şükela:  tümü | bugün
  • sevgili sözlükçüler, dolmuşun arka tarafı adlı çaylak yazarın ricası üzerine bana göndermiş olduğu mesaj metnini aynen buraya bırakıyorum.

    bu vesileyle öğretmenlere saydırdığınız başlıklara biraz ara verip, ön plana çıkardığınız o çok duyarlı tarafınızı burada göstermenizi rica ediyorum sizlerden.

    bu gencecik öğretmen kardeşimizin emeğini, insanlığını, öğrencilerinin sorunlarını ulusal medyaya duyurabilecek kadar sesi vardır bu sözlüğün, inanıyorum.

    --- spoiler ---

    merhaba suclu kalem, ben bir ingilizce öğretmeniyim şanlıurfa/akçakale’ye atandım ve burda büyük bir sorun var binlerce çocuk mevsimlik işçi olarak çalışmaya gidiyor. bir öğretmen olarak elimden geldiğince bir farkındalık kazandırmak için bir kısa film hazırladım ve bu ciddi sorunun duyurulmasını istiyorum bana yardımcı olabilir misiniz ? kısa filmi şanlıurfa çapında az çok duyurabildik iha röportaj için geldi ama zaten burda bilinen bir sorun ve ulusal kanallara yayılmadı. sözlükte bu kadar gereksiz başlıklar yayılırken bu konunun burda duyurulması bir anlam kazandırır diye düşünerek bi denemek istedim. iha röportaj linki

    --- spoiler ---
  • destek olunması gereken faaliyet, farkındalık artırma çalışması.

    senelerdir ankara'da, istanbul'da yaşadım. kendi hayatımızda bulunduğumuz ortamlarda bu gerçeklerle çok karşılaşmıyoruz diye bazen farkında olmayabiliyoruz ama çocuk işçiliği problemi türkiye'de ciddi bir problem. hele bir de mülteci çocuklarını da bu istatistiklere dahil edince işin ciddiyeti daha da bir artıyor. bugün mardin kızıltepedeydim. tarım işçisi olarak çalıştırılan o kadar çok çocuk var ki. yaşları da daha 10-11 falan. bir şeyler yapılması gerekiyor, hem de en acilinden.
  • üzülerek takip ettiğim bir konu, öğretmen arkadaşımızı hassasiyetinden ötürü alkışlıyorum. alt sınıf aileler açısından yoksullukla mücadele stratejisidir çocuk işçilik. ne yazık ki bu tarz acımasız stratejiler hayatta kalma motivasyonun eseri. okul hayatının çocuk üzerinde taşıdığı olumsuzluklar da cabası. demem o ki problemin sosyolojisi, insani yönünden daha ağır çekiyor.

    türkiye, 25 ocak 2001 yılında ılo’nun(uluslarası çalışma örgütü) 182 sayılı en kötü biçimlerde çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması için acil eylem sözleşmesini imzaladı ve "zamana bağlı program çerçevesinde 2015 yılına kadar (…) bütün çocuklar için ortadan kaldırılması" taahhüdünde bulundu.türkiye’de hala okul çağındaki çocuklar gayretinin üstünde şartlarda çalıştırılıyor. bu çocuklarımız en değerli zamanlarını merdiven altı tekstil atölyelerinde, gözden ırak sanayi bölgelerinde, sokaklarda, tarlalarda ağır koşullar altında çalışmakla harcıyor. iş güvenliği olmayan ortamlarda maruz kaldıkları iş kazası neticesinde duyu organlarını uzuvlarını kaybedenler var.

    4857 sayılı iş kanununun 71. maddesi 15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılmasını yasaklamıştır. fakat 14 yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış çocukların bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılmalarına izin verilmektedir. bana göre bahse konu yasa eğitim amacı gütse de, denetimsizce uygulanması tabi ki liberal ideolojinin tasmasını çıkarmak demek. emek yoğun üretimin yerini, teknoloji yoğun çalışma düzeninin alması sebebiyle de çıraklar basit teknolojik aletleri kullanan vasıfsız ve ucuz işgücüne’ dönüşüyor. sadece sağlık sigortası primi ödemek zorunda olan işveren bu çocukları kelime anlamıyla köle gözüyle bakıyor. bu kısım ise işin insani yanıyla alakalı. bu tıynette olan insanlar o kadar çok ki. bu çocuklardan çaldığı parayla aldığı alman çikolatasını akşam ailesine sunarken tevziat saatlerinde yaptıklarını düşünmüyorlar.

    her çocuğu kendi evladı gibi sevememek buradaki ahlaki sorun.
  • çocuk işçilerin sesi olmaya
    anne babalarının üremelerinin kontrol altına alınmasıyla başlanabilir.
    sözlükte okumuş, para kazanan çok kişi çocuk dünyaya getirmenin
    yetiştirmenin, sağlıklı ve dengeli insan büyütmenin ne ciddi iş olduğunu
    olduğunu düşünüp düşünüp ürkerek
    evlenmekten korktuğunu okurken;
    çocuklarına
    değer vermeyen , düşünmeden çocuklarına en önce acıması,
    istikbalini hesaplaması gereken güruhun üstlenmesi
    gereken sorumluluğu üstlenmek istemediğini
    benim gibi çok söyleyenler çıkacaktır.
    ve bu tarikatlı, tekkeli, cübbeli,
    vakıflı kafayla çocuk işçiler, bu coğrafyada her zaman olacaktır.
  • her birey 18 yaşına girene kadar çocuktur ve temel eğitim hakkı engellenemez. birey liseyi bitirdikten sonra istediğini yapma konusunda serbesttir. benim yaşadığınım yerde fındık üretimi yapılıyor ve güney doğudan bir çok vatandaş eşiyle, çocuğuyla mevsimlik işçi olarak memleketimize geliyor. zaten çocuklar zorla ve isteksiz çalıştırılıyor. genelde çocuklar bahçelerde oynuyorlar. çünki daha çocuklar ve oyuna açlar. onların küçücük bedenlerine kilolarca çuval yüklüyorlar. ama son yıllarda doğu karadenizde bu konuda duyarlılık arttı. devlet konteyner kentlerde kalan mevsimlik işçilerin çocuklarını belirliyor ve meb, tegv ve ferrero(en kaliteli çikolataları üreten dev şirket. örnek olarak nutella. şirket neredeyse dünyanın en kaliteli fındığı olarak gösterilen giresun fındığının hepsini alıyor) işbirliği ile çocuklara oyunlu yaz eğitimi veriliyordu. tabi bu duyarlılık tüm ülkeye yayılmalı, mevsimlik çalışan çocuklar, ailesi dolayısıyla farklı bir şehre gitseler bile çalışmayıp konteyner kentlerde çeşitli eğlenebilecekleri eğitimler verilmeli.
  • ailenizdeki, çevrenizdeki çocukların ellerini avucunuza alıp aradaki büyüklük farkını ölçün. küçücükler, iki eli sizin bir eliniz dahi etmiyor. ve o küçük ellere büyük işler yaptırıyorlar.
    kalem tutmak için bile kasları gelişmemişken onlara ağır yükler taşıtılıyor. uçurtmanın ipi bile o elleri keserken tarlada, sokaklardaki çöp konteynırlarında, sanayi sitelerinde, kahvehanelerde, lokantalarda boylarından büyük yüklerin altına giriyorlar.

    tanrı fikrini, çocukların yaşadıkları üzerinden değerlendirdiğinizde, herhangi bir inanç sistemiyle açıklanamayacak ontolojik zorbalıklar sebebiyle reddettim. bu dünyanın zayıflara ve iyi insanlara uygun bir yer olmadığı kanısına ulaştım bu sayede. hal böyleyken bahsi geçen zorbalığa karşı da susmuyor ve bu başlığı okuyan herkesin ahlaki nedenlerle, çaba gösteren hocamıza ses vereceğini düşünüyorum.

    bunu yaparak görmediğiniz o küçük ellerden tutmuş olacaksınız. serçenin bile sığmadığı o elleri alacaksınız avuçlarınıza.
  • (bkz: ab ilan) sitesinde bir stk’nın bununla ilgili gönüllülük çalışmaları mevcut. nereye kadar uzanabilirler bilmiyorum.

    ama oraya bir göz atmakta fayda var. bir de acaba ulusal kanalların whatsap ihbar hattına yazılınca gündem olma ihtimali var mıdır?

    çünkü onlar çocuk, arkadaşlarım. geleceğimiz onlar. #mevsimlikçocukişçilerinsesiol
  • bakire, oral gibi kelimeler içermediği için zamanın ötesinde kaybolacak başlıktır.

    biz de uplariz.
  • +1
  • güzel geleceklerin kaybolmaması için, ehemmiyetle desteklenmelidir.
    up