şükela:  tümü | bugün
  • çoğu kişide olduğuna inanmak istediğim korku çeşidi. bende de mevcut tabii ki. eğer en önde duruyorsam sarı çizginin gerisinde yanlamasına durup ağırlığımı içeri doğru veriyorum ki itilme kakılma gibi bir durum olursa dengemi kaybetmeyeyim.

    hafif şizofrenlik iyidir hem, aklı dinç tutar.
  • metroda gelen trenin önüne atlamaktan korkmak majör depresyon belirtisiyse bu paranoid şizofreniye işaret ediyordur olsa olsa.

    edit: başlığın bu kadar tutacağını bilseydim en başta yazardım. yemediğim hakaret ve küfür kalmamış. hatta bir tanesi dayanamamış da böyle başlık açılır mıymış, insanları metroda birbirini itmeye davetiye çıkarmışım falan diye ağzına geleni yazmış mesajla. be salak! ya burada bunu gördükten sonra metroda, metrobüste kendine ve etrafına daha dikkatli yaklaşacak onlarca kişi ne olacak?

    bak güzel kardeşim, ben daha önce yaptığım bir şeyi bugün ikinci defa yaptım. her gün kullandığım istanbul m2'nin danışmasına intihar ve olası bir arbedede yaşanabilecek itilme gibi olaylara karşı istasyonlara tren yanaşıp kapıları açılınca istasyon tarafında da ayrı bir kapının açılacağı bir cam duvar konulması için dilekçe verdim. sen de ver!
  • başıma bir şey gelmeyecekse benim yaşadığım korkudur.
  • - sırtımı duvara yapıştırasım geliyor sen ne diyorsun doktor.
  • ben de zaman zaman yaşarım. bir çeşit insanlara güvenememe, delinin biri yapar mı eder mi korkusu.
  • ne zaman metro istasyona yaklaşsa, duvara doğru dönüp yavaş yavaş yürürüm. taa ki, metro benim durduğum noktayı geçene kadar.

    house m.d'nin metro kahramanı bölümünü izledikten sonra daha da abartıp, durana kadar götü duvara verip beklemeye başladım.

    kız arkadaşımın bile dalga geçtiği über tırt bir korku olmakla beraber hissetmeyen anlamaz diyor ve enrty'mi sonlandırıyorum.

    edit : son iki gündür, çıkarken top kaptırmış defans gibi, metro gelince geriye koşan suserlar, suserlarımız... hepinizi gördüm.
  • yalnız olmadığımı anladığım için derin bir oh çektiğim başlık. metronun içindeki ekranlarda oynayan animasyon filmdeki adam gibi telefonumu raylara düşürme korkumdan bir önceki korkum.

    şu koltuğa uzanıyorum doktor bey.
  • öncelikle kulaklıkları çıkar tren gelene kadar. önümüzdeki ortalama üç dakika en ihtiyaç duyacağın şey duyma yetin. kulaklar önemli. sarı çizgiyi geçme, ayakları omuz hizasında tut, dizleri azıcık bük. denge önemli. eller kesinlikle cepte değil, poşet falan varsa bileğine geçir. gerekirse boğuşmak zorunda kalabilirsin. ellerin açıkta olması önemli. biri olduğun yere doğru yaklaşıyor. gövdeni dik tut, gerçek boyunu anlasın. daha güçlü olduğunu hissettir. evet evet ben bu adamdan daha güçlüyüm. şundan değilim ama çeviklikle atlatabilirim. ergenler geçiyor, yarım adım geri gel. vücut hakimiyeti sıfır stajyer insanlar, ergenlik resmen bir insan bugı. ölümüm lise formalı sırt çantalı bir onbeşliğin bir şey anlatırken hakim olamadığı kolundan sebep olursa cehenneme kendimi bizzat ben atarım. saf mısın teyze boşluktan aşağı neden bakıyorsun uzanıp, ne ilgini çekmiş olabilir? çocukluğuna dönüp kızım korkuluklardan sarkma diye bağırıp aklında bu yaşa kadar getiremem belki ama yakalayabileceğim mesafedesin. bugün koruyucu meleğin ben olabilirim ama bunu gerçekten istemiyorum lütfen uzaklaş. trenin ışıkları göründü, şu an aşağı yuvarlanmak demek ölmek demek. karnını sık, daha sağlam bas, minik minik adımlarla hep hareket halinde ol, yanına gerektiğinden çok yaklaşamasın kimse. trenden gelen, yanağımdan rahatla canım dercesine makas alan rüzgar. inenlere yol ver, mind the gap, sevgili yolcularımız artık kulaklıklarınızı takabilirsiniz, iyi yolculuklar.

    istanbul beni çok yoruyor, öyle böyle değil çok yoruyor.
  • --- spoiler ---

    house of cards- zoe barnes
    --- spoiler --- bu sahneyi izledikten sonra oluşan paranoya.
  • hiç olmazsa bulunduğu şehirde metro olan insandır.
    2 milyonluk antalya'da henüz metronun adı bile yok amk.