şükela:  tümü | bugün
  • dersim'in pink floydu.
  • olm bu ne ya. adam okuma yazma öğrenmek dışında burada olmasının bir sebebi yok ama adamların söyledikleri hoşuna gitmiyor diye "türkücüsünüz, türkünüzü söyleyin başka da birşey yapmayın" diye küçümsemiş. ya arkadaş madem türküleri hoşuna gidiyor, sadece türkülerini dinle. adamlar ne hakkında konuşup konuşmayacağını sana mı soracak? ayrıca seninle aynı fikirde mi olmak zorundalar?

    ha bir de amcanın hoşuna gitmeyen sanırım ermeni meselesinden çokca konuşmaları. adamlar agos ile röportaj yapmışlar, arapları mı konuşacaklardı. bak bence sen dinleme bu adamları. hem ermenileri seviyorlar, hem kürtler, hem aleviler, hem sosyalistler falan sana gelmez.

    he ya he, siyaset metin ve kemal kardeşleri aşar. hatta hiçbir sanatçı siyaset konuşmasın hülya avşar gibi takılsın.

    edit: adamın yazdığı diğer entrylere baktım da yukarıda resmen kelime israfı yapmışım, özür dilerim.
  • psikoloji midir sosyoloji mi bilemem ama eğer bilim adamı olsalardı bir insanın bilinçaltı ile oynayabilirlerdi. öyle bir güç var müziklerinde.
    hani sanki biraz türkiye'nin beethoven'ı gibi.
  • 22 yıl sonra ilk kez verecekleri istanbul konserine saatler kalmış aşmış ve derinleşmiş iki güzel adam.
    onları beraber canlı izleyecek olmanın heyecandan öte bir hissi var içimde sözlük. uzun uzun yazmak isterdim onlar hakkında ama çok hüzünlü şeyler yazacağımdan korkuyorum. susuyorum.
  • muhteşem sese ve yoruma sahip, muhteşem türküler söyleyen, babamın uzun yol dostları, dayımın mirası, aynı topraktan olduğumuz için gurur duyduğum iki sanatçı kardeş.
  • dersim'li iki kardeş...türkçe, kürtçe ve zazaca şarkıları olan, aynı zamanda "yaşlılar dersim türküleri söylüyor" ile derleme yapabildiklerini de ispatlayan müzisyenler...

    albümleri:
    deniz koydum adını
    renklerde yaşamak
    yaşlılar dersim türküleri söylüyor
    ferfecir
    sürela
  • dersim pülümürlü iki kardeş. kemal'in ödtü'de okurken katıldığı bir yürüyüş nedeniyle aldığı ceza, ülkeyi terketmesine neden olmuş. ancak nasıl oldu bilmiyorum daha sonra bununla ilgili yasal zorunluluk kalmadı, sadece askerlikle ilgili nedenlerden dolayı kemal türkiye'ye dönmeyi tercih etmedi. kemal, almanya'dayken metin kahraman, serdar keskin, ahmet kirgil, umut kahraman, doretha annelis isimli müzisyenler başta olmak üzere birçok müzisyenle çalıştı, birlikte konserler verdi. 22 yıl sonra 2014 yazında dersime gelebildi.

    her iki kardeşin de ses olarak birbirini tamamlayan bazen de birbiriyle çok benzeşen yanları var. 1990'lı yılların ortalarında bu güzel eserleri seslendirenleri tek kişi olarak düşünenler vardı. hatta türkiye'de olan metin'e "metin sensin, kemal almanya'da, eee kahraman nerde?" soruları yöneltildiğini metin bir programda anlatmıştı.

    aleviliğin zazaca ve türkçe özgün kaynakları başta olmak üzere zazacaya ilişkin çok kulvarlı çalışmalarıyla kültürel alana katkıları muazzam. yaşlılar üzerinden sözlü tarihi canlı tutma, kutsal olanları yeniden yorumlayıp koruma gibi elini taşın altına koyan çalışmaları yaptılar, yapıyorlar. araştırmalarını ve müziklerini oldukça kıymetli buluyor, daha üretken uzun bir ömür diliyorum.
  • iki kardeşin beraber oluşturdukları leziz çalışmalara imza atan değişik kültürlerin seslerini bize duyuran müzik grubu .metin-kemal kardeşler dersim'de, dünyaya geldiler. çocukluk yıllarını erzincan'da ve tunceli'de geçirmeleri onlara iki ayrı kültüre de tanıklık etme imkanı sağladı. bu yörelerde konuşulan türkçe'yi de, zazaca'yı da kendi dilleri saydılar. kemal kahraman 1983 yılında istanbul üniversitesi, türk dili ve edebiyatı bölümüne, 1984 yılında da bu okulu bırakarak ankara'da odtü felsefe bölümüne devam etti. metin kahraman ise 1984 yılında marmara üniversitesi, basın yayın yüksek okulu, radyo televizyon bölümüne girdi. ikisi de müzik yaşamlarına üniversite yıllarında başladılar. metin kahraman, 1985 yılında üniversitedeki birkaç arkadaşıyla grup yorum 'u kurdu.

    1993'te iki yıllık çalışmalarının ürünü olan deniz koydum adını adlı ilk albümlerini yaptılar. 1995 yılında kayıtlarını berlin ve türkiye'de gerçekleştirdikleri ikinci albümleri renklerde yaşamak ortaya çıktı. 1990 yılından itibaren dersim yöresinde derleme çalışmaları yaptılar. bölgenin tarihi ve sözlü edebiyatı, inançları, günlük yaşamı, adetleri, müziği gibi çeşitli konuları içeren bu çalışmaların ilk ürünü de zazaca, türkçe ve kurmanci olmak üzere, o yörede konuşulan dillerde yaşlıların kendilerinin çalıp söyledikleri türkülerden oluşan belgesel bir çalışma niteliğindeki "yaşlılar dersim türküleri söylüyor" albümü olmuştur. 1999 yılında, kayıtlarını berlin'de gerçekleştirdikleri albümleri ferfecir ile yeniden dinleyicileriyle buluşan ikili, 1997'den beri birlikte çalıştıkları serdar keskin ve 1995'te berlin'de tanıştıkları dorethea marien'i en önemli müzik ve yol arkadaşları olarak görüyorlar. metin ve kemal kahraman'ın son albümleri sürela ise temmuz 2000 itibarıyla yayınlanmaya başlandı.

    kahraman kardeşler son albümleri meymanı 2002’nin sonlarında yayınladılar. ikili oluşturdukları müzikal eksenlerinden hiç vazgeçmeden gitgide ‘world music’e daha da yakınlaştılar. bu albümde ortadoğu’nun makamsal soundunu, akdeniz’in lirik melodilerini ve ezilen siyahların müziği rap’i birarada bulmak mümkün.

    metin-kemal kahraman uzun süredir üzerinde çalıştıkları “dersim duaları, beyitleri, semahları” adlı albümlerini yakında piyasa sürmeye hazırlanıyor.yine derlemeci olarak ön plana çıkan kahraman kardeşler bu albümde beyitleren esinlenerek bestelerini de albüme katmayı düşünüyorlar derlemeci kimliklerinin yine ön planda olacağı albümde kahraman kardeşler bu kez sadece düzenlemeci olarak kalmıyor, beyitlerden esinlenerek yazıp besteledikleri bir parçayı da albüme katıyorlar.
  • dün akşam izmir fuar açıkhava sahnesindelerdi ve pek şahanelerdi. senelerdir metin kahraman kemal kahraman olmadan sahne alıyordu ve grubun kemal'siz haliyle ne kadar eksik kaldığını görmüş olduk. bir cura bir gitar iki de kemanla resital verdiler resmen. kemal kahraman belli ki çok özlemiş ülkesini ve ülkesinin insanlarıyla konuşmayı; bol bol konuştu. özellike turnam gidersen mardin'e yorumları tam bir kulak ziyafetiydi. keşke herkese dinletme şansımız olsa bu adamları; dünyaya daha ince bir yerden bakardı belki yurdumun tekdüze insanları.
  • o kadar severim ki bu adamlari metin ve kemal ve .... kardeşler olmali diye düşünürüm hep..

    (bkz: bir masal kuşu)
    (bkz: aşk halinde)