şükela:  tümü | bugün
  • * üst-anlatı olarak türkçeleştiriliyor ama ifade yeterli gelmediği için de eleştiriliyor. genelleyici bilimsel kural anlamında kullanılıyor. gerçekliğin/bir gerçeğin tümünü ifade edebilen bi kural/ifade bütünü anlamına geliyor. ama anlamı tarif edildiğinde bile açık değilken tek bi kelimeyle hiç net olamıyor tabii. postmodernistlerin kullandığı (ve açıkcası işlerine geldiği anlamı yükledikleri) acaip bi kelime. özel durumları ya da izafi kavramları tarif edemiyor, havada kalıyor.
  • lyotard demiş ki, "i define postmodern as incredulity toward metanarratives." yani, ben postmoderni, üst-anlatı'lara karşı "şimdi bir saniye, kazın ayağı öyle değil bilader" tutumu olarak tarif ederim.

    çok alakalı olarak da bkz: #5379259
  • bu düşünceyi "topluma ilişkin -dır -dir ile biten her şey bir meta anlatıdır." diye anlamak mümkündür. kavramın mucidi postmodern lyotard tahakküm kapasitesi taşıyan meta anlatılara karşı çıkmıştır.
  • dünyayı tek bir anlatımda açıklamaya çalışan hikayeleri temsil eder ve bunlar bize söylenen yalanlar olarak görür lyotard.

    bunlara grand-narratives de demiştir.

    tarih
    ilerleme
    aydınlanda
    özgürlük
    marxism

    gibi şeyleri meta-narrative olarak görmüş ve sorgulamıştır. ben burada kendisini descartes akımından görüyorum zira kendisinden önce var olan her düşünceyi tekrar bağımsız bir şekilde ele alıp ispatlamaya çalışmıştır ( şu an bu akımın adını hatırlayamıyorum). kendisi burjuvazinin bir mit olduğunu dahi iddia etmiştir.