    f- fritz
    g- gustav

    daha sonralari fw 190 ve sava$in son zamanlarinda me 262 sturmvogel'ler 109'larin yerine tercih edildi. ama yoktu i$te tecrubeli pilot...
  • yakıt deposu yüzünden ingiltereye vardığında sadece 2 saatlik dogfight yapıp geri dönmek zorunda kalan uçak.
    iidr hoştur ama spitfire bambaşkadır .
  • savasikinci dünya savasi basladigi sirada alman hava kuvvetlerinin elinde bulunan, o siralarda dünyadaki diger hava kuvvetlerinde bulunan tüm ucaklardan daha üstün özelliklere sahip ucaktir. almanya savasin basindan itibaren düsmanlarinin ekonomik gücünün farkinda oldugu icin "teknolojik olarak sürekli bir üstünlük kurma" taktigini benimsmis, savas baslamadan bu yönde cok yatirimlar yapmistir. bunun almanyaya sagladigi üstünlüklerden birisi de bf109'dur.
  • bu tek kişilik alman avcı uçağı 1937’den 2. dünya savaşı’nın sona erdiği 1945 yılına kadar görevde kalmıştır. 1934 yılında messerschmitt yeni bir tek kanatlı av uçağı yarışmasına heinkel, arado ve focke-wulf’a rakip olarak katılmak üzere davet edilmişti. ilk bf-109 prototipi ortaya çıkınça hiç kabul görmedi (1938’e kadar firma adı bayerische flugzeugwerke olduğu için “bf” olarak anılıyordu). alttan kanatlı, ince, slat ve flapların monte edildiği küçük kanatlara ve kırık kenarlı kapalı bir kokpite sahip tek kanatlı bir uçaktı. ancak geçen süre içinde üstünlüklerini ispatladı ve luftwaffe ile birlikte birçok hava kuvvetinin hakim av uçağı oldu.

    ilk bf-109b ve c modelleri ispanya iç savaşı’nda çok başarılı görevler yaptılar fakat luftwaffe birlikleri 1,100hp daimler benz 601a motora sahip 109e’lerle donatıldı. bu uçaklar 570 km/h hıza ulaşabiliyordu, ekseriyetinde motor üstünde iki adet 7.9mm makinalı ile kanatlarda 2 adet 20mm top bulunuyordu.

    britanya savaşı’nda bf-109’lar ilk defa ciddi bir direnişle karşılaştılar. raf av uçaklarından daha iyi tırmanma ve pike yeteneklerine sahip olmakla birlikte düşük irtifalarda spitfire’dan çok az miktarda daha yavaştı ve tanınmış hurricane’ler kadar üstün manevra yeteneğine sahip değildi.

    1941’de bomba atma tertibatlı bf-109e “emily”ler sahneye çıktı. yuvarlak kanatlı bf-109f’ler ise kanatların verdiği yüksek performansa sahipti ve spitfire v’leri klasman dışı bırakıyordu. 1942’den itibaren bütün bf-109’lar, 1,475hp daimler benz 605a motora sahip g “gustav” modeli oldu. daha ağır olan “g” modelleri dünyanın en gelişmiş topuna sahipti. genelde 2 adet 13 mm, üç adet 20mm veya 30mm top ve bunlara ilaveten müttefik bombardıman uçaklarını düşürmek üzere özel bombalar ve roketler taşıyordu. fakat gelişen müttefik av uçakları karşısında klas dışı kaldılar. ancak o sıralar daha iyi bir alternatif olmadığı için üretimine devam edildi.

    son model bf-109k idi. bu da bf-109g gibi daha iyi görüşe sahip bir kanopiye ve yeni bir ahşap kuyruğa sahipti. özel bir “booster” sayesinde motor gücü 2,000hp’ye ve hızı da 723 km/h’a kadar çıkabiliyordu.

    rusların ilyushin il-2’si hariç diğer bütün uçaklardan daha fazla sayıda üretilmiştir. kesin rakkam bilinmemekle birlikte bfw ve messerschmitt ag’nin 12,000, leipzig’teki erla ile weiner neustadt flugzeugwerke’nin 13.000 adet ürettikleri bilinmektedir. çekoslovakya, ispanya ve isviçre’deki diğer üreticilerin de 8.000 adet ürettikleri tahmin edilmektedir, bu da toplam sayıyı 33,000’e çıkarmaktadır. ilk uçuşunu 1935’de yapmış olan bf-109’ların son örneği 1956’da ispanya’da üretilmiştir ve bu son modele rolls royce motor takılmıştır.

    http://www.tayyareci.com/…lar/almanya/ww2/bf109.asp
    http://www.aviastar.org/air/germany/me-109.php
  • bf109e versiyonunun ingiltere üzerinde yetersiz kalmasıyla wily messerschmidt kardeşimiz bf109f'i tasarlar. 109f tam bir sanat şaheseridir. 109e'ye göre sadece şekilsel değişiklikleri vardır ve her konuda performansı artmıştır. daha hızlıdır, çok daha çeviktir, daha iyi tırmanır, daha dengelidir, uçması ve uçurması zevk bir uçak olur.

    alman avcı pilotları takımı bu uçağa uzun uzun bakar ve
    "helal olsun wily abi, ne de güzel tasarlamısşın derler." sonra da
    "ama şöyle hani gaza basınca vrooom diye ses çıkmıyor abi be." diye bitirirler.

    buna sinirlenen wily "alin lan, alin!" diye bağırarak 109g'yi tasarlar. o küçücük narin bf109 gövdesine 1475 hp motoru dayamıştır. ne sanatsal uçuş zevki, ne inanılmaz optimizasyon kalmıştır, gaza basınca uçağın tüm vidaları langur lungur sallanmaktadır ama erişilen hız ve taşınan fazladan toplar olaya noktayı koymuştur. gustav yıllarca üretimde kalır.
  • motorunda olan (ve spitfire ile hurricane'de olmayan) yakıt enjeksiyon sistemi* sayesinde çok sert manevraların ve yüksek g yüklerinin altından kalkabilen av uçağı. il 2 ile birlikte dünyanın en çok üretilmiş uçaklarındandır. ikinci dünya savaşı alman pilotlarının ve belli başlı havacılık tarihçilerinin ortak görüşü, usta ellerde çok iyi bir uçak olduğu ancak kullanmanın da bir o kadar ustalık gerektirdiğidir. prototipinden en son modeline kadar çözülemeyen bazı tasarım hataları vardır ki en başta geleni (ve pek çok pilotun hayatına mal olanı) iniş takımları ile ilgili olanıdır. iniş ve kalkışı çok sorunlu olan bu uçağın* iniş takımları çok kolay kırılabilmektedir.*
  • gelmiş geçmiş en ünlü avcı uçaklarından birisidir. birçok filmde alman uçağı denildiğinde (bkz: ju-87)’yle beraber başrol oynamıştır. fransa semalarından dondurucu rus hava koşullarına, bunaltan çöl sıcaklarından puslu ingiliz göklerine kadar avrupanın hemen her yerinde kullanılarak beka kabiliyetini kanıtlamıştır. ispanya iç savaşından başlayarak ii dünya savaşı ve sonrasında (ispanya) 1956’ya dek serviste kalmış bir mühendislik harikasıdır.

    1930 yılında, artık demode olmuş alman çift-kanatlı avcı ve bombardıman platformları şiddetle yenilenmeye modernize edilmeye muhtaçtı. aslında o tarihlerde, büyük usta, willy messerschmitt’in halihazırda geliştirdiği alttan tek kanatlı, tek motorlu bf-108 prototipi bulunmaktaydı. fakat ileri görüşlü ulan bu büyük havacılık aşığı, luftwaffe’nin muhtemel avcı uçağı ihalesine katılabilmek için bf-108 daha ilk uçuşunu yapmadan bf-109’un çizimlerine büyük bir şevk ve ihtirasla başlamıştı bile. avcı uçağı ihalesine messerscmitten başka 3 firma daha katıldı; arado, focke-wulf ve heinkel. 1935 yılında son elemelere heinkel he-112 (hurricane’e çok benzer) ve bf-109 kalarak, ileri testler için her iki uçaktan da 10 adet üretilmesine karar verildi. gün messerschmitt’indi.

    trajikomiktir ki ilk bf-109 prototipi ingiltereden ithal edilen 695hp rolls-royce kestrel motoruyla eylül 1939’da ilk uçuşunu gerçekleştirdi. ikinci prototip ise 610 hp junkers jumo 610 motorlarıyla güçlendirildi. luftwaffe ilk oyuncaklarını (bf-109a ve bf-109b) 1937 yılında envanterine katmaya başladı. yine trajikomiktir ki b2 versiyonunun pervaneleri lisans altında üretilen ingiliz hamilton pervaneleriydi. bu noktada belirtmeliyim ki bf-109’un emekleme devresinde ingilizlerin katkısının yeterli derecede olduğunu görüyoruz.

    üretilen b1’lerin dağıtımına o sıralar luftwaffe’nin en seçkin hava filosu olan jg-132 “richthofen”le 1937 yılında başlanmıştır. ayrıca bu model ispanya iç savaşında legion condor tarafından heinkel he-51 uçaklarının yerine kullanılarak savaş şartlarında kendini ispatlama şansını yakalamış ve kanıtlamıştır. fakat alman propaganda bakanlığı ispanya işini örtbas etmek amacıyla bu başarıları fazla dile getirmemiştir. yoksa tahmin edilebileceği gibi herr. goebells fazlasıyla kullanırdı. bunun yerine kurnaz bakan, 5 bf-109’u 1937’de zürihde gerçekleştirilen uluslararası havacılık fuarına yollayarak alman mühendisliğinin orada temsil edilmesini sağlamıştır. alpler yarışlarının, takım yarışlarının, hız yarışlarının, tırmanma ve dalma yarışlarının hepsini kazanarak diğer uçaklara olan mutlak üstünlüğü perçinlenmiştir. ama tabiiki yarışmalara katılan uçaklardan ikisinin 950hp’lik daimler-benz motorlarıyla donatıldığını söylemezsem diğer uçaklara haksızlık etmiş olurum. ufak bir anekdot olarak, uçaklardan birisi motor arızası sonucu zorunlu iniş yapmış ve pilotu ernst udet kazadan yara almadan kurtulmuştur. kanopinin camını kaldırıp gelenlere el sallayarak herkese rahat bir soluk aldırmıştır.

    1938 yılında willy baba, bayerische flugzeugwerke’nin başkanlığına gelmesiyle şirketinin adı messerschmitt ag ve dolayısıyla ürettiği uçaklar da bf yerine me adıyla anılmaya başlandı. fakat havacılık tutkunları şu anda bile 109’ları me yerine bf olarak çağırmaya devam etmiştir. ek olarak me adı altında üretilen ilk uçağı ulan me-209 nisan 1939 çıtayı yükselterek yeni dünya hız rekorunu 755,13km/h olarak belirlemiştir. prototip bir bf-109 da 1937 kasımında güçlendirilmiş 1650hp’lik db-601 motoruyla 610,55km/h yapmıştır.

    artık yeni bir model geliştirme zamanının geldiğini düşünen herr messerschmitt 700hp’lik jumo ga motoruyla güçlendirilen ve kanatlarında ekstra iki adet 7.9mm mg-17 makineli tüfekli bf-109c1 modelini geliştirmiştir. başarılı bir model olan bu uçağın ivedilikle çoğaltılmasını düşünen savaş bakanlığı üretim bandını genişleterek arado, erla, focke-wulf ve fiesler fabrikalarında da üretime başlamıştır. bu uaçaktan 1938 yılının sonunda yaklaşık 600 adet üretilmiştir. esas olarak bu modelin dünya ve alman havacılık tarihindeki önemi dünyada hiçbir uçakta bulunmayan ve pratikte yapılması çok zor olan bir uygulamaya sahip olmasıdır. daha önceki modellerde denenmiş fakat bir türlü soğutma problemleri çözülemediği için c2 modeline kısmet olan, motor pistonlarının arasında geçerek ateş eden mg-17 makineli tüfeğinin bu modelde hayat bulmasıdır. bildiğim kadarıyla bu yöntem bir ilk olmuş ve başka hiçbir uçakta kullanılmamıştır*. daha sonra çıkacak d modelinde bu makineli tüfek 20mm’lik bir mg-ff topuyla değiştirilmeye çalışılmışıtır. d modeli bir geçiş modeli olduğu için bu noktada fazlaca sözetme gereği duymuyorum.

    sonunda, 1939 yılında birçok alman ace’ni zaferden zafere taşıyan olağanüstü güçlü 1050hp daimler-benz motorlu “emil” modeline geçilmiş ve büyük miktarlarda üretilmiştir. bu model askeri havacılık tarihinin en meşhur savaşı “britanya savaşı”nda luftwaffe’nin yegane tek motorlu avcı uçağı olarak kullanılmıştır. motor bloğundan geçen 20mm top dışında, bu uçağın motoru da o tarihte dünyadaki hiçbir uçakta bulunmayan ileri teknoloji bir motora sahipti. db-601 motorları yakıt enjeksiyon sistemiyle donatılarak pilota negatif-g ortamlarında rakiplerinden daha hızlı olmayı sağlamıştır. öteyandan zavallı ingiliz havacıları hala karbüratörlü motorlar kullandıkları için, negatif-g ortamlarında motorları teklemekte hatta durmakta ve ördek gibi avlanma durumuyla karşılaşmışlardır. ancak alman pilotları ingiltere üzerinde sadece 20 dakika kalabildikleri için bu özelliklerini savaşda pek kullanamamışlardır. mesafenin bir avantaj olduğunu bilen soğuk ve sakin ingilizler, escort bf-109ların bombardıman uçaklarından ayrılmalarını beklemişlerdir. ancak escortlar ayrıldıkdan sonra, ya da eve dönüş yolunda bombardıman ve avcı uçaklarına saldırma cesaretini gösterebilmişlerdir.

    bir diğer ana model olan “f” modelinin üretimine 1940 yılında başlanmıştır. bu model 1350hp’lik db-601 motoruyla ve 2 adet 7.92 makineli tüfek ve 20mm mauser topuyla donatılmıştır. aşağı yukarı 2000 adet de bu oyuncakdan üretilmiştir.

    1941 yılında fw-190’nın tarih perdesini aralamasıyla bf-109 kendisini bir rekabetin içinde bulmuş ve kendisini yenileme ihtiyacı hissetmiştir.
    silah yükü ve motor gücü dikkate alındığında “g” modeli kesinlikle ii dünya savaşındaki en ölümcül uçak olmuş ve bu yüzden özellikle av-önleme görevlerinde kullanılmıştır. 1470 hp’lik gm-1 nitrous oxide (arabalardaki nos gibi) sistemli db-605a motoru, 2*13mm top, 1*30mm topuyla tam bir yokedici olmuştur diyebilirim. üstüne üstlük bazı versiyonlarında motor bloğundan geçen 30mm topla beraber (pilota bağlı olarak) kanat altlarına da 2*20mm (20’likler içeri de takılabiliyordu) ya da 2*30mm top takılarak hakkatten terbiyesizlik düzeyine ulaşılmıştır. yani toplamda max 2*13mm + 3*30mm ya da arzuya göre 2*13mm + 1*30mm + 2*20mm oluyordu.

    “h” versiyonu yüksek irtifa avcısı olarak düşünülmüş ve basınçlı kabinle arttırılmış kanat yüzeyi uygulamasına gidilmiştir.

    son seri üretim versiyonu olan “k” versiyonu ufak detaylar dışında “g” ile aynıdır.

    “t” versiyonu ise inşa halinde olan graf zeppelin uçak gemisi için geliştirilmiş fakat hiçbir zaman açık denizlerde bir albatros gibi uçabilme özgürlüğüne erişememiştir. bunun yerine savaşın sonuna dek norveçte makus talihini kabullenerek verilen görevleri yerine getirmeye çalışmıştır