1. eski zemanlarda reklamlarda yer alacak yazi ve sozleri yazanlarin meslegiydi metin yazarligi... simdilerde daha anlamli ve fiyakali oldugu icin reklam yazarligi deniyor bu meslege... tanses gulsoy'un reklam terimleri ve kavramlari sozlugu'nde metin yazari (copywriter) soyle tanimlaniyor: "1. reklam yazari. gorevi reklamda yer alacak yazi ve sozleri yazmak olan iletisimci. sanat yonetmeniyle birlikte reklam kavramini tasarlar; kavramin gorsellestirilmesine katkida bulunur. gunumuzde metin yazarlarina, gorevlerini daha iyi tanimladigi icin reklam yazari deniyor. reklam medyasi cesitlendikce reklam yazarinin gorev kapsami genisliyor. 2. bulten yazari. gorevi, basina gonderilecek bultenleri yazmak olan iletisimci."

    (bkz: copywriting)

    ukteyi veren: romica (18.12.2006 17:13)
    notu: "şimdiye kadar doldurulmamış olması şaşırtıcı."
  2. kulağıma resim ressamlığı ya da şarkı şarkıcılığı kadar yanlış gelen bir terim, "yazı yazarı" demenin bir türlüsü.
  3. sinir bozucu, şizofrenik bir meslektir. bütün bir kampanyayı tasarlamaktan tutun, yeni bir ürüne ya da mağazaya isim bulmaya (hatta bazı durumlarda ürünün kendisini bulmaya ve/veya önermeye), filmden broşüre, hatta müşterinin bilmem ne töreninde yapacağı konuşmaya ya da genel müdürün elemanlarına göndereceği motivasyon mektuplarına kadar çeşit çeşit şeyler yazabilmeyi gerektiren bir meslektir. bir gün kombi denen alet nedir, nasıl çalışır, nasıl kurulur öğrenmeyi gerektirdiği gibi ertesi gün bir dizi kozmetik ürünün içeriğini, işlevini, nerede kullanıldığını falan öğrenmeyi gerektirir. (kendi markanızın yanında rakiplerinin de bu konuda neler yaptığı, ürüne ne isim verdiği, nerelerde sattığı, kimlere sattığı dahil.) ya da misal bir gün bira nasıl yapılır, tarihçesi nedir, nasıl olur da oluru öğrenmek için cebelleşirken ertesi gün bir beyaz eşya bilmem nesinin, bir otomobilin, bir musluğun nasıl üretildiğini, çalıştığını, ne işe yaradığını, bilmem neyle ilgili kanuni mevzuatları vb. öğrenmek için debelenmeyi ve bu öğrendiklerini birbirine karıştırmadan bu sağanağın altından kuru çıkabilmeyi, binlerce kere söylenmiş şeyleri farklı bir şekilde söyleyebilmeyi, defalarca reddedilen metinlerin, isimlerin, sloganların vs. revizyonlarını sabırla yapabilmeyi, alternatif üretebilmeyi ve bu esnada sakin olabilmeyi gerektirir.
    bu kadar şeyle uğraşırken boş boş oturuyormuş, öylesine takılıyormuş gibi görüntü veren bir meslektir. zira bu işle uğraşanların günlerinin büyük bir kısmı okuyarak, araştırarak, düşünerek, notlar alarak geçer.
  4. reklam yazarlığından daha az para kazandıran bir meslektir.
    hadi bir çay koyalım da oturup düşünelim şimdi bunu.
  5. eğer yazı yazabiliyorsanız yapabileceğiniz bir meslek fakat yazabiliyor ve yazmayı seviyorsanız, sürekli istemediğiniz şeyleri yazmaktan kaynaklı kafayı yiyebilirsiniz.
  6. kimi zaman insanı delirten bir meslek olma özelliğine sahiptir. akşama kadar yazı yazmaktan kafanız şişmiş bir şekilde işten çıkarsınız, gözleriniz iki günde bir kan çanağına döner, patron çoğu zaman magazinel metinler yazmanızı ister ama tüm bunlara rağmen yaratıcılığınızı konuşturabileceğiniz hiç durmayan bir iştir.
  7. önemli bir iş olmasına rağmen çok uyduruk işleyen bir meslektir. bana göre metin yazarlığı spesifik olmalı. fakat işe girdiğinizde medya planlamadan tutunda, dergi/gazetede yayınlanacak olan dernek başkanının hitap metnine, haber yazılarına, mekan tanıtımına, ürün sloganına kadar her şey size yazdırılır. adamlar size bakar bu işleri iyi kıvırabiliyorsanız başkalarının görevlerini de size vermeye başlarlar. editör, genel yayın yönetmeni vs. hiçbiri elini bile sürmeden dergi çıkmış olur. siz sabah 9 buçuktan akşam 7'ye kadar bilgisayar başında metin yazarken, alakasız alakasız konuları araştırıp metin çıkarmaya çalışırken editör haftada 2-3 kere görünür. öyle ki bir bakarsınız masanın her yeri notlarla kaplanmış, bilgisayarın ekranı yapıştırmalardan görünmez olmuş. metin yazarlığı her ama her konuda bilgi sahibi olmayı gerektirir. zira günün birinde en zottirik şeylerin bile metnini yazmanız istenir. türkiye'de önem verilen bir meslek değildir hatta belki meslek olarak bile zikredilmez. çünkü bakarsınız ki iki kelimeyi bir araya getiremeyen adamı metin yazarı yapmışlardır.
  8. düşünce, duygu ya da deneyime dair ilksel ve eskil çeviri ediminin ta kendisidir.

metin yazarlığı hakkında bilgi verin