şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 12 mart 1995’te gazi mahallesi olaylarında bir genç kız* yaralanır. her tarafı kanlar içinde bir çöp bidonunun yanına ‘atılmış’ halde bulunup görüntülenen bu kız için ‘öldü’ diye haber yapılır ilk günler basınımızda.. oysa o genç kızı görüntüleyenler arasında metin goktepe de vardır...

    olaydan tamamen şans eseri sağ olarak kurtulan bu genç kız, iyileştikten sonra metin göktepe ile röportaj yapar ve bu röportajdan sonra da buluşurlar...

    ilerleyen günlerde yine öğrenilir ki basından ,evrensel gazetesi muhabiri metin göktepe, özlem’e evlenme teklif etmiştir...

    sonunu biliyorsunuz bu hazin olayın ancak,

    metin göktepe eyüp’te bir spor salonunda polislerce dövülerek öldürüldüğünde özlem’in kafasındaki yanıtı henüz öğrenememişti...
  • madem dayaktan olecekti ne demeye muhabir oldu ki, anlamiyorum. insanimiz sorumsuz.
  • metin'in kafasinda bir darp var
    polis karakolundan morga kadar
    mosmor
    bir darbe var yüregimizde beynimizde
    soruyor bir isaret fisegi
    biz ölerek mi yasamayi ögrenecegiz hala...

    can yücel.....
  • metin göktepe; vurmayın artık görmüyorum, kör oldum..
    18 yıl sonra ali ismail korkmaz; vurmayın. ölüyorum..

    unutursam kalbim kurusun...
  • katledildiğinde aynı yaşlardaydık. benim için "ötekilerden" idi.
    belki de milliyetçi muhafazakar kimliğimi ilk kez sorguladım cinayettir.

    benden olmayanın, ötekinin acısıyla içimin ilk kez yandığı, empatiyi öğrendiğim devlet cinayetidir.
    sonrasında uzunca bir süre evrensel gazetesi okumuşluğum vardı. "kutsal" devletime kızgındım ve artık kutsallık sona ermişti.
    şimdi biliyorum, adından ve bayrağından bağımsız olarak "devlet katildir".

    katillerine ne olduğunu merak edene; "göktepe’nin ölümünden sorumlu olan polisler toplam 1 yıl 8 ay cezaevinde yatmış sonrasında serbest kalmışlardı. "
    cinayet ve sonrasındaki beyhude adalet arayışı anavatan-refah-anavatan- veee dsp iktidarlarına denk gelir. adalet bakanı kim? mehmet ağar!
    katilleri dışarı çıkaran "rahşan affı" oldu.

    yakın tarihe göz gezdirip hala milliyetçi-muhafazakar- devletçi kalabilmek bana imkansız geliyor ama hala ne çoklar. hayat ne garip.
  • tanım gerekiyor elbet bir insandan bahsederken en çok da:

    metin göktepe gazeteciydi. mesleğini yaptı.

    metin göktepe insandı. insanca yaşamak istedi.

    devlet katildi. "gerekeni yaptı"
  • tarih sevmem. dönüm sevmem. zaten/çünkü genel itibariyle hatırlamam. ya bir şekilde denk gelirim ya da kazınmıştır zihnime.
    bu tarih zihnime kazınanlardan. çocuktum. ama kazıdım. kazımam gerektiğini biliyordum.

    annesinin ağıdıyla tanıdım ben onu. kim olduğunu bilmeden önce acısını bildim.
    "uyy ben ölim lo!"

    çocuktum. konuşuyorlardı yanımda yöremde. gazeteler vardı, kitaplar. ben eline ne geçse okuyan bir çocuktum. okudum. okudukça tanıdım onu, öğrendim; metin göktepe kimmiş, ne iş yaparmış, işini nasıl yaparmış ve onu bu devlet nasıl katletmiş.

    evet, okudukça öğrendim. öğrendikçe bilendim, öfkelendim ve hiç unutmadım.
    "uyy ben ölim lo!"
  • son değildir. biz bi gün, annesi fadime ana her gün ölüyor. ama onu öldüren zihniyet hala ayakta. biri nolur o ziniyetin ne hissettiğini ne düşündüğünü bana anlatsın.
  • gazeteciydi, gerçeğin peşindeyken öldürüldü. o zaman "inadına hepimiz birer metin'iz" demiştik, onlarca gazeteci, aydın davasının arkasını bırakmamış, "inadına hepimiz birer metin'iz" demişti. on altı yıl sonra bugün bakınca daha net görüyorum metin olmanın önemini, gazete denilen paçavraların, al birini vur ötekine televizyon kanallarının haline baktıkça görüyorum metin olmanın, cesur olmanın ne kadar önemli olduğunu. bugün her türlü muhalif sesin kısıldığı, yalanın, riyanın, iftiranın içinde gerçeğe olan ihtiyacı daha net görüyorum. bugün metin'e, metinlere o kadar çok ihtiyacımız var ki.
  • bizden çalınalı 16 yıl olmuştur.