şükela:  tümü | bugün
  • reklaminda gorulen ablamizin sag elinde tuttugu sey metin2den cok metininkini andirmaktadir.
  • görev adı altında, kasaba esnafının ayak işlerinin yapıldığı bir garip oyun.

    market'de

    market: bana şişe getirirsen sana puan veririm.
    oyuncu :eeeeee. oldu o zaman. nereden bulunur ki?
    market : çömlekçi kirli çıkı dır. ona git. kesin vardır onda.

    çömlekçi'de

    oyuncu: selamun alayküm hacı.
    çömlekçi: ve aleyküm selaaaam. ooo seni yenisin buralarda galiba.
    o : heeeeee... yeniyim.
    çömlekçi: heh heh hadi bakalım.
    o: hacı sende şişe varmış, versen de markete götürsem.
    ç: var tabi olmaz mı? ama bir şartım var. demirci lavuğu bana domuz burnu verecekti. kaç gün oldu haber yok. sallıyor it oğlu it. gidip onu alırsan sana şişe veririm.
    o: hay sikecem yaaaa....
    ç: buyur?.....
    o: haaaa. yok bişi ya. demirci... demirciye gideyim ben.

    demirci'de

    oyuncu: kolay gelsin bilader.
    demirci: kimdir o?...
    o: aga beni çömlekçi yolladı. domuz burnu mu ne varmış sende onu almaya geldim.
    d: kendi gelemiyor mu ki, ayak işlerini sana yaptırıyor?
    o: (iç ses) ohhh be halden anlayan biri işte.
    d: ne sabırsız herifmiş yaaaaa. dur vereyim bekle.
    o: oh be bu iş bu kadar.
    d: yahu buralarda bir yerdeydi. nerede bu koduğumunun burnu? ya ne diycem sana. benim bir sevgilim var. şu aralar görüşemiyoruz. işim ağır olduğundan kötü kokuyorum biliyon mu?
    o: vah vah çok üzüldüm ya. (ulan bi bokluk çıkacak bu işten yine)
    d: heh işte kendime parfüm yapacağım ama leylak çiçeği eksik. sen bana onu bul getir. ben de o sırada domuz burnunu arayayım. hem boşuna beklememiş olursun.
    o: hay senin şişeni de, çömlekçi ni de, ...........
    d: buyur?.......
    o: yok bişi aga. işin boku çıktı zaten. söyle bakalım nerededir bu çiçek.
    d: ya, bir zamanlar buralar leylak bahçesiydi biliyon mu? ah şu aç mavi alfa kurt lar yok mu? bir gece de hepsini yemişler.
    o: hassiktir. aha şimdi siki tuttuk.
    d: yok yok o kadar endişelenecek bişi yok. gidip bir kaç aç mavi alfa kurt öldürürsen onlardan bulabilirsin.
    o: oha......
    d: hem sen cesur birine benziyorsun. bu işi yapabilirsin.
    o: hastir lan. git işine ya. oynamıyorum amk.

    derken deliliğin son noktasına ulaşırsın. kayış çoktan sıyırmış, boşa döner.

    ve pc nin fişi çekilir bu oyun unutulana kadar bir daha da açılmaz.
  • age of hüseyin çıktığında darmaduman olacak oyundur.
  • ilköğretim 2. kademe öğrencileri arasında pek yaygın olan oyun.bir de bir şeyler uydurmuşlar;allah 1,metin2,call of duty 3,gta 4..
  • sokakta saklambaç oynayan çocukların dillerindeydi dün akşam. yok kesecekmiş yok kasacakmış yok hilesini söylemezmiş...
    sonra tahta kılıçla hileyi söylemeyeni dövdüler. iyi mi oldu şimdi söylemedinde?
  • sevişken bi müzigi olan oyun. kalitesizligi bir yana müzigi insanın içinde kelebekler uçuşmasına neden oluyo. vurulur mu o yaratıklara?öperim ben hepsini. muah...
  • ya yazacağım çok şey var aslında da zamanım çok yok. sol tarafta "knight online steam edition" başlığını görünce aklıma düştü bu eski aşkım. öyle çok genç de değilim. "tramola" yeni açıldığı dönemde başlamıştım bu oyuna. oyun öyle bir haldeydi ki o zamanlar hiç bi halt bilmeden kurt, köpek kesiyorduk. gümüş bileziğin önemini anlayanlar 20 levellerden topluyordu kazıklayarak. dolunay çok çok nadir görülüyordu. işte böyle bir ortamda başlayınca hayvan gibi bağımlı oluyor insan. ben bunun gibi bir bağımlılık yaşamadım bir daha. sabah yataktan kalkıyordum, abartmıyorum aklıma saniyesinde bu oyun geliyordu. gün içinde sürekli kafamda planlar yapıyordum. sürekli ama. ticaret planları, kasma planları, eğlenceler vs. hayatımı etkiledi mi bu oyun? evet ama kime göre neye göre? tamam çoğu önemli şey arka plana atıldı ama ben hayatımın en eğlenceli zamanlarını da bu oyunda yaşadım. o dönem birlikte oynadığım arkadaşlarımın hiçbirisi de unutamadı bu oyunu. arada konuşur hisleniriz hala. ben yine de gençlerin hayatıyla oynamayayım; aşırı bağımlılık tehlikesi içeren oyun.

    düzeltme: imla
  • 1 önlisans, 1 lisans, 1 yüksek lisans bitirdikten sonra rusça'yı yerinde öğrenip gelen, ingilizce'ye hakim, bilimum şirket programları ve office uygulamalarını kullanabilen, presentable bir dostumu kaptırdığım makinadır. kendisi tüm item ve zerzevatlarının +9 olduğu konusunda bir melankoli içindedir; ayrıca mba kendisini kesmemiş olacak ki; sabahın beşinde click sesleri arasında "ninja grand master olmak üzereyim" türünden bir cümle kurmuştur.
    (bkz: surekli saldiriyor efendim durduramiyoruz)

    distortional edit: bilimum ne lan!.. sannaa aşkımm bilimumm uptıss bilimumm uptıss bilimumm..
  • kadın askerlerin orgazm çığlıklarıyla can verdiği oyun.
  • yıl 2009, evlendiğim şaman kız dolunayımı çalmıştı. irem hayalet sevgilim dinlerken hüngür hüngür ağlıyordum.
hesabın var mı? giriş yap