şükela:  tümü | bugün
  • zekeriya beyaz, abdurrahman dilipak, ismail nacar ve namık kemal zeybek'in katılım gösterdiği* fi tarihteki bir ceviz kabuğu programında gelmiş geçmiş en mükemmel krizlerden birinin yaşanmasına neden olmuş olay. efendim hadise mevlana'nın ne denli büyük bir sevgi insanı olduğundan açılıp da eski kültür* bakanı zeybek'in mevlanayı turist kapısı olarak gösterdiği enstantaneye geldiğinde, light islamcı, duruluk adamı ismail nacar o kara ve kıllı ellerini sallayarak bir "kabak olayı"nın varlığından bahseder. diğer katılımcılar bir anda geriliverirler. zeybek hemen, "efendim mevlanayı avrupaya amerikaya bu kadar güzel tanıtmışız, açmayın konuyu" demeye çalışır, ancak tasavvuftan tiksinmiş adam naçar, kabak olayını açıklamakta kararlıdır. neyse efendim bunlar tartışadursunlar, hulki cevizoğluaraştırmacı kişiliğini konuşturarak olayın içyüzünü öğrenmeye karar verir. naçar kendisine mesnevinin bir bölümünü açmasını ve seyircilere okumasını söyler (bu arada tartışma sürmekte, hiçbir şey anlamamış biz zavallı seyirciler ise olayın ne olduğunu kavramaya çalışmaktayızdır).
    hulki bey, gayet sakin bir şekilde mesnevinin ilgili bölümünü altını çizerek, gerekli yerlerde notlar alarak "hmm, hmm" sedaları eşliğinde okumaya başlar, kendisi bir android olduğundan yüz hatlarından okuduğunun ne olduğu konusunda hiçbir şey anlamak mümkün değildir. namık kemal zeybek ise bağrınmaktadır, "bakın" der, "kabak olayını açıklarsanız stüdyoyu terkederim!"
    takribi bir saat geçmiş, tartışma ise ateşliliğinden hiçbir şey kaybetmemiştir, gerek kara kıllı parmaklarıyla nacar, gerek ıslak dudaklarıyla dilipak birbirlerine laf yetiştirmektedirler, zeybek ise kıpkırmızı olmuş durumdadır.
    cevizoğlu nihayet okumasını bitirir ve konuklarına gerekli bölümü izleyicilerine açıklayacağını belirtir. ancak hikaye çok müstehcendir ve kendisi bazı bölümlerini sansürleneceğini de ekler. bunun üzerine namık kemal zeybek söylene söylene stüdyoyu terkeder. cevizoğlu okumaya başlar: (hikayenin aklımda kalan metni şu)

    "efendim günlerden bir gün, mevlana'nın dergahına çok zengin bir tüccar gelir. beyimizin karşısına çıkar ve konuşur
    -ey yüce mevlana, ben çok zengin bir tüccarım, ancak bir türlü doymaz iştahım; hep daha fazla para kazanmak, daha kudretli olmak isterim. var mıdır bana diyeceğin?
    mevlana ise bir hikaye ile cevap verir:

    zamanlardan birinde bir konakta bir kadın yaşarmış. bu kadın kocasından memnun değilmiş ve bir türlü cinsi tatmin olmazmış. binbir yol denemiş, şerbetler içmiş, kocasına macunlar yedirmiş ancak hiçbiri fayda etmemiş. bir türlü tatmin olamıyormuş.
    lakin bu kadının bir hizmetçisi varmış ki kadın hep güleryüzlü, hep mutlu mesut görünürmüş. kocası olmayan hizmetçinin nasıl böyle mutlu mesut olduğunu anlayamayan kadın ise onu için için kıskanmaya başlamış. bu yüzden hizmetçisini takibe karar vermiş, gittiği her yere peşinden gitmeye, yaptığı her işi izlemeye başlamış.
    bir gün kadın uyandığında ahırdan garip sesler geldiğini duymuş. hizmetçinin şuh sesi, bir anırtı ile beraber yankılanmaktaymış. hemen gidip ahır kapısından içeri bakmış ki ne görsün? hizmetçi kadın bir eşeğin altında gidip gelmemekte miymiş?
    kadın bağırıp çağırarak hizmetçiyi ahırdan kovalamış. böyle bir şeyin olabileceğine inanamıyormuş.
    günler, haftalar geçmiş. kadıncağızın tatminsizlik en sonunda canına tak etmiş. bir sabah usulca ahıra girmiş. eşeğin yanına gidip onu okşamaya başlamış. en sonunda dayanamayıp önünde eğilmiş; ve eşek tenasül uzvunu soktuğu anda kadın oracıkta can vermiş.
    gürültüye gelen hizmetçi kadını eşeğin altında yatar bulmuş. ağlayarak,
    "ah hanımım, hanımım"
    demiş,
    "eşşek tamam, sen tamam,
    ama kabak eksik kabak!"*

    evet hikayemiz böyle biter. sevgi insanı mevlananın isveç pornolarını aratmayacak hayalgücü ve tatminsiz tüccara "eşşeklere sktir kendini" diyecek rahatlığı karşısında dili tutulmuş izleyiciler olarak programı kapatan hulki cevizoğlu'na el sallarız ve hayatlarımıza döneriz. ancak şu düşünceyle aklımızda; mevlana konsepti yazış, mevlana abi ise esrarı bol bulup kafayı süngere çevirmiş bir üflenti olabilir mi acaba?
  • ceviz kabuğu programında iki hafta üst üste tartışılmış, mesnevi'nin 5. cildinde geçen olaydır. -niye "olay" oluyorsa artık-
    iki programda da abdurrahman dilipak bulunmamakla birlikte, ilk programa telefon bağlantısıyla katılıp mevlana ile ilgili "farklı" açıklamalarda bulunan prof. dr. mikail bayram aldığı tehditler yüzünden ikinci programa katılamadığını söylemiştir.
    orhan pamuk, kara kitap'ta bu hikayeye iki kez atıf yapmış; adli, bahti ve cemali'ye bu hikayenin mesnevi'ye kıssası mı yoksa hissesi mi için alındığını tartıştırmıştır.
    "eşekle sevişirken ölen kadının hikayesini mevlana 'mesnevi'sinin beşinci cildine kıssası için mi almıştı, hissesi için mi?
    bu soruyu kibarca, dikkatlice tartışırlarken gözleri bana da kaydığı, beyaz kaşları bana soru işaretleri yolladığı için, ben de düşüncemi söyledim: hikaye oraya, bütün hikayeler gibi kendisi için konmuş, ama hissenin tül perdesiyle örtülmek istenmişti." *
  • hayvanlı porno sınırlarını fazlasıyla aşmış (zoofili lan bu), porno tanımının da dışına taşmış bir olaydır. o devirde bile ne renkli hayatları varmış insanların.
  • şehvet 'in kötülüğüne dair verilmiş über bir kıssa'nın olayı.
    mevlana'yı kötülemek isteyenlerin bir numaralı argümanıdır.
  • tartışma olmasına anlam veremediğim bir olay.

    yahu, bir o programdaki dördünüz mü okudunuz mesneviyi? neyi saklıyorsunuz, ben geçen baya eski bir basımını 10tlye aldım sahaftan?
  • olayın "sıradanlığını" savunanlar merak etmesin ki batın nedir zahir nedir iyi kötü herkes (direk o isimlerle olmasa da) biliyor. insanlık bir hikayede anlatılan şey sembolik midir, gerçek midir, altında bir şey yatıyor mu anlayacak zeka seviyesine erişti. misal, "sakla samanı gelir zamanı" diyenlerin evlerinde kanepelerin altında balya balya saman zulalanmış değil, içiniz rahat olsun.

    burada olayı sıradışı kılan şey, verilen örneğin hardcoreluğu. yani nefs'le ilgili verecek başka teşbih kalmadı da, "eşşeğin ziki" (mecazen değil) mi kaldı çok afedersiniz?
  • h.z mevlana'nın kutsallığını sorgulamamamızın daha hayırlı olacağını düşündüğüm bir hikaye.bu hikaye bir maymuncuk.nereyi ister,nereyi açmayı niyet edersenizseniz o kapıyı açar.dilin kemiği yok,dikkatli olmak lazım gelir.
  • diğer mevlana eserlerini okumayan insanların aklını çelen konu başlığı.
    mevlana mesnevinin başka yerlerinde de benzer hikayeler anlatır, hatta bazı yerlerde argo kelimeler bile kullanır. çocukluğunuzda duyduğunuz; sövdüğü için kafese konulan papağan, tüyü yolunan papağan, yine argo geçen tavşanlı, tilkili pek çok fıkra mevlana mesnevisindeki kıssaların biraz daha abartılmış halleridir. aradaki fark; mevlana'nın amacı açık açık ders vermektir, çünkü fıkranın önünde ya da ardında o mesajı da açıkça niteler; ama şimdikiler ooo porno var diyecek kadar sığdır.
  • mevlana'nin "yiyemeyecegin yarragin altina yatma" mesajli hikayesidir.
  • mevlana'nın "yiyemeyecegin yarragin altina yatma" mesajı değildir. bir bok yiyorsun bari kılıfına uydur, fazla ileri gitme önlemini al mesajıdır.