şükela:  tümü | bugün
  • hayvansever gazetesinde yayınlanan rezalet.

    --- spoiler ---

    yine metro turizm, yine rezalet.

    bayramın son günü izmir’den sakarya’ya abisi ile dönen arkadaşımız irem şeker; kedisi ile birlikte istanbul’a dönmek için uygun otobüs firmalarını aramış. sadece metro turizm’in ek seferinde yer bulmuş.

    tam otobüse bineceği sırada elindeki kedi kafesini gören muavimden; kafesiyle de olsa hayvan kabul etmediklerini ama biraz para verirse bagajda götürebilecekleri tepkisi görünce sorun çıkmaması adına fazladan ödeme yapmış. başka bir seçeneğinin olmadığını düşündüğü için bunu kabul eden irem; bavulları yerleştirecekleri sırada tuvalete gitme ihtiyacı olunca bavullarının ve kafesin nereye konduğunu görememiş.

    otobüs yola çıktıktan sonra otobüs ful dolu olduğu için mola vermediklerinden kedisini kontrol edemeyeceğinden dolayı endişelenen arkadaşımız irem yine lavaboya gitme bahanesi uydurarak otobüsü durdurup, tuvalete gidip gelmiş ve dönüşte muavine kedisini kontrol etmek istediğini söylemiş.

    muavin de herşey normalmiş gibi sakince “motor” bölümünü açmış ve doğal olarak arkadaşımız şoka girmiş. normalde bavulların bile konulmadığı ve açar açmaz yaklaşık 50 derecelik bir sıcaklığın insanın yüzüne çarptığı bir yerde kedisi sırılsıklam halde ölmek üzere olduğunu görünce geçirdiği kısa bir sinir krizinden sonra hemen veteriner bir arkadaşını arayan (kendisi de tıp öğrencisidir.) ilk yardım amaçlı neler yapması gerektiğini öğrenen arkadaşımız durdukları benzinci de soğuk kompres yapabileceği şeyleri temin edip kedisini kurtarmaya çalışmış.

    onun bu halini gören muavinin saçma sapan kabalıklarına maruz kalmış ve hatta benzincideki insanlar müdahale etmek istediğinde yine aynı muavin onlara da kabalaşmış. oysa ki arkadaşımızın tek istediği hostes koltuğunda oturan kızı kendi yerine almaları ve kötü durumdaki kedisini sadece kalan 1 saatlik sürede yanında kafesi ile tutmakmış. zaten yarı baygın durumda olan hayvancağızı alamayacaklarını, kedinin kullanılan otobüs kadar kıymetli olmadığını kediyi artık bagaja koyabileceğini söylemişler.

    bunun üzerine inmekten başka çaresi kalmayan arkadaşımız bavullarını indirtmiş ve benzincide bir süre mahsur kalmak zorunda kalmış. şans eseri otobüsten indikten sonra aradığı üst sınıftan arkadaşı gelip onları alınca bu zor durumdan kurtulan arkadaşımız halen şokta. kedisine gelecek olursak; şu an çok iyi, kendisini oyuna vermiş durumda.

    arkadaşımızın sizden tek isteği var; bu rezaleti duyurmanız.
    --- spoiler ---

    yolcusunu döven firmanın kediyi umursaması beklenir miydi? tabi ki hayır. yaptıkları yanına kar mı kalacak? muhtemelen evet. en çok da bu koyuyor zaten.
  • binmeyin amına koyiim. her şeyin bir çözümü var.
    sonra yok efendim dayak yedim, yok efendim kedimi sucuk yaptılar. yaparlar. ucuz diye, alternatif yok diye bir tatil beldesine gittiğinizde keranede kalır mısınız? dışarıda yatar yine kalmazsınız. yürüyün, gitmeyin, böyle korkunç şeyler yaşatan firmayı kullanmayın arkadaş.
    (hayvana zulmedenin yatacak yeri yok, onu da belirteyim.)
  • gerçek bir rezalet.
    ilk defa bu kadar önemli bir rezalet entrysi okudum. zavallı kediciğin iyi olması tek teselli.
    hayvanlarla yolculuk yapmak çok zor. kardeşimin de bir köpeği var. her yolculukta inanılmaz korkuyoruz ona bir şey olacak diye. umarım bu yaptığı metroya turizmin yanına kalmaz diyeceğim ama bu ülkede insanın da hayvanın da değeri olmadığı için yersiz bir temenni olarak kalacak.
  • insana bile kıymet vermeyen firmadan hayvana kıymet vermesini mi bekliyordunuz dediğim rezalet. binmeyin, kullanmayın diyoruz ama mecbur kalınca kullanılıyor çünkü adamlar virüs gibi heryere yayılmış haldeler. pek çok yerde küçük firmaları satın alıp kendi bünyelerine katıyorlar ve nasıl oluyorsa bunların bünyesine katılan şöför ve muavinler de hemen asimile olup bunlar gibi davranmaya başlıyor.
    gerçekten de yürüyerek bile gitmek gerekse bunları kullanmamak lazım.
  • görmeyeli metro insanları bırakıp hayvanları öldürmeye başlamış dediğim olay.
  • kedimi veterinerde gecesi 30 tl'ye konaklamaya bırakıp kazık yedim yine de bu durumlara düşmedim. hala metro'ya binenlere allah akıl fikir versin diyorum. kedisinin nelere maruz kalacağını düşünemeyen bu genç kadına da biraz daha fazla sorumluluk diyorum. kardeşim isviçre'de yaşamıyoruz. insanları patır patır öldürüp ceza almayan bir otobüs şirketi karşımızdaki. sen kedini bagaja verip düzgün yerleştiğinden emin olmadan nasıl olur da çekip gidersin yani. ok metro berbat da sahibi kızın da sorumluluk alması lazım bir canlı ile beraber yaşayacaksa. metro ile benim de fena halde bir tartışmam var kaş yolunda yaşanmış ama dediğim gibi kişi kendine de çeki düzen vermeli.
  • daha çok yayılması, bilinmesi gereken sağlam bir rezalet. şikayet edecek bir yer çomaristan’da maalesef ki yoktur. özellikle evinde iki kedisi olan birisi olarak iyice gerdi beni kişisel olarak.

    tek teselli kedinin sağ salim kurtulmuş olması.
  • oncelikle soyle bir sey var: hic bir otobus firmasi evcil hayvan kabul etmiyor sehirlerarasi yolculuklarda. muavin arkadasin bunu cahilligi ile kabul etmesi tamamen yanlis bir olay. metro turizm'i ya da herhangi birilerini savunmuyorum fakat herkesin yapmis oldugu durum bu mevzuda bastan faul. gecmis olsun.
  • duyulması için katkıda bulunmak istediğim rezalet. facebookta gördüğüm mesajı kopyalıyorum;

    "yine metro turizm, yine rezalet.

    bayramın son günü izmir’den sakarya’ya abisi ile dönen arkadaşımız irem şeker; kedisi ile birlikte istanbul’a dönmek için uygun otobüs firmalarını aramış. sadece metro turizm’in ek seferinde yer bulmuş.

    tam otobüse bineceği sırada elindeki kedi kafesini gören muavimden; kafesiyle de olsa hayvan kabul etmediklerini ama biraz para verirse bagajda götürebilecekleri tepkisi görünce sorun çıkmaması adına fazladan ödeme yapmış. başka bir seçeneğinin olmadığını düşündüğü için bunu kabul eden irem; bavulları yerleştirecekleri sırada tuvalete gitme ihtiyacı olunca bavullarının ve kafesin nereye konduğunu görememiş.

    otobüs yola çıktıktan sonra otobüs ful dolu olduğu için mola vermediklerinden kedisini kontrol edemeyeceğinden dolayı endişelenen arkadaşımız irem yine lavaboya gitme bahanesi uydurarak otobüsü durdurup, tuvalete gidip gelmiş ve dönüşte muavine kedisini kontrol etmek istediğini söylemiş.

    muavin de herşey normalmiş gibi sakince “motor” bölümünü açmış ve doğal olarak arkadaşımız şoka girmiş. normalde bavulların bile konulmadığı ve açar açmaz yaklaşık 50 derecelik bir sıcaklığın insanın yüzüne çarptığı bir yerde kedisi sırılsıklam halde ölmek üzere olduğunu görünce geçirdiği kısa bir sinir krizinden sonra hemen veteriner bir arkadaşını arayan (kendisi de tıp öğrencisidir.) ilk yardım amaçlı neler yapması gerektiğini öğrenen arkadaşımız durdukları benzinci de soğuk kompres yapabileceği şeyleri temin edip kedisini kurtarmaya çalışmış.

    onun bu halini gören muavinin saçma sapan kabalıklarına maruz kalmış ve hatta benzincideki insanlar müdahale etmek istediğinde yine aynı muavin onlara da kabalaşmış. oysa ki arkadaşımızın tek istediği hostes koltuğunda oturan kızı kendi yerine almaları ve kötü durumdaki kedisini sadece kalan 1 saatlik sürede yanında kafesi ile tutmakmış. zaten yarı baygın durumda olan hayvancağızı alamayacaklarını, kedinin kullanılan otobüs kadar kıymetli olmadığını kediyi artık bagaja koyabileceğini söylemişler.

    bunun üzerine inmekten başka çaresi kalmayan arkadaşımız bavullarını indirtmiş ve benzincide bir süre mahsur kalmak zorunda kalmış. şans eseri otobüsten indikten sonra aradığı üst sınıftan arkadaşı gelip onları alınca bu zor durumdan kurtulan arkadaşımız halen şokta. kedisine gelecek olursak; şu an çok iyi, kendisini oyuna vermiş durumda.

    arkadaşımızın sizden tek isteği var; bu rezaleti duyurmanız."
  • ınsanlarin yuzune attiran calisanlara sahip firma icin siradan bur gun, siradan bir durum.