şükela:  tümü | bugün
  • modern sabahlar ekibinin şenol günbayrak'ı sokmak için uydurduğu radyo istasyonu.
  • almanya'da yayın yapan türkçe radyo istasyonu.

    http://www.metropolfm.de/
  • son dönemlerde yine yükselişte; çalışanlar süper ama genel müdürünü öper misin sabaha mı birakirsin işte tam o cinsten
  • almanya'nın bazı bölgelerinde türkçe yayın yaparak önemli bir iş çıkartan radyo istasyonudur.
    gün boyu her telden müzik çalıp çeşitli konularda programlar hazırlamaktalar.
    bünyesinde bir iki iyi seviyede tecrübeli radyocu barındırsa da ekseriyetle türkçe konusunda ciddi sıkıntıları olduğu belli olan gençler yüzünden yayıncılık kalitesi ortalamanın altında kalmaktadır.
    özellikle hazırlanan 'freak show' havasında amatörce reklamlarıyla gülümsetir.

    örnek verelim:

    "katyis şeker reklamı
    + akşam bize gelsene annem mantı yapacak. üstüne katyis jelatinsiz şeker de yeriz. hem abim de evde...
    - hmm tatlıya da bayılırım ;) (abini de yerim gülücüğü bu)"

    "ak servis oto tamircisi
    koca: eyvah kaza yaptım!
    kadın: yaşasın! tankımız ak servisten! (ak servisten tamir ettirirlerse alacakları bir depo benzine seviniyor apla)"

    "easy 36 toptancısı
    dış ses: ali'nin kiosku var (büfe) veli'nin de kiosku var. ali ürünleri easy 36'den alıyor ve %20 kar yapıyor. veli kiosku kapatıyor ve ali'nin yanında çalışmaya başlıyor. (acımasızca kazanan veli eski patronu ali'yi yanına işçi olarak alıp mahvediyor)"
  • aslen berlin'de başladığı yayınlarını, almanya'nın 3/1'lik bir bölümüne kadar yaymayı başarabilmiş bir taşra radyosudur.

    evet, metropol fm, türkiye'de binlerce örneği bulunan ucuz, basit, niteliksiz ve niceliksiz bir radyo istasyonudur. bu tür radyo istasyonlarında alışıldığı gibi, metropol fm'den de herhangi bir yayın politikası, müzikal eğilim, bir beğeni, bir estetik anlayış, bir estetik algı, değerli bir içerik beklemek safdillik olur...

    metropol fm, arızalı bir türkçe ile bomboş konuşan, gevezelik dahi yapamayan, hiç komik olmayan ve dahi genellikle cıvık cıvık sunucular çalıştırır. bu sunucuların herhangi bir birikimleri olmadığı gibi, anlatacak bir şeyleri de yoktur. böyle boş insanlardan estetik bir şey de tezahür edemez hâliyle.

    metropol fm, müzikal anlamda da kişiliksiz, hiçbir tarzı olmayan, eklektik, uyduruk, her telden çalan saçmasapan bir istasyondur.

    almanya'nın 3/1'ine yayınları ulaşıyor dediysek, bu kadar yerde herkes metropol fm dinliyor sanmayın sakın! bir kere; metropol fm, tamamen türkiye kaynaklı dedikodulardan müteşekkil, tamamen "almancı"lara hitap ettiğini zannettiği bir yayıncılık anlayışı güdüyor. bu anlayış, takdir edersiniz ki, çağdışıdır. çağdışı bir kafanın ürünü olduğu için, almanya'da yaşayan akla başında türkler, türkiye kökenliler de metropol fm'i dinlemezler.

    bu kafa, artık almanya'da makbul bir kafa değildir. çünkü almanya'daki vatandaşlarımız da artık dedeleri ile aynı kafada değiller. hâlâ o kafada olan vatandaşlarımızın da toplumsal hayata herhangi bir katkıları yoktur zâten. neyse...

    hâsıl-ı kelâm; metropol fm aklî tahammülleri zorlayan çok acîb bir radyo müsveddesidir. inanmayan, açsın dinlesin!
  • hah şöyle!
    işi "bamteli"ne gelelim şöyle...

    efendim, edebiyatta "kinâye" derler bir edebî sanat vardır. bu edebî sanat kültürümüze de sirâyet etmiş, adeta dilimize pelesenk olmuştur. "40 yıl" deriz, "sittin sene" deriz, "50 kere söyledim" deriz... bunların hiçbiri ile 40 yıl, 50 yıl, 60 yıl kastedilmez. kesretinden kinâye ile uzun bir zaman dilimidir kastedilen.

    almanya'nın 1/3'ü derken de bu nevî, muğlak, aşağı yukarı ama bir çokluktan söz ediyoruz. ayrıca; burada anafikir de kaç eyalet, kaç şehir, kaç kişi, kaç alıcı, kaç kilometre ve sâir teknik rakamlar değildir.

    daha da önemlisi "gerçek dışı tavrın altında yatan sebep nedir?" ya da "nedir bu ölümüne kin?" gibi işin arkasında kişisel bir mesele, kişisel bir kin varmış da, biz burada bunu kusuyormuş imâları da tartışmanın zeminini kaydırmaktan başka bir şey değil.

    ben bir radyo dinleyicisiyim. radyoda "iyi"yi dinlemek benim hakkımdır. almanya'da yaşıyor olsam bu hakkımın bedeli olarak "rundfunkgebühr" öderdim. bir radyo dinleyicisi olarak "iyi"ye iyi demek, "kötü"ye kötü demek de benim hakkımdır. bir dinleyici olmaktan mâdâ, metropol fm ile hiçbir ilişkim ve alışverişim yoktur.

    gelelim zurnanın zırt dediği yere;
    lütfen bu metropol fm varını yoğunu almanya'da yaşayan türkiye kökenlilere hizmete adamış bir evliyâ vericisiymiş havalarını da bırakalım. bu subjektif bir yaklaşım. kişiselleştirmeden objektif olalım. unutmayalım kî, metropol fm her şeyden evvel kâr etmek zorunda olan bir ticârî işletmedir. ne yapıyorsa ticârî bir kaygıyla yapılıyor olduğunu unutmayalım. sizin kasdettiğiniz "ulvî" hizmetleri almanya'da devlet ard aracılığıyla icrâ ediyor zâten. misâl "köln radyosu", misâl "deutsche welle"...

    gelelim "lisans şartları, toplum baskısı, personel sıkıntısı demeden ayakta kalmaya çalışan, özgür programcıları ile..."
    almanya bu konuda son derece demokratik bir devlettir. lütfen burada metropol fm'e lisans tahsis edilirken ayrıcalık, ayrımcılık yapılıyormuş havası vermeyelim. bahsettiğiniz bu koşullar almanya'da her yayı ve yayım kurumu için geçerlidir. sonra "özgür programcı" ne yâ hû? gören de açılmadık dosyalar, arşivler açılıyor, tarihe ışık tutuluyor zannedilir. efendim metropol fm, katkısız bir "unterhaltungsmedia" veya "entartainment medium" ya da "eğlence aracı"dır. fazlasını beklemek saflık olur.

    "almanya'da yaşayan türkiye kökenlilere hizmeti şiar edinmiş, yaptığı eğitim projeleriyle ailelerin yanında durmuş..." bahislerine gelirsek; gören de metropol fm allah rızası için yapıyor bunları sanır. cancağızım; metropol fm'in alttarafı türkçe müzik çalmak ve türkçe konuşmaktan başka bir husûsiyeti yoktur. hele bugün internet sayesinde bu da bir ayrıcalık değildir. nasıl kî hürriyet avrupa, eski ehemmiyetini yitirdi, milliyet almanya kapandı, metropol fm de eski ederinden yitirmek durumundadır. zamanın şartları bunu gerektiriyor. birileri kazanırken, birileri de kaybetmek durumundadır mâlesef...

    "yaptığı eğitim projeleriyle ailelerin yanında durmuş bir radyo istasyonu..." derken neden metropol fm'in bu "eğitim" projeleri için federal almanya devletinden aldığı maddî desteklerden bahsetmiyoruz acaba? metropol fm, o projeleri ailelerin yanında durmak için değil, federal almanya devletinin bonkör desteklerinden faydalanmak için yaptığını gözardı etmeyelim.

    eğer metropol fm bahsettiğiniz denli eğitim gönüllüsü olsa idi, ilk önce o meşhûr "özgür programcı"larına doğru düzgün türkçe konuşmayı öğretirdi. eğer metropol fm bahsettiğiniz denli eğitim gönüllüsü olsa idi, o "özgür programcı"larına hülya avşar'ın bilmemne beach'te açılan kıçından, kenan doğulu-beren saat çiftinin hede hödö tatilinde yaşadıkları kâbilinden dedikodular yerine, almanya'da yaşayan vatandaşlarımızın hayrı için almanya'dan, almanya kanunlarından, almanya'daki haklarından, imkânlardan, nimetlerden bahsetmelerini, onları bilgilendirmelerini öğütlerdi. eğer metropol fm bahsettiğiniz denli eğitim gönüllüsü olsa idi, bu hizmetlerinin meyvelerini almanya'da yaşan yurttaşlarımız üzerinde müşâhede etmek de kâbil olur idi. oysa kî, yurttaşlarımızın hâli, ahvâli ortada...

    biz burada kimseyi hakîr görmemeye çalışıyoruz. kimseye ders vermek de üzerimize vazife değil. ama ve lâkin, eğri oturup, doğru konuşmak zorundayız. bendeniz metropol fm hakkında hâli hazırda haddinden fazla kelâm ettim bile. bundan gayrı o tarkan nâm arkadaşınıza bir zahmet siz kendiniz ulaşın, o size sorsun, siz de ona yardımcı olun...
  • evet, sohbetin gidişâtı da belli oldu; nihâyet mevzuyu "halk bunu istiyor!"a bağladık ve işin içinden çıktık.

    efendim bir kere kendi kendinize riyâkar durumuna düşmemeye özen gösteriniz. siz, 15€ saat ücreti alan bir avuç gariban redaktörden bahsediyorsunuz. ve o pek sevdiğiniz temizlikçi fatma teyze, taksici mehmet abi, üniversite öğrencisi aylin, ithal damat yusuf kuvvetle muhtemel saat ücreti olarak 7-8€ alıyorlar ama? siz "halk insanı" olarak 15€'yu beğenmiyorsunuz?

    bakın, bu "halk böyle istiyor!" ucuzluğunun arkasına sığınarak yapılan kalitesiz, niteliksiz işlere kılıf uyduramazsınız. o zaman ben size derim ki; halk porno da seviyor, buyrun porno radyo yayınları yapın o zaman?

    sânien; saat ücreti olarak ne alındığı, bir dinleyici olarak beni ilgilendirir mi? bana ne siz ne kadar ücret alıyorsunuz? seda sayan da milyonlar alıyor, ama milyonluk nitelik göremiyoruz hâlinde ve programlarında? yâni, metropol fm o pek kıymetli "özgür programcılar"ına 10€ ödeyecek olsa, demek ki radyo yayınının bokunu çıkaracaklar, öyle mi? bu bir mâzeret değildir efendim.

    burada sözkonusu olan "eğitim"dir. eğitim, kişiye ehliyet kazandırır. bir işi yapabilme yetisi kazandırır. siz, eğitimsiz, niteliksiz, ve radyo sunucusu, habercisi olmaya ehil olmayan kişileri burada acındırarak bir dinleyiciyi iknâ edemezsiniz. parası iyi değilse başka iş yapsınlar ve yapınız.
  • maalesef kalitesiz bir radyo. 2 kisiyle tüm koca bir günü idare ediyorlar. haberler desen anlasilmiyor. almanya´da tek türkce radyo olmalari, alternatifsiz olmalari nedeniyle kaliteyi pek sorun etmiyorlar anlasilan. oysa rekabet kaliteyi arttirir