şükela:  tümü | bugün
  • yazın insanin yuzunde serinletici bir etki yaratmasi beklenir. ayrica ikide birde metro geliyor mu diye bakmaya gerek kalmaz. zira alirsiniz uzun bir pardesu, acarsiniz kollarinizi. eger pardesunuz havalanir, siz de du$unceli bir hal almi$ uzaklara bakarsaniz, metro gelmi$ demektir.
  • şehirden şehire kokusu değişen rüzgardır. istanbul' da hafif nemli bir kokusu vardır; deniz gibi. londra' da serin, tuğla kokusu karışmış bir eski zaman kokusu taşır.
    bu rüzgarın serinliği insana bir yenilenme hissi verir. saçları şöyle bir geriye doğru atışı vardır ki durmadan geçip gitsinler ister insan bazen.
    moda fotograflarında mankenlerin yüzüne doğru rüzgar tutulması adetinden midir nedir; bir an dışardan bakıp kendine, kendinin fotografını çeker insan tam o rüzgar geçerken.
  • sarı çizgiyi geçmemek koşuluyla çıkarılmalıdır tadı bu rüzgarın.
    yoksa çarpar.
  • rahatsız eden bir rüzgar.. üşütür..
  • levent durağında kokusu pek bir berbat olan ama taksimda daha ferah olan rüzgar.
  • bepanten kokar bu rüzgar. valla.
  • bekleme esnasında metronun nemli ve ağır havasına katlanmakta olduğumuz zamanların kurtarıcı akımıdır.
    metronun geldiğini müjdeler. kişi biraz serinledikten sonra kendini pulmanlardan birine atar ve evrende hiçbir şeyin boş kalmadığı, nesne ve kütlelerin sadece yer ve şekil değiştirdiği konusunda uzun uzun düşünür. felsefe yaptırtan bir akımdır.
  • bazen de metro gelirken uzun pardesunuzle dik bir sekilde durursunuz, daha sonra metronun olusturdugu hava akimiyla pardesunuz dalgalanir, artiz sanarsiniz kendinizi bi an, matriiixxxxx o ye
  • kış aylarında fazlasıyla üşütücü ve titreticidir, ve kesinlikle de nemlidir. hasta bile yapabilir adamı mazallah. taksim - levent hattında daha fazla hissedilir.