şükela:  tümü | bugün
  • bakırköy'de hızlı feribotların yanaştığı limana yakın- bp istastonunun oralardaki bir sokaktan içeri giriliyor- bir ara sokakta bulunan ilk baktığınızda pek de jiks gözükmeyen, kaliteli ürünlerin satılmayacağını düşünebileceğiniz bir mahalle arası bisikletçi gibi duran ama her bisiklet aksamının her markasını istanbuldaki diğer bisikletçilere göre çok daha makul fiyata bulabileceğiniz bisikletçi dükkanı. telefonu şudur: 0212 660 2604
  • sahibi metin abi de süper bir insandır ayrıca. istanbul'un heryerinden müşterisi vardır.
  • ne kadar kazık yesek de vazgeçemediğimiz istanbul'daki kaliteli bisiklet tamirhanesi..
  • yeni maşamı satın aldığım* istanbulun en köklü ve en iyi bisikletçilerinden, affetmez!

    (bkz: #15368357)
  • avrupa yakasında ki en iyi bisikletçilerden birisi. hakkında genel bi kazıkçı imajı olması çok enteresan. sattığı malların liste fiyatı belli. atıyorum deore xt aynakolu liste fiyatından ucuza satması mantıken olanaksız zaten. ben de zaman zaman ulan kazıklanıyormuyuz ne diye düşündüm. ancak piyasada bir dünya adam var onun yaptığı işçliği yapamayıp daha fazlasını isteyen. metin abinin farkı yaptığı işçiliğin sağlam olmasında. hayatta en nefret ettiğim konu ; yapılan işçiliğin kötü olması arkadan tekrar benim düzeltmem. neticede gidiyoruz üçe beşe bakmadan metin abi hallet diyoruz. aile ortamı gibi bi yer zaten kalabalık her daim.
  • insanı bisikletten soğutacak bir çalışana sahip bisiklet tamircisi.

    bundan yaklaşık bir hafta önce büyük boy kadro sormak için aradım. telefona çıkan şahıs dükkanı yeni açtığını, ortalığı toparlaması gerektiğini yarım saat sonra ararsam depoya bakacağını söyledi. tamam dedim yarım saat sonra aradım. beyimiz kahvaltıda olduğunu tekrar bi' yarım saat sonra aramamı söyledi. sabır çekip tekrar denedim şansımı ama bu seferde sıçmaya gitmiş. öğle yemeği falan derken koca bir günümü yedikten sonra elimizde sana uygun kadro yok dedi. şaka gibi...

    3 gün evvel bu sefer yeni kadroma uygun matara bakmaya gittim. abartmıyorum 15 dakika bulaşıkları yıkamasını bekledim yine aynı elemanın. ihtiyacım olmasına rağmen o sinir ile matara almadan çıktım ve arkadaşımla tura çıktık. akşam üzeri arkadaşın fren diskini sıkmak için tekrar uğradık. bu eleman yine yemek yiyordu. bölmemesi için tornavidayı istedik ama onun içinde yemeğinin bitmesi gerektiğini söyledi. yahu arkadaş nedir bu gevşeklik? herhangi bir markayı yada firmayı bir çalışanı için kötülemedim şimdiye kadar ama böyle bir çalışana uzun yıllar ekmek yediriyorsan yazıklar olsun senin gibi firmaya. tamam metin abi candır ama civarda rakibim yok diye de böylede rahat olunmaz ki arkadaş. hiç yakışıyor mu böyle bir çalışan o firmaya?
  • bir bisikletin ellerinde olup olmadığı noktasında bilgi almak için bu meşhur bisikletçiyi aradım. telefonu açan hanımla, gayet kibar sevecen tatlı diyaloğumuz oldu. sonrasında bisikleti görmek için bakırköydeki işyerine gittim. şu meşhur dayı karşıladı beni. yukarıdaki entrylerde olduğu gibi bi 30 40 dk keyfinin gelmesini bekledim. dayının keyfi yerine geldi ve gözgöze geldik,

    t : falanca markanın falanca modelini görebilir miyim?
    d : alcak mısın?
    t : evet iki model arasında kaldım, kararımı görüp vermek istiyorum.
    çekmeceden çıkardığı dergiyi masanın üstün koyarak;
    d : al burdan bak.
    t : bu resimleri internetten gördüm zaten, ben bisikletin kendisini görmek istiyorum.
    d : beni uğraştırma burdan bak işte. depodan çıkaramam şimdi.

    devamındaki konuşmaları yazıp, rtük'ün ek$i'ye el atmasını istemem.
  • öncelikle baştan belirteyim; uzak durun!

    sonra da nedenine geleyim.

    bir arkadaşım yetkili servisi olduğu carraro marka bisikletinin komple orijinal ön tekeri için sipariş vermek istedi. fabrikanın tüm çalışanlarının bisiklet fuarında olduğu söylenerek bir hafta sonra ancak gelebileceği söylendi. bir hafta sonra aradığında haftaya, haftaya arandığında da bir sonraki haftaya diye diye yaklaşık bir ay sallandı. bu dönem içerisinde de kaça mal olacağına dair fiyat istenmesine rağmen ısrarla fiyat verilmedi. sonuçta fabrikayı bir aramaya bakar fiyat almak ama yapmadı. son görüşmede de istersen sana elimdeki jantlardan verelim önerisi sunuldu.
    beklemekten bunalan arkadaşım da tamam deyip kabul ederek fiyat çıkarmasını istedi. orijinal olmayan parçalar için çıkarılan fahiş fiyatı yüksek bulduğunu belirtince de baştan neden fiyat istemedin diye tepki gösterdi. daha önce defalarca fiyat istediğini hatırlatınca da sanki arkadaşım yalan söylüyormuş gibi imalarda bulundu. bu arada başından beri görüştüğü kişi metin bisikletin sahibi metin bey.
    en nihayetinde başka bir yetkili bayii ile görüşülerek oraya götürdü ve 3 gün içinde fabrikadan geldi jant, aynı gün hazır halde teslim aldı.

    özetle; müşteriyi savsaklayan, kazıklamaya çalışan, esnaflıktan uzak, ciddiyetsiz bir işletmedir.
  • bisikletten anlamıyorsanız koşarak gidin, öpmek için sizi bekliyorlar.
    bisikletten anlıyorsanız uzak durun, zaten yakın durmanızı istemezler.
  • vaktiyle çok giderdim. özellikle yanında çalışan genç arkadaş * * ayrıldıktan sonra yukarıda bahsedilen dayıyla iş yapmak cidden zor. vaktiyle bisikletimi bu genç arkadaş topladı. hem taş gibi işçilik hemde makul ücret aldı. ben de sürekli alışveriş ederdim. bi yamuklarını da görmedim. ama problemler de yaşayanlar olmuş.

    şimdi yaşadığım yerde bütün bisikletçiler yanındaki dayı gibi. metin abinin kendisi veya eski genç çalışanı olsa elini ayağını öperdik. adamların yaptığı vites ayarı 3 sene bozulmadı amk. varmı böyle bişey. isterse bi vites ayarına 50 lira alsın. 3 sene dertsiz gezdik.

    ayrıyetten ailecek dükkanda dururlar çok tatlı bi ailedirler.