şükela:  tümü | bugün
  • sorular soruluyor ve kendi fikrini, düşüncesini belirtiyor. aynı görüşe sahip olabilirsin veya olmayabilirsin ama metin akpınar'a 'sen kimsin yeaa' veya 'cebini dolduracak' gibi neresinden tutsan elinde kalan eleştiriler yapmak komik. zamanında şampiyonlar ligi maçlarını kesti lan bu adam papatyam dizisiyle, heheyt.
  • şu an itibari ile cnn türk'te "cumhuriyet'in dini, gazetesi ve altını kaldı, korkarım onlar da gidici" demiştir. kısa ve harika bir tespit.
  • ne zaman moralim bozuk olsa bu adamın devekuşu kabarenin aşk olsun bölümündeki gerdek gecesi sonrasında damatla gelinin ilk sabahını anlatan 25 dakikalık muhteşem balayı skecindeki ana kuzusu, biraz efemine, yumuşak kalpli damat rıfkı performansını izlerim, sanki ilk kez izliyomuşçasına kendimi deli gibi gülerken bulurum her seferinde. bana kalırsa, ekürisi olan zeki alasya'dan kat be kat yetenekli ve başarılı bir adamdır. bilgi birikimi, hoşsohbeti, müzik kabiliyeti, kısacası her şeyiyle gerçek bir sanatçıdır. o korkunç kilolarından kurtulup daha sağlıklı bir görünüm çizse ve ekranlarda daha fazla görünse keşke, ayakta alkışlanacak dünya çapında bir aktör bu adam, mübâlâğâsız.

    muhteşem skeçten, rıfkı'nın artık ezberlediğim bazı muhteşem repliklerini arada okuyup güleyim diye buraya da not edeyim:

    "birbirimizi tanımaya başladık bile, artık sen de benim ne kadar biraz anasının kuzusu olduğumu anlamışsındır, napiyim hayatım yaa, bende mi kabahat? el bebek gül bebek büyütmüş anacığım beni, pileli entârilerle dolaştım, lüle lüle saçlar, kurdaale. doktorculuk oynarken bile beni hemşire yaparlardı. yedi yaşıma kadar kadınlar hamamına devam ettim, sonra bir gün hamamcı kadın dedi ki 'hanım hanım kocanı da getir bari' dedi. anacığım çok üstüme düşerdi, hâlâ zıbınımı saklar, arabezimi de."

    "siz biraz fakirdiniz galiba, hiç kurban kesmemişsiniz de. koyun öyle boğazlanmaz, vin vin vin vin. hanım kadınların konsolün gözünde tülbenti vardır, ordan yarım boy bi boy kesersin, kurbanın gözlerini bağlarsın böyle güzeeel, çok sıkmadan incitmemek lâzım, günah. gülsuyunu dökersin misler gibi, öd ağacını yakarsın buhurdandan bööyle kokusu gelir, hafif hafif gıdısını okşayaraktan tekbir alırsın, allahuekber allahuekber, lâilahe illallahu allahuekber, allahuekber velillahilhamd, bismillahi allahuekber, çekersin bıçağı (burada muhteşem bir boğazlanan koyun taklidi yapıyor, inanılmaz)"

    "alooooğ...anacııığıım. canıığıım. ay sesini alamıyorum, bilmem öööle boğuk geliyo, ağzında havlu mu var? benim kulağımda mı havlu var, aaaa. tamam, nası da her şeyimi bilirsin. oralardan nası anladın kız, yolarım senin o şişko etlerini, cimcik cimcik koparırım, allah canımı alsın. iyiyim anam, yok bi şeyim. olmadı...o kadar da aynada çalışmıştım, başarılı olamadım, önümüzdeki yıllarda umut ediyorum. muskam üzerimdeydi, ay sen bu hocayı değiştir. e ben bu kafayı değiştiremeyeceğime göre, sen bu hocayı değiştir. nası yapıcim? 150 gram anason, 250 gram süzme bal, 40 çeşit baharat, macun kıvamına getiriyosun, nereme sürücem bunu? ha bu yemek için mi bu? ha padişah macunu! sultan hanım sultan hanım, neler de biliyosunuz bakalım, onun için babacığım 44 yaşında rahmetlik oldu! lâtife ettim anaların güzeli, öpüldünüz, gıgınızdan...ay senin buruşuk gıgını yerim, annelerin güzeli!"
  • atatürk'ü ve cumhuriyetimizi savunduğu için kıyasıya eleştirilen büyük oyuncudur. konuş metin abi, bu ülkede senin gibiler konuşmayalı çok uzun zaman olmuştu.
  • orhan pamuk eleştirisi o kadar yüzeysel ve çiğ kaldı ki diğer dediklerinin yanında...ama yine de ne hakaret etti, ne de aşağıladı. orhan pamuk'a olan tepkisinin bu kadar otomatikleşmişcesnie olmasının sebebini az buçuk tahmin etsem de kesin bir şey söylemeyeceğim. benim asıl derdim iki gramlık beyinleriyle devekuşu kabareyi metin akpınarı aşağılamak için malzeme etmeye kalkan gerzeklerle.

    devekuşu kabare'nin yaptığı siyasi mizahın yüzde birini yaptığınız zaman kendinizi mahkemede buluyorsunuz bu ülkede artık. devekuşu kabare 1967 yılında kuruldu. 1970lerin zorluklarını da ayakta kalarak atlattı 80 sonrasının kıstırılmışlığını da. 1978'de haldun taner ayrıldıktan sonra iyiden iyiye siyasi hiciv'e dönmeye başladı. taner sonrası dönemde zeki -metin ikilisi lokomotiflik etmeye başlamışlardı. eğer fena yamulmuyorsam 1980 lerde hemen hiç bir şeye tahammülün olmadığı bir ortamda deliler ve yasaklar gibi iki oyuna imza attılar. şimdi yasakların onda birini yapmaya cesaret eden mizahçı var mı ortada?

    devir cem yılmazların ata demirerlerin, şahan gökbakarların devri tabii. suya sabuna dokunmayan mizah devri. hadi cem yılmaz aynı zamanda zehir gibi zeki bir adam olduğu için yardıra yardıra güldürüyor ama ağzından bir tane sistem eleştirisi, bir tane hak özgürlük serzenişi, bir tane muktedirlere giydirme çıktı mı şimdiye kadar? metin akpınar'ın devekuşu kabare ile aldığı ticari ve siyasi riskin ne kadarını almaya cesaret eder zamane mizahçılarımız.

    metin akpınar'ın ideolojisini beğenmeyebilirsiniz, orhan pamuk'a eleştirisinden de hoşlanmayabilirsiniz ama eğer laf sokmaya devekuşundan başlarsanız ben tek bir şey anlarım: ya zamanında gördüklerinizi anlayamayacak kadar kapasite probleminiz var ya da eleştirinize taban aldığınız eser hakkında hiç mi hiç bilginiz yok.

    dert değil ama. recep ivedik var oldukça gülmeye devam edebilirsiniz. bir mizahçının, bir sahne oyuncusunun tek ve ulvi amacı hangi çiğliğe ve omurgasızlığa baş vurduğuna bakmaksızın gülmenizi sağlamaktır.

    sistem eleştirisinin motoru mizahtır, sahnedir, edebiyattır... artık ülkemizde nadide bir değerli taş kadar nadir bulunsa da böyledir.
  • enver aysever'e konukluğunda orhan pamuk hakkıda dikkatimi çeken tespiti motamot aynı olmasa da şöyle birşeydi;

    e.a- peki metin abi, hiç orhan pamuk kitabı okudun mu?
    m.a- okumadım. daha doğrusu okuyamadım. inan kendimi çok zorladım. anlamaya çalıştım, denedim, tekrar tekrar baktım. ama anlayamadım. sürekli konudan konuya geçiyor, odaklanmak mümkün değil.
    e.a- peki neden nobel ödülü verdiler ona sence?
    m.a- bilmem? sence? yıllardır yaşar kemal'e verilmeyen bir ödülü ona neden verdiler ki. halbuki o sırf, "üç parmak iriliğinde bir kuş" tanımlaması için bile fazlasıyla hakeder bu tip bir ödülü. demek ki başka bir şey var.
  • demokratik gecinip, kendi istedigi gibi izleyip, okuyanlarin elestirdigi sanatci. bu kisiler dikkatli izleselerdi "ataturkcuyum ama kemalist degilim. her turlu bagnazliga karsiyim" dedigini duyabilirlerdi.

    orhan pamuk'u elestirecek bilgim yok. ama "biri dunya capinda unlu, digeri devekusu kabare oynuyor" yorumu da ortaokullu, cevresinden duyduklariyla gaza gelen ergen yorumu gibi olmus.

    tespitlerinin en guzeli odatv davasi icin tubitak'in bilirkisi raporuna geldi "bilmez kisi raporu olmus o".
  • cahilin tekiydim, karşısında cahilin cahili oldum. kendisinin bu kadar bilgili, gündemi bu kadar takip eden birisi olarak daha önce hiç anmamıştım.
    t.v'lerdeki tartışma programlarına her hafta konuk olan sabit fikirli, ne dediğini bilmeyen şahıslardan çok uzak birisiymiş. sanki her hafta bu tür söylemleri söylüyormuş gibi tecrübeli, açık sözlü, akışkan bir konuşma biçimine sahip.. ve çok tatminkar..

    her zaman yüzünü görmemiz lazım bu adamların...
  • orhan pamuktan bıkmanın yasak olduğunu ortaya çıkarmış aktör. bu adamı yıllardır sevmem ama orhan pamukta gerçekten sıkmıştır. zaten 'masumiyet müzesi' adlı romanıyla da yazmadan da satabileceğini göstermiştir. nobel ödülü alması sorgusuz sualsiz sevilmesi gerektiğini göstermez.
  • devekuşu kabaresi, ülkenin gördüğü en büyük tiyatral olaylardan bir tanesi olan adam. o devekuşu kabare ki kaç siyasiyi, kaç siyasal olayı gördü, tattı, tattırdı. o devekuşu kabarenin yaptığı siyasi mizahı bırak, tek başına yaptığı siyaset bile birçok siyasi partiden daha etkiliydi.

    yerini bil, devekuşu kabare seni de senin mizah anlayışını da ona katlar hırt.