şükela:  tümü | bugün
  • istanbul bilgi üniversitesi tarih bölümünden mezun, açık radyo'da da iki program birden yürüten sakal yüzlü çok çok iyi adam. aynı zamanda istanbul bilgi üniversitesi'nde kültürel incelemeler yüksek lisans programı asistanlarından. kült dergisini çıkartan ekipten. ha bir de kitabı var: efendime söyleyeyim.

    doktora tezini türkçe şiir üzerine yapıyor. (bkz: türkçe şiirin hadımlık endişesi)
  • açık radyo'da matbuat dünyası ve özellikle gökhan aslan'la inceden kültür programıyla oldukça başarılı işler yapıyor; ki kendisini zaten buralardan fark ettim. kült dergisi de var imiş ama almadım, bilemiyorum. biraz yazdıklarını da sağdan-soldan okuyunca bu kadar az entriyi de kesinlikle hak etmiyor bence. umarım sadece akademisyen bir kimlikle kalmaz da, bu ülkenin yazın hayatında ve kültür sanat yaşamında sözü geçen ve bu geçtiği sözüyle başkalarına ışık olabilen/yön verebilen bir kimliğin sahibi olur. gerçekten umuyorum.
  • 10 numara insandır.
  • "edebiyatın taşradan manifestosu" adlı kitabı hazırlamıştır. kitapta abdullah ataşçı, mehmed said aydın, ethem baran, şükrü erbaş, nesra gürbüz, kerem ışık, arın kuşaksızoğlu, necati mert, vedat ozan, ömer solak, asuman susam ve eyüp tosun'un yazıları bulunuyor.

    http://www.idefix.com/…asp?sid=bu73t770v5ux6po0ir8s
  • hasan ali toptaş'ın, son kitabı kuşlar yasına gider'de, "efendime söyleyeyim - hasan ali toptaş" kitabı ile ilgili olarak kendisine öfke ve kırgınlık duyduğunu ve bunu baya net bir şekilde ifade ettiğini (hafif kaldı ifade etmek) düşündüğüm kişi. romansal kurgu içinde baktığımızda kurgusal olarak baya ayıp etmiş görünüyor mesut varlık!
  • hasan ali toptaş'ın son kitabı olan kuşlar yasına gider'de , yazdığı kitap için verdiği tüm sözlerden dönen yazar olmasından şüphelendiğimiz kişi. gerçekten öyle oılmadığını ummak istiyoruz, böylesine hassas ve duygusal bir insanı hassas konularda yaralamak hiç hoş değil çünkü. hasanım ali'yi üzmeyin.
  • hasan ali toptaş'ın son kitabı olan kuşlar yasına gider'de , yazdığı kitap için verdiği tüm sözlerden dönen yazar olmasından şüphelenmediğimiz kişi. gerçekten öyle olmadığını biliyoruz çünkü. söz konusu akademisyenin başka biri olduğu hasan ali toptaş tarafından da ifade edildi zira.

    kitaplık dergisi 191. sayı

    hasan ali toptaş: kuşlar yasına gider’deki akademisyenin mesut varlık olduğunu sandı bazı kişiler. bu hiç aklıma gelmezdi. çünkü mesut varlık'ın yıllar evvel hazırladığı efendime söyleyeyim adlı kitap, romanda söz edilen türden bir çalışma değil. daha da önemlisi, kuşlar yasına gider’in künyesine bakılacak olursa, editörün mesut varlık olduğu görülecektir. söylenecek tek şey şu; romandaki akademisyen romandaki akademisyendir. aklıma parma manastırı'yla ilgili bir hikâye geldi bu noktada, hafızam beni yanıltmıyorsa, galiba ben bunu yirmi beş yıl önce tomris uyar'ın günlüklerinde okumuştum: avrupa’da iki arkadaş parma manastırı hakkında konuşuyorlar. biri, yazarın manastırı çok iyi tasvir ettiğini, parma'daki manastırın tıpkı romandakine benzediğini söylüyor. öteki de, yıllardır gitmedim ama ben parma'da doğdum büyüdüm, orada manastır falan yok, diyor. epeyce tartışıyorlar, var, yok diye. sonunda bahse giriyor ve birlikte parma'ya gidiyorlar. manastırı görünce parmalı çok şaşırıyor tabii, yoktu, yoktu diye dört dönüyor. sonra öğreniyorlar ki, meğer parma'daki yerel yönetim romandaki manastırın aynısını inşa ettirmiş. şunu demek istiyorum; romandaki akademisyen romandaki akademisyendir, fakat günün birinde birisi kuşlar yasına gider’den yola çıkarak bir manastır inşa etmeye kalkarsa hiç şaşırmam. kuşlar yasına gider otobiyografik bir roman değil, benim söylememe gerek bile yok, bunu romanın kendisi söylüyor zaten.
  • hasan ali toptaş'ın, son kitabı kuşlar yasına gider'de bahsedilen akademisyen olmadığını toptaş'ın kendisinin de ifade ettiği, o kişi olmadığını net olarak bildiğim yazar, editör ve akademisyen.
  • hasan ali toptaş'la boy boy fotoğrafları olan (olsun da) kızıl sakallı akademisyen. ortada hasan ali toptaş'ın biyografik roman değil ifadesi ile kitap-lık dergisinde yayınlanan röportaj varken aksini iddia etmeyeceğim.

    roman okuyucusunun, 'roman biyografik nitelikler taşısa dahi romanın kurgu olduğu gerçeğini unutmamalıdır' fikrini benimsiyorum. fakat, neden kuşlar yasına gider biyografikmiş algısı yaratan bir kurguya sahip ve romanda bahsi geçen akademisyen birçok kişiye mesut varlık'ı çağrıştırdı? yahu herkes mi saf.*

    efendime söyleyeyim kitabının bildirilerden derlendiği bilen kaç hasan ali toptaş okuyucusu vardır? ya da efendime söyleyeyim kitabının gelirinin nesin vakfı'na gelir sağladığını veya hasan ali toptaş'ın everest yayınları'nın yazarı iken efendime söyleyeyimkitabının iletişim yayınları'ndan çıktığını kim/kimler bilir? bu konuda şöyle bir teorim var: edebiyat dedikoduları her zaman dikkatimizi çekiyor, malum durum benim bakış açımdan tanıtımı/satışı taraflara kâr sağlamayacak bir kitabın hasan ali toptaştarafından naif bir hatırlatılışıdır.

    edit: hasan ali toptaş ve mesut varlık'ı şahsen tanımıyorum. lütfeylerler ise karşılıklı çaylarını içip teorim hakkında konuşmak isterim.