şükela:  tümü | bugün
  • pekglobal, metgluglu da deriz kendilerine. sömürmenin dibine vuran bi kurumdur. ayda bir kez pazar gunu calıstırır insanı ki en cekilmez yanı budur operasyonda. aile sirketidir. sahibi metin altun'un bilimum sayıdaki sülale bireyleri envai cesit mudurluk pozisyonundadır. baya bi calısanı vardı en son. hayatımın en buyuk degisikligine sahit olan yerdir. rikonfirmeci kız arayan var mı hanııımm
  • şöyle bir bilgi yayınlamış turizm şirketi:

    http://goo.gl/xp7jl
  • yazılım geliştirmelerinde python ve django kullanan firma.
  • nisan ayında yapacakları zamları "oranlarını daha hesaplayamadık" deyip 1 ay sonraya atan, bugün ise imzalamazsanız zamlarınızı alamazsınız diye çalışanlarına zorla sözleşme uzatan şirket. küçülme yoluna giderken çalışanı istifaya zorlamanın klasik örneği. tam da 1 mayıs öncesi bunu yaşatmaları ise manidar oldu gerçekten.
    ik nın suratına acı acı gülüp imzalamayanlar, batsın bu şirket deyip basıp gidenler derken ilginç bir mesai yaşattılar bugün. kısacası bu aralar "fi tarihli x rezaleti" şeklinde başlıklarda tatil planlarındandaki sorunlardan yakınan sözlükçüleri görürseniz şaşırmayın. ortalık karışık sözlük.
    (bkz: tatil.com) (bkz: otel.com)
  • insan kaynakları kesinlikle rezalet olan online turizm firmasıdır.

    dışarıdan görünen şu ki; "yöneticileri yönetilmeye mahkum, büyüme yolunda küçülen bir şirket" izlenimi verdi...
  • yıldız teknopark'taki en güzel ofislerden birine sahip şirket. keşke ofis biraz daha geniş olsaydı.
  • türkiyenin şaka maka en büyük e-ticaret şirketlerinden birisi , yıldız teknopark'ta renkli bir ofisi var.
    çalışana , üretene, katkı sunana hakkını vermese bu hacimlere gelemezdi sanki diyorum , sonucta kapitalizmin de bir kurali var.
  • daha tasfiye yazmayı öğrenememiş kişilerce üretimden yana olduğu savunulan, kurumsallaşmanın kıyısından köşesinden geçememiş, dışarıdan görüldüğü şekilde de yöneticileri her daim yönetilmeye mahkum olan, orta çağ avrupası geleneği ile zümre ayrımcılığı yaşanan, bir süredir insan kaynakları yönetiminde ispanyol ekolünü benimsemiş, büyüdüğü iddia edilen fakat iyi analiz edilirse potansiyelinin ekmeğini yediği anlaşılabilecek şirkettir.

    müşteri memnuniyetinin seviyesini anlamak adına çeşitli platformlardaki otel.com içerikli şikayetlere göz gezdirilebilir.

    hepsinden öte, öz eleştiriden uzak çalışanlarının, burada yakaladıkları kariyer seviyelerine kurumsal ortamlarda ulaşamayacakları da gayet rahat tahmin edilebilir.

    edit: ekleyeceklerim var.

    yine derdimi anlatmak için burada yazıyorum çünkü şirket içerisinde henüz çalışanların güvenle gerçek düşüncelerini paylaşabilecekleri anonim bir geri bildirim platformu bulunmuyor. olsa da orada yazsam keşke.(bkz: iyi ki varsın sözlük) ben de bir umut şirketi sosyal medyada takip eden bir yetkili belki buraları okur düşüncesiyle ya da şirket hakkında bilgi sahibi olmak için google araması yapan kişiler olur da buraya da uğrar diye yazıyorum işte. büyük çoğunluğumuzun yazıktır ki tek derdinin güzel paralı bir iş bulabilmek olduğu, olmak zorunda kaldığı günümüz ülke şartlarında buradaki yorumlarım insanları ne kadar etkileyecektir orası ayrı tartışılır, tabi.

    gelelim meseleye.

    öncelikle şirket kültürü diye bolca kullandığımız terimin en nihayetinde firmaya insan muamelesi yapmak olduğunu kabul edenlerdenim ve eğer bir amaç için kurulacak bir iş birliği var ise en başlıca şartın da bireyler arası iletişim olduğunu kabul edelim. burada iş birliği kilit kelimedir.

    şirket içerisinde makro ölçekte görülen markalar arası bir ayrım olduğu yönünde. (bkz: tatil.com)(bkz: gezi.com)(bkz: otel.com)(bkz: hotelspro.com)(bkz: atbholidays.com)(bkz: metglobaldmc.com)(bkz: paytrek.com)(bkz: hotelstore.com)(bkz: inspectroom.com)

    bu markaların (her ne kadar toptan bir şirket kültürü amaçlansa da) kendi içlerinde bir iletişimi olması kaçınılmaz ve aynı zamanda da faydalı olabilecek bir unsur. marka bazlı mikro ölçekte faydalar sağlayabilmek için girişilen bir ayrımın da zaten işleyebilmesi için marka içi iletişimlerin oluşması gerekiyor. fakat benim gördüğüm ayrım sadece markalar arası bir ayrım değil, maalesef. benim gördüğüm bir uçurum.

    mikro düzeyde birbirine bu kadar yakın olan, söz gelimi aynı ortamda rahatlıkla beraber eğlenebilecek bir insan kaynağı şirket içerisinde konu iş birliği olduğu zaman neredeyse birbirleri ile hiç konuşmuyor. dinlese bile karşısındakini göz ardı ediyor. bu durum birimler arası iletişime de haliyle yansıyor. herkes çalışıyor; fakat ortaya çıkan ürün her zaman kişiye mal oluyor. süreçler birimlere değil; kişilere bakıyor.

    birileri böyle giderse bir süre sonra şirketin bir mail sistemi dahi kullanmasına gerek kalmadan işlerin dedikodu yoluyla yürüyebileceği gerçeğini öngörmüş, sanırım. bu yüzdendir ki şeffaflıktan epey bir dem vuruluyor bu aralar. fakat, bir yerde şeffaflık arıyorsanız eğer; öncelikle bunu çalışanlarınızın sizi adil bir şirket olarak görmesine bağlamanız gerekiyor. en ufak bir şüphe görüntüyü hemen bulanıklaştırır. sizin adaletinize inanmayan bir çalışandan şeffaflık ve motivasyon beklemek de sanırım pek akıllıca olmayacaktır.

    üretmeyenin tasfiye olması elbette şirket yararınadır; ta ki o ürettiğini düşünen başkalarının ürettiklerini de göz ardı etmeye başlayana kadar. işte bu noktada kaybeder bir şirket adil imajını. eğer ürettiğini düşünen sadece kendi efor harcayarak ürettiğini düşünüyor, bütün kapıları kapatıyor ve şirket kültürünüz de bu ürettiğini düşüneni destekliyorsa; şirket olarak tökezlemeye mahkumsunuz demektir.
  • bir süre çalışmış bir insan olarak, şirket hakkındaki yorumlarımı paylaşayım:

    1) şirket
    yıldız teknik üniversitesi teknopark'ını lüzümsuz yere doldurmuş şirketlerden. metglobal, kıyak geçilmiş şirketlerdendir. bu şirketin kapladığı alana 50 tane startup şirket sığabilir. hem de vergiden kaçınmak isteyen startup değil (altını çizmek isterim: kaçınmak suç değil tabi ki, kaçırmak suç). evet, gelişme aşamasında desteklenebilecek, umut vaadeden 50 tane startup bu alana sığabilir.

    neyse, binali yıldırım'ın da dediği gibi, bu bilişime felan çok kafa yorarsak, sıyırırız. dolayısıyla bu konuyu geçiyorum.

    2) insan kaynakları:
    daha önce yazılanlardan anladığım kadarıyla insan kaynaklarının ünü zaten yayılmış. insan kaynakları için benim düşünebileceğim ilk sıfat: korkusuz. etik konuları vs zaten bir kenara bırakıyorum. birini işten çıkarmak istediklerinde uyguladıkları şeyler gerçekten korkusuzdu. insan biraz olsun korkar belki iş kanununda sıkıntıya düşebiliriz diye.

    3) maaş ve yan haklar
    maaşlar genel itibari ile düşük. yan hak sayılır mı bilmiyorum ama yemek ve servis vardı. servisi daha sonra kaldırmaya çalışmışlar. sonra ne oldu bilmiyorum.

    4) teknoloji
    metglobal, insan dışındaki şeylere iyi yatırım yapabilir. eğer burda çalışacaksanız kullanacağınız araçlar genelde iyi. iyi bilgisayar veriyorlar demiyorum, örneğin web analitiği için iyi araçlar vs kullanıyorlar.

    5) kariyer
    şirketin çalışan sirkülasyonu çok yüksek. anlaşılmaz değil. işe kabul almak zor değil. deneyim kazanmak için bi süre çalışmak düşünülebilir. çünkü bilgi ve tecrübelerinizi arttırabilecek bir ortam var. bu söylediklerim teknoloji tarafı için geçerli.

    6) kurumsallık
    patron şirketi havası her daim sezilir. kısa süreli çalışmış olmamın sebeplerinden biri buydu.

    edit: imla