şükela:  tümü | bugün
  • yeditepe üniversitesi mensubu uluslararası ilişkiler uzmanı doç. dr. imiş, az evvel ntvye canlı bağlanıp yaptığı konuşmada ana fikri, "türkiye cumhuriyeti sınırları dahilinde görev yapan yabancı elçileri korumakla yükümlüdür zira onların diplomatik dokunulmazlıkları vardır, bu yüzden bu saldırılar yüzünden ingiltere ile türkiye arasındaki ilişkiler bozulabilir" olan laflar söyledi ki kendisine gidip terörün ne olduğunu öğrenmesini önerebiliyorum ben sadece.
  • türkiye sınırları dahilinde uluslararası hukuk dalinda en kıdemli akademisyenler arasında yer alan doç. dr. dur kendisi. asker emeklisi ve milliyetçi kimliği dolayısıyla dersleri son derece realist perspektiften anlatır. güç odaklı harekat ve orta doğu ilişkileri konusunda uluslararası takdir görmüş makaleleri mevcuttur. ayrıca dışişleri bakanlığı tarafında yayınlamakta olan quarterly adlı derginin editörleri arasında bulunmaktadır.
  • yeditepe üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümü öğretim üyesi.eski bir askerdir ve albay rütbesindeyken askerlikten istifa etmiştir.havacı olduğu için uçaklara çok büyük bir ilgisi vardır.uluslararası hukuk,türk dış politikası ve strateji dersleri verir.yeditepe üniversitesi'nin yanı sıra doğuş üniversitesi'nde lisans, kadir has üniversitesi'nde yüksek lisans dersleri verir.aşırı derecede milliyetçidir ve genelkurmay'ın danışmanlarından biridir.türkiye'nin nato konusundaki en önemli uzmanlarından biridir.dersleri çok zevkli geçer ve genellikle uluslararası toplantılarda yabancılara verdiği ayarlardan bahseder,özellikle belçikalı ve hollandalıları hiç sevmez.daha önce kadrosu doğuş üniversitesi'nde iken burada liberal karakterli yönetimle anlaşamadığı için ayrılmıştır.izmir eşrefpaşa'lı olduğunu gururla vurgular...
  • kendisi gercek bir akademisyen ve bilim adamidir. ogrencileriyle arasi her zaman cok iyi olup, yayinlanmis bircok kitabi bulunmaktadir. uluslararasi terorizm yayinlanmis olan en son kitabidir. umarim sevgili hocamiz hakettigi en yuksek degeri gorur.
  • derslerinin cok ogretici gecmesine karsilik, zaman zaman bir ders icinde onlarca sayfa konuyu ozetleyebilmesiyle meshurdur.ayni zamanda eglenceli kisiligi sayesinde derslerinde stand-up havasinda bir ambiyans yakalayabilen biridir.

    orneklemek gerekirse :

    -oglum senin boyun kac?
    -1.80?
    -bu boya bu notu almaya utanmiyor musun?

    ve yahut
    (ingilizce anlatilmasi zorunlu olan derslerin birinde..)

    m.h.c. -barajin ingilizcesi neydi?
    bir sure kimseden ses cikmaz.akabinde:
    akli evvel bir ogrenci - berıc?
    m.h.c. - hadi ordan.

    butun bunlarin disinda dersi anlatirken eglenceli hale getirmek icin kullandigi bazi akilda kalici tabirleri de vardir.misal italyanlar icin makarnacilar, amerikalilar icin johny, ogrencilere de yerine gore kelebekler ya da koleler demesiyle guldurmus super insan.
  • az önce habertürkte terörle mücadele üzerine yapılan bir tartışma programında, kamuoyunda kardelenler projesinin yüzü olarak tanınan ve 22 haziran 2010 halkalı terör saldırısında eşini kaybeden muşlu öğretmen elif imenç için "eğer eğitilmeseydi dağlarda eşine kurşun sıkacaktı" mealinde bir cümle kurmuş, kurabilmiş profesördür. hayatta olsa en önce türkan saylan'ın buna gereken cevabı vereceğini düşünüyorum.
  • televizyonda konusurken docent sifatini gördügüm halde asker kökenli oldugunu tahmin ettigim sahis.

    sanik bir askeri savunmak isterken konuyu sehit analarina baglamistir, bunu yaparken de ben bir bilim adami olarak demistir.

    (bkz: analitik düşünme yeteneğine sahip olmak)
  • kendisinden dunyanin en onde gelen universitelerinin master programlarina basvurmak icin referans mektubu istediginizde "sen dolduruver onlari, yaz bir seyler ben altina imzayi atarim" diyebilen, turkiye'de akademisyen oldugunu zanneden binlerce akademisyenden biri. derslerindeki lay lay lom havasi, bir cok ogrencinin isine gelir ve cok severler mesut casin'i. maalesef mezun oldugum okulun bolumunde profesor sayisi en fazla 3 tane oldugu icin, ve zamaninda bu degerli(!) akademisyenden ders aldigim icin sartlar beni kendisinden referans mektubu almaya zorlamistir.

    referans mektubu davasina gelince odasinda gecen aramizdaki diyalogu aynen aktariyorum:

    mhc: ne haber oglum neler yapiyorsun yurt disinda?
    it: iyiyim hocam iste ne olsun is guc kosusturmaca..
    mhc: ne oldu simdi nedir o elindeki belgeler?
    it: hocam sizden mumkunse referans mektubu alabilir miyim? su, su, su ve su universitelere basvurucam bu belgelerde bu universitelerin sizden doldurmanizi rica ettikleri formlar mumkunse doldurup ayrica da kisa bir referans mektubu yazabilir misiniz?
    mhc: ha tamam! sen dolduruver onlari benim yerime, yaz iste kafana gore bir seyler ben altini imzalarim.
    it: peki hocam cok sagolun eksik olmayin, ben hemen disarida bir seyler yaziveririm sizde hemen altina atarsiniz imzayi ben gelirim 2 dakkaya.. hoscakalin hocam.. (aniden kalktim ve tabiiki de geri donmedim odasina)
    mhc: hadi bakalim..

    isin ilginci bunun aynisini hasan koni'de yapti. hic ciddiye alinmadim ya uzuluyorum bazen. fakat tabii zaman kaybi yanii bu tip seylerle ugrasmak.
  • bugün ntv ekranlarında ettiği laf yenilir-yutulur cinsten değil. hayır, kendisinden beklemezdim; o yüzden şaşırdım. yoksa biz ne prof lar gördük....

    hocamız, tsk komuta kademesindeki isimlerin emekliliklerini istemesine ilişkin yorum yaparken, bunun ülkede yaratacağı krizle ilgili o olarak, "bunu halka anlatamazsınız; ben bile anlamıyorum, sokaktaki vatandaş ne anlasın " deyiverdi. bir anlık ağzından çıktı ya da gerçekten halkı öyle görüyor; bunu sonrasında konuya açıklık getirmesiyle anlayabiliriz. şahsen sokaktaki milyonlarca vatandaştan biri olarak mesut hoca'nın bir özür dilemesi gerektiğini düşünüyorum. ve böyle bir zihniyeti de lanetliyorum.

    hoca şunu bilsin ama; dağdaki çoban ile eşit oy hakkı olmaması gerektiğini söyleyen aysun kayacıyla kendisi arasında çok fark kalmadı. nüasn farkı var sadece...