şükela:  tümü | bugün
  • robert sheckley'nin metis bilim-kurgu'dan cikmi$ cok uzun sayilmayacak romani . dunya'da suc i$leyen insanlar hafizalari silinerek omega adindaki sadece suclularin oldugu bir gezegene gonderilmektedirler . burada da suclular arasinda degi$ik bir hiyerar$i vardir . will adli kahramanimiz da buraya gonderilir, adindan guc alir, olaylar geli$ir .

    yazar omega dunyasini ve kitabin genel kurgusunu hazirlarken roma imparatorlugu'ndan ve dolayisiyla da asil olarak roma hukuku'ndan yararlanmi$ . bu bir cok yerde goze carpiyor ve insan okurken ogrendigi konulari parca parca i$lenmi$ gorunce oralarda bir garip, bir ho$, bir nebahat oluyor .
  • ba$ka bir yorumla ele alinacak olursa, ulkemiz -genel olarak geri kalmi$, az geli$mi$ ulkeler- de bir ce$it mevki, statu uygarligidir . insanlar rahatliga, bele$cilige ali$mi$lardir ve bir hak kazanarak bir yerlere gelip geli$menin zevkini bilmezler, tatmak istemezler . bu uygarliklarda her zaman verilen statulerle olu$mu$ ki$ilikler vardir . insanlar meslekten cok pozisyona, mevkiye onem verirler . tepeden inmecilik dogal olarak cok yaygindir . $oyledir de boyledir .
  • kisa olmasinin getirdigi dezavantajla detaylarla inememesinden dolayi bir araba mantik hatasi bulunabilecekse de, du$unce sisteminin nasil ters cali$abilecegi uzerine ciddi dersler iceren yapittir, diger hayatlari kendi paranoyalari icinde degerlendirmenin yanli$ligi uzerine du$undurtebilir.
  • metis bilimkurgu'dan okuduğum sanırım 20 küsürüncü kitap ve gönlümün ilk üçünde yer aldı mevki uygarlığı.

    sheckley eli yüzü düzgün bir heterotopya ve ironik uslubuyla eğlenceli bir polisiye yazmış. anladığım kadarlıyla uzun uzadıya evren tasviri yapacak, afilli bilimkurgu isimlendirmeleri yapacak bir adam da değil. zaten epi topu 3 roman yazmış ve meşhur eserleri genelde kısa öyküler. kitap 150 sayfa ve 150 sayfaya bu kadar inandırıcılık. gerçi inandırıcı bilimkurgu da zor biraz olsa olsa belki (bkz: nostradamus)

    metis mükemmel kaliteli bir kitap evi olarak tüm bk serisinin isimlerini, "canavarlar gezeni", "mars'ta vahşet" tarzı isimler vermektense, mot a mot çevirmeyi uygun buldu, ancak burada status'un binominal anlamından ötürü türkçe çevirini eksik gibi. zira status civilisation'ı hem mevki uygarlığı hem de medeniyet hali gibi çevirmek mümkün. zaten kitap da kabaca iki bölümden oluşuyor, mevki uygarlığı olan omega ve medeniyet istikrarı olan dünya.

    bilinmeyen bir gelecekte suçlular hafızaları silinip bir gemiyle omega isimli bir gezegene yollanmaktadır. burada kurulan medeniyet dünyayı ve orada ki medeniyeti hatırlamayan sadece kendi isim ve soyadları söylenmiş suçlular tarfından kurulmuş ve bildiğimiz medeniyetin bir anti-tezi olarak işlemektedir.

    bir mevki uygarlığı olarak omega gezegeninde sistem yasalar tarafından sıkı biçimde koruyor ve yasalar kanun dışılığı emrediyor. durum böyle olduğu için de yasa dışı olup yakalanmamak en makbul statü örneği. omega'da sıfırdan başlayıp en üst statüye ulaşmanın yolunu will barrent'in başına gelenlerden üçüncü göz olarak izliyoruz. omega'daki düzen satirik bir kapitalizm eleştirisi. birini öldürüyorsunuz ve onun nüfüs kağıdında adı çiziliyor ve sizin adınız yazılıyor. artık onun mesleği ve evi sizin.

    nüfus koruma ve kaynak tüketiminin serbest öldürme ekonomisi ile yönetildiği bir ülkede en üst seviyeye gelmek kitapta ihtiyacımız olan aksiyonu sağlıyor ve bu arada dünyanın ne durumda olduğunu ve hafızada nelerin silindiğini öğreniyoruz (bu da merak faktörü).

    medeniyet istikrarı ve bir süre sonra kendi içinde düzenli olduğu için ilerlemenin durması olarak status civilisation da dünya da var. shecley mutlak istikrar durumunu neredeyse tarafsız bir dille anlatmış ve kendi içinde gayet tutarlı bir evren yaratmış.

    okuması gayet keyifli, süprizli eğlenceli ve orjinal olduğuna kani olduğum mevki uygarlığını, eşime dostuma şevkle öneririm
  • "ilaç bağımlısı olmamak omega devleti’ne karşı işlenmiş ağır bir suçtur. kesintisiz ilaç kullanmak her yurttaşın zorunlu bir ayrıcalığıdır. çok iyi bilindiği gibi, bu ayrıcalıkların kullanılması gerekir, aksi halde yitirilirler. ayrıcalıklarımızı yitirmek özgürlüğümüzün taşını yitirmek olur. bu nedenle bu ayrıcalığı reddetmek ya da kullanmamak büyük ihanete eşdeğerdir. ilaçlar pek çok amaca hizmet eder. ama devlet açısından şunu söyleyebilirim size: bağımlı bir halk sadık bir halktır; ilaçlar büyük bir vergi kaynağıdır ve ilaçlar bizim tüm yaşama biçimimize örnek oluştururlar." metis ajanda 2017'den