şükela:  tümü | bugün
  • yazının soundtracki için

    dün gece okurken karşılaştığım mesnevi 1. cilt'te:

    "bir bölük asker, rahimde (çocukların) yetişip yeşermesi için babaların bellerinden analarına gider."

    13. yüzyılda meni içerisindeki sperm sayısının incelenip "bir bölük asker" e benzetilmeleri ve daha ilginci hemen sonrasında

    "iki iplik bir oldu, artık ey yanlışlık ortadan kalk. kaf ve nun harflerini iki görürsen hakikatte birdir dedi. ...iş yapma hususunda bir olmakla beraber halat, surette iki kattır. ister iki ayak olsun ister dört. makas gibi, iki ağızlı olduğu halde bir'den keser."

    dna eşlemesinden bahsediyor oluşuyla beni ciddi anlamda heyecanlandırmış zat.

    sperm e benzeyen kaf harfi için

    yumurtaya benzeyen nun harfi için

    halatın iki kat olması, dna sarmalı.

    "ister iki ayak olsun ister dört" ile hem çift sarmal dörtlü sarmal dna yapısına, hem de insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da işin bu şekilde yürüdüğüne işaret ediyor.

    çok ilginç değil mi?
  • diyor k;

    "
    doğru olsam ok gibi
    uzağa atarlar beni
    eğri olsam yay gibi
    elde tutarlar beni
    "
  • 13. yüzyilin basinda simdi afganistan sayilan topraklarda dogmus, sonra hem mogol baskisi, hem babasinin zamane yönetimiyle pek uyumlu olmayan fikirleri yüzünden ailecek iltica etmisler, biraz gezdikten, gördükten, arada mekke'ye gidip haci olduktan sonra konya'ya yerlesmislerdir. konya o dönemde kozmopolitanlik, multikültürellik olayini asmis bir sehirdir ve celaleddin'in felsefesi bundan çok etkilenir. mevlana kendisine sonradan yakistirilmis bir ünvandir (gandhi'ye mahatma-yüce ruh denmesi gibi); yol gösterici, efendi gibi anlamlari vardir.
    kendisini hayatta en fazla etkilemis insan tebrizli şemseddin'dir. şems günes manasina geldigi için (mevlana farsça yazmistir bu arada, türkçesi kittir) ona hep "günesim" diye seslenmis, hatta bir dizesinde "ona öldü diyorlar/ama günes nasil ölebilir ki?" diye sormustur. mevlana ve şems arasindaki iliski sadece bir ruhun digerine duydugu çok kuvvetli bir his bütünü, uhrevi bir ask midir, yoksa bu yatay düzlemlere de tasinmis midir? bilmiyorum. bilen var mi onu da bilmiyorum. su var ki şems'in ölümünden sonra kendini ask yoluna, sevgi yoluna, hak yoluna vermis, love is all, omnia vincit amor gibi söylemleri benimsemistir.
    şems ona ruhun akla olan üstünlügünü göstermis, gerçegi kitaplarda, akilda, fikirde degil sevgide, kendi içuzaylarimizda aramamiz gerektigi düsüncesini asilamistir.
    organize dine bütünüyle karsidir mevlana, orucu iskence diye tanimlamaktan çekinmemis, bütün camiler yok olmali gibi ortodoks islamla asla bagdasmayacak seyler söylemistir.
    dine kattigi estetik boyutla, dansi, müzigi, siiri dinsel ritüellere katmasiyla islam rönesansini yasatmistir. sema dansi onun siirlerini bir diregin etrafinda dönerek söylemesinden gelismis ve felsefi anlamlar yüklenmistir. hegel olsun, goethe olsun, rembrandt olsun, hepsi mevlana'yi saygiyla anmis, ondan ilham almis insanlardir. pek ünlü iran şairi jami "o bir peygamber degil, ama yazdigi kutsal bir kitap" demistir mesnevi'si hakkinda.
    ölümü de kötü, ümitsizlik verici bir sey degil, tanriyla birlesme olarak algilamistir, o yüzden konya'da her 17 aralik gecesi şeb-i arus, "dügün gecesi" olarak kutlanir.
  • "ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır." sözü ile başka bir şey demeye gerek bırakmayan üstinsan.
  • hakkında bugün duyduğum şu hikayeyi yazmadan edemeyeceğim.
    efendim hazretin yaşadığı dönemler adamın biri çalmış çırpmış bir miktar para kazanmış haram yolla. o parayla da gitmiş bir inek almış. neden sonra adamın aklı başına gelmiş, yaptıklarından pişman olmuş ''bu ineği hayır yoluna harcayayım da vebalimi azaltayım bari'' diye düşünmüş gitmiş hacı bektaşi velinin dergahına. ''bu ineği alın, dervişler kessin, afiyetle yasinler. lakin bir şey var; ben bu ineği haram parayla aldım'' demiş. hacı bektaşi veli kabul etmemiş. adamı yollamış.
    adam şansını bir de mevlana dergahında denemek istemiş. varmış huzura ''böyleyken böyle. ben pişman oldum bu ineği lütfen kabul burun da vicdanım rahatlasın'' demiş. mevlana ikiletmeden kabul etmiş hediyeyi. adam şaşırmış, dayanamamış sormuş ''efendim hacı bektaş kabul etmemişti siz neden kabul buyurdunuz?'' mevlana hazretleri şöyle cevap vermiş: ''bizler karga isek hacı bektaş bir şahindir. şahinler kargalar gibi her leşin üstüne konmaz.''
    adam çıkmış dergahtan, üşenmemiş tekrar gitmiş hacı bektaşi velinin yanına. ''ya hazret. siz bu ineği kabul etmediniz. ben de gittim mevlana'ya sundum hemen kabul etti. hikmeti nedir?'' diye sormuş.
    hacı bektaşi veli şöyle cevap vermiş: ''biz bir tas su isek mevlana bir okyanustur. bir tas su bir damla pislik düşmeyle pislenir ama bir okyanus pislenmez.''

    deli eminin uyarısı üzerine edit: (#5900055) daha önce yazılmış.
  • - köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez.
    - insanın yarısı ayıptandır,tarısı gayıptan.
    - davulun sesinden tilkiler korkar.
    - analara doğum sancısı tutmasa çocuk doğmaya hiçbir yol bulamaz.
    - köpek bile alim olunca savaşta çevikleşir.köpek bile arif olunca eshab-ı kehf'ten olur.
    - yarasa güneşi görmez.görüyorum dese dahi gördüğü güneş değildir.
    - inci deniz dibinde,çer çöp sahile vurmuş.
    - yemin etmek yalancı kişinin adetidir.
    - güzel bir ağaç dalı kötü bir ağaca aşılanırsa o güzellik kötü ağacın tabiatında güzelleşir.
    - yıllardır yol yürüyoruz,yine de ilk konakta esiriz.
    - biri buğday elde etmek için ekin ekerse,sonunda saman da elde eder.
    - ateşi daima suyla korkuturlar.fakat suyu hiç ateşle korkutabilirlermi?
    - ibadetlerin zevk vermesi için zevk gerek.
    - ticarette kamil değilsen,yalnız başına dükkan açma.
    - kurt nerden yusuf'a aşık olacak?
    - akıl başka bir akılla birleşti mi nur,nefis başka bir nefisle birleşti mi karanlık artar.
    - kürk kışın işe yarar,baharın değil.
    - yanlızlıktan ümitsizliğe düşünce,güne gibi bir sevgilinin gölgesi altına gir.
    - gözde kıl büyük bir dağ kesilir.
    - bilgiyle uyumak uyanıklıktır.vay biligizle oturan uyanık kişiye!
    - gül olmayınca bülbül sükut eder.
    - eğer körsen köre teklif yoktur.değilsen yürü,sabır kurtuluşun anahtarıdır.
    - bir güzel,peşine çirkini takıyorsa onunla alay ediyor demektir.
    - ektiğin dikeni gül bahçesinde arama.
    - sopa,musa'nın elinde doğruluğa sahit oldu,sihirbazın elindeyse bir işe yaramadı.
    - çarpık ayakkabı nasıl çarpık ayağa uyarsa,şeytanın afsun ve efsanesi de doğru olmayan gönüllere uyar.
    - rahmetim o ağlamalara bağlıdır.kul ağladı mı,rahmet denizi kabarıp dalgalanmaya başlar.
    - nice kişiler vardır ki,kükremiş aslan gibi avını yemeden dünyadan gitmişlerdir.
    - sabır güzel hayallerle tatlılaşır.çünkü herşeyden önce içinde bulunduğun sıkıntıdan kurtulmaya hayaline düşersin.
    - ben bu çalışıp çabalama dünyasında iyi huydan daha iyi bir ehliyet görmedim.
    - cömertlik gözden gelir,elden değil.
    - asa musa'nın elinden su içti.firavun'un saltanatını bir lokma etti.
    - alemde her hünerin fikirle kaim olduğunu bilmez misin?
    - "yarın yaparım." deme.nice yarınlar geçti,ekin zamanı tamamıyle geçmesin,agah ol.
    - ne mutlu o çirkine ki,güzele eş ve arkadaş oldu.vah eşi kış olan gül yüzlüye.
    - kara odun ateşe eş olur,karanlığa gider,baştan başa nur kesilir.
    - vücudunda hangi huy galipse,o huyun suretinde haşedilirsin.
    - madem ki hırsızlık ediyorsun,bari latif inciyi çal! madem hamallık ediyorsun,bari yüce bir yük yüklen.
    - bir evin temelini atacakları vakit oradaki eski yapıları yıkarlar.
    - arı duru su çıkartmak için önce yerden toprak çıkarır.
    - nerede bir dert varsa deva oraya gider.su neresi alçaksa oraya gider.

    mevlana'nın 41 özlü sözü.hiç üşenmem hayvan yazarım.

    (bkz: azimli yazar)
    (bkz: her sey daha guzel bir sozluk icin)
  • "bilemezsin
    sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı.
    hiçbir şey içime sinmedi.
    altın madenine altın sunmanın ne anlamı var.
    ya da okyanusa su.
    düşündüğüm her şey
    doğu'ya baharat götürmek gibiydi.
    kalbimi ve ruhumu da vermemin bir yararı yok.
    çünkü sen zaten onlara sahipsin.
    o yüzden sana bir ayna getirdim.
    kendine bak ve beni hatırla."
  • mesnevi'yi yazmasaymış, elif şafak aç kalırmış.
  • hayata, zamanın ötesinde entry lar girmis zat.
  • söz mevlana'nın yatay düzlemdeki başarılarından açılmışken yakın geçmişte okuduğumda beni çok güldüren bu konudaki bir anekdotu sözlük cemaatiyle paylaşmak istiyorum (bkz: sözlükte copy paste ekolü).
    eflaki, mevlana'yla ilgili anılarını anlatırken şu olayı zikrediyor: mevlana'nın eşi kira hatun, "az yemek yemek, az uyku uyumak, sema yapmak, oruç tutmak, bilgiler saçmak ve söz söylemek hususunda çok mübalağa ediyor, çetin riyazet çekiyor ve bundan dolayı bize hiç iltifat etmiyor, cinsi yakınlık göstermiyor. acaba beşer sıfatından ve şehvetten onda bir eser kalmadı mı? yoksa tamamıyla iştahası söndü de o lezzetten vaz mı geçti?" diye içinden geçirince "hemen o gece mevlana, kira hatun'u ziyaretle şereflendirdi ve kükremiş mest bir aslan gibi yetmiş defa muamelede bulundu. nihayet kira hatun mevlana'nin elinden medresenin damına kaçıp mağfiret diledi."