şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bu topraklarda yaşayanlar birkaç istisna haricinde mevcut toplumu hep hakir gördü ve böyle görenler de mümkün daima mümkün toplumu dayattı. mevcut toplumla barışanlarsa, her türlü rengine, dokusuna ve çeşitliliğini görmezden gelip mevcuda sarıldı. sarıldığında da hep olağanüstülükler yaşandı.

    kimsenin birbirini sevmediği, akıl, nüfuz ve para gücünün tüm insani değerleri tarumar ettiği bir dönemi yaşıyoruz. samimiyetlere inanılmıyor. vefa, bir semt. nezaket kelimesinin içi tamamen boşalmış durumda.

    en yakınındakilere bile güvenmeyen, ülkeye güvenir mi? sanmıyorum. peki insanlığa güvenir mi? maalesef, yine sanmıyorum.

    bulunduğun yerden gitmeyi çözüm olarak bulanlar görüyorum. insan kendinden uzaklaşamaz. buradayken nazik, samimi ve vefakar olmayan bir başka yerde olur sanılıyor. bu bir aldanma.

    sonra politikadan bahsediliyor, uzun uzun. evet, her şey kaotik. hatta bataklığa çekiliyoruz. aksi düşünülemez. peki nazik olmayı, düşünmeyi, peyda etmeyi engelleyenler gerçekten bunlar mı?

    mevcut bu ve bu hep böyleydi. yarın da aynı olacak. bu ülke hiçbir zaman mümkün topluma ulaşamayacak; ama bunun ilk nedeni düşünüldüğü gibi politik unsurlar değil, öğrenme heyecanından uzak, insani değerleri kokuşmuş, duygu dünyası depremlerle yerle bir olmuş, taş üstüne taş koymaktan aciz olan, olduğunu sanan, bu şekilde düşünmekten bile rant elde etmeye çalışan insanların bulunduğu bir topluma hapsolmamız.

    en ufak bir düşünce veya sanat kırıntısının bile emtia gibi düşünüldüğü bir ülkeden, bu ülkede yaşayanlardan, bizden, sizden, senden, benden bahsediyorum. karşılılsız hiçbir şeyin yapılmadığı, faydasız olanın vakit kaybı görüldüğü ve daha çok paranın daha çok hak anlamına gelen bir ülkeden...

    kısacası bu ülkeden değil de bu toplumdan, bu insanlardan uzaklaşmayı çok arzu ediyorum.

    bakalım nasıl olacak.