şükela:  tümü | bugün
  • kadife koltuklu küçük salonlarıyla beni benden alan sinema. eğer normalde statik elektrik yükü fazla olan, sağı solu çarpan birisiyseniz bu sinemaya gidince çarpılmaya hazırlanın. koltuklarda öyle bir statik elektrik var ki koltukla sizin yükünüz eşitlenene kadar sürekli alışveriş halinde oluyorsunuz, çatır çutur sesler geliyor. bir de şu ana kadar iki salonunda film izledim, ikisinin de ses sistemi birbirinden rezalet. 5 numaralı salonlarında da bas sesler için bir hoparlör yok sanki, surround da hak getire. aksiyon filmi izlenecek bir sinema değil.
  • çok fantastik bir sinema. ucuz, an itibariyle 7 tl gibi bir ücreti var. lakin benim gittiğim salon fuayesiyle, koltuklarıyla, ses sistemiyle dehşetti.

    öncelikle fuayeden başlayalım. 1 numaralı alem fm salonu isimli salonun (küçüklüğü itibariyle oturma odası da denilebilir) önündeki fuaye kırmızı ve loş bir ışıkla aydınlatılmış. bir an kendimi striptiz kulübüne girmiş gibi hissettim. bir blue oyster ambiyansı da var bir yandan. zannettim ki deri kıyafetli, kırbaçlı fantezişinastlar kovalayacak bizi. filmi bekleyen çiftlerde de kırmızı ışığın etkisiyle bir yakınlaşma ki sormayın gitsin.

    sinema salonunun içine giriyoruz ve ne görelim, göt kadar. 50 kişilik falan bir salon. oldum olalı haz etmedim böyle küçük salonlardan. sonra bir baktım koltuklar pek bir fantezik, çift gelenler için tasarlanmış. çiftlerin arasında kolçak yok ama ikili grupların arasında var. yani tek giderseniz yanınızdakinin en azından elini tutmak zorunda kalacaksınız. hanımla gitmiş olmanın faydasını görmüş oldum. koltuklara sırtı yaslayınca yarı yatak şeklini falan alıyor, iğrenç vallahi. bir de üzerine koltukların kumaşı bende alerjik oluşumlara zemin hazırladı. başladı gözlerim kaşınmaya, burnum tıkandı. zaten tüm gücümü toplayıp gelmişim recep ivedik 2'ye, hepten kabusa döndü. bir de bir ses sistemi ki iğrenç ötesi. iyi ki filmde ses efekti yoktu, yoksa sıçmıştık. tiz seslerde patlak bir tweeterdan gelen zırıltı, sabit bir ampfi uğultusu falan.

    sonuç ise şöyle; 2-3 kere daha şans tanırım, olmadı gitmem bir daha. cinevip biter benim için.
  • bilet fiyatlarını 6 liraya düşürmüşler. terminator izlemek için güzel bir fırsat gibi duruyor.
  • inglourious basterds filmini burada izlemeyin, hatta hiç bir filmi burada izlemeyin. rezalet bir ses sistemine ve filmi rezil edecek görüntü kalitesine sahip sinema salonu.
  • tek kelimeyle iğrençtir. film devam ederken kesintiler olur, sonra filmin koptuğu yerden epey sonrasından başlatırlar, arada neler bitmiş hiç bir zaman öğrenemezsiniz... belki de en kötüsüyse film başladıktan sonra 50 kez görevlilerin salona girip çıkması, çıktıktan sonra kapıyı kapamayı dahi akıl edememeleri ve salondan birinin kalkıp kapamasıdır.
  • kalite / fiyat oranı gaaayet yüksek olan sinema. yeni açılan sinemalara artık sormak bile istemiyorum seans fiyatlarını, çünkü 15'in altında cevap alabildiğim yok. şaka maka torrent'i hanımefendilerin bile kullandığı bu dönemde, internetten film izleme sitelerinin tonlarca olduğu bu dönemde hâlâ 2 kişilik sinema ücretini 30 lira yapabiliyor çoğu yer

    bu yüzden metroport'taki sinemanın her gün, her saat, her film için 6 lira olması gayet güzel. buraya kadar her şey güzel ama fakat lâkin bugün kendileri gözümden oldukça düştüler. sen nasıl karayip korsanları'nı iki salonda birden açıp ikisini birden dublaj koyarsın! hasta mısınız yahu. dublaj ne lan bu devirde? dublaj ne? türkçe film çek, onu yap. sesleri ayrılır mı oyunculardan. ne anlamı kaldı! anlatamıyoruz çünkü adamların karayip korsanları'nda hedef kitlesi 18 yaş altı!

    çok kızdım, çok. filmin çekildiği stüdyoda çalışmış amerikan arkadaşım başka bir ülkede yani burada o filmi çekildiği dilde izleyemiyor, ne garip. yani hollywood'un bitmesini, dünya sinema sektörünün amerika'dan arınmasını en başta isteyenlerden birisiyim ama bunun çözümü orjinal yerine gerizekalı gibi dublaj koymak değil. hani bunu söylemiyorlar da, bilette de yazmıyor. arkadaşın daha önce gitmiş, o söylüyor sana, sen de gidip hemen soruyorsun, "haa evet dublaj noldu ki?" cevabı alıyorsun. diyecek bi şey yok.

    hiçbir sinemamızda ingilizce altyazı olmaması konusuna daha sonra çok detaylı olarak değineceğim.
  • tam anlamıyla acayip bir sinema mabedidir, iki yıldır nerdeyse her hafta burda film izlerim, hâlâ metroport alışveriş merkeziyle burayı bağdaştıramıyorum, (avm'lerde cinebonuslar görmeye alıştığımdan herhalde). salaş-görünümlü-ama-değil tarzı bir konsepti var salonların; koltuklar fevkalade (masaj koltuğu gibi yatabiliyorlar lan, yastık bile var), perdeler küçük ama yeterli (normalde netbookta film izleyen biriyseniz kocaman bile denebilir), makinistler arada uyuyakalabiliyor (görüntü gidiyor vs, film lan bu altı üstü, sana gıcığına yapmıyor ya adam, geliyor düzeltiyor işte,insanlık hali de geç), salonlarda film başlamadan önce patlamış mısır+kola satılıyor (valla çok sempatik bir hizmet, hoş), fekat buranın iki tane muhteşem olayı var: 1. bilet fiyatları fiks 6 tl (fiks değil tabii, 3d olunca 8 tl), 2. her film geliyor (büyük harfle). arthouse olsun, festival filmi olsun, her bok geliyor buraya, bir avm sineması için çok acayip bir gösterim politikası hatta. cine-zımbırtıların soğuk havasından sonra, burası ilaç gibi geldi kısacası.
  • dün 22:15 seansında 6 numaralı salonunda film izlediğim sinema. diğer salonlarını bilmiyorum ama 6 numaralı salon bizim 106 ekran tv den halliceydi. ses sistemi de muhtemelen ekranın sağında ve solunda yer alan hoparlörlerden ibaretti. salon amfi gibi değil de düz zemindi. komple dolu salonda sağımızda solumuzda yer alanlar film esnasında sohbeti ve telefon görüşmesini çekinmeden yapıyorlardı. anlayacağınız ev havasında bir sinema şöleni sundu burası bana.
  • ilk kez dün 21:15 seansında 3 numaralı salonda film izlediğim sinema. şu sinemada teknik olarak çalışan elemanlar kimse makine odasının ışığını kapatmamayı öğrenememiş. filmi izlerken makine odasından gelen ışık sayesinde filmi doğru düzgün izleyemedim.
  • über mekan bi sınıf dusunun onun gibi tahtayi dusun ha oda perde yastığı da var adadaddafaa olm nereye geldim :(((((